Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mart 14, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Sherlock Holmes

Son zamanlarda izlediğim en güzel filmlerden biri olduğunu belirtmeliyim.Son yıllarda kötü zamanlarını atlatıp yeniden parlamaya başlayan Robert Downey Jr.'ın oyunculuğunu tam anlamıyla konuşturduğu bir yapım olmuş.Jude Law'un çekiciliği bile yetecekken o da çok iyi bir oyunculuk sergilemiş.Rachel McAdams'dan bahsetmeye bile gerek görmüyorum.Güzelliğini ve mimiklerini ustaca kullanmış.Benim Hancock'dan hatırladığım Eddie Marsan da Komiser Lestrade rolünde gayet başarılı.Guy Ritchie'nin yönettiği film zaten 2 dalda Oscar adayı oldu.
Filmin konusu ise şeytanvarî kötülüğe ve -sözde- gizemli güçlere sahip Lord Blackwood'un (Mark Strong) önce ingiliz parlementosunun,sonra da dünyanın kontrolünü eline geçirmeye çalışması ve Sherlock Holmes'ün onu durdurmaya çalışması etrafında dönüyor.Filmde ayrıntılara verilen önem göz doldurmakta.Neredeyse kusursuz dedektif Holmes'ün gözünden bir şeyin kaçtığını ne yazık ki göremiyorsunuz filmde.Neredeyse kusursuz dedim,çünk…

Misyon ~ Vizyon

Aslında hep aklımın bi köşesinde böyle müzikle,sinemayla,kitaplarla,yayınlarla ilgili bi blog yapmak vardı.Ama ilk blogu açarken de olduğu gibi çekincelerim vardı.Ailem ve yakın arkadaşlarım bilerek ya da bilmeden beni ikna etti.Özellikle pek de kolay beğenir olmayan annemin üslubumu beğenmesi bu blogu açarken beni en çok gaza getiren unsur oldu.Yazar olmanın hala zor olduğunu düşünüyorum.Blog açmayla yazar olunmuyo.Gerçekten bunu iyi yapanlar var.Saygı duyduklarım var.Bi yandan da iki üç film izleyen,bikaç kitap okuyan "ben kültürlendim,her poka ahkâm keserim" ayağına girmiş.Diğer blogu açarken de olduğu gibi "benim neyim eksik" dedim.
Bu blogda yazacaklarım kısaca izlediklerimle,dinlediklerimle ve okuduklarımla ilgili olucak.Sade,anlaşılır ve tamamen subjektif.Bikaç gün önce birkaç yazarla birlikte açmak istiyodum.Ama subjektif olcaksa tek olmak daha iyi."artize bak,iki üç yazı yazdı biyeri kalktı" diyenler de olacaktır.Olursa olsun,ne çeşitler görüyorum…

Sahilde Kafka - Haruki Murakami

Entelektüel bir yazardan mistik bir hikaye Sahilde Kafka.


Genç bir delikanlının ergenlik çağından geçişini ve yeni bir idrak seviyesine ulaşmasını metaforlar ve sembollerle çeşnilendirerek okuyucuya sunuyor Japon kült yazar Haruki Murakami. Yazının devamı için lütfen www.artimetre.com a tıklayın.

Planetary Göndermeleri No: 1

Planetary adlı çizgi romandan sık sık bahsediyorum, ne kadar bahsetsem azdır. Çünkü Planetary Amerikan Çizgi Roman kültürünün tüm parçalarının müthiş bir görsellik ve akıcı bir senaryo ile harmanlandığı harika bir eserdir. Daha önce Planetary'de birçok klasik çizgi romana ve bunun dışında bir kaç edebi esere gönderme yapıldığını söylemiştim, şimdi bunların arasından fark ettiklerimi sizinle paylaşacağım.

Planetary #0

Planetary'nin ilk sayısıdır, Image firmasının çıkardığı tek planetary'dir aynı zamanda. C23 ve Gen 13 serilerinin aynı ay çıkan sayılarının arka sayfalarında ek olarak verilmiştir. Burada tek bir gönderme var, o da Marvel'ın ünlü serisi "Incredible Hulk" ile ilgili. Normalde Hulk'ın hikayesini çoğu kişi bilir, Bruce Banner bir Gama Bombası yapıyor, test sahasına deneyden habersiz biri giriyor ve Bruce Banner bu kişiyi kurtarmak amacıyla test alanına gidiyor, fakat bombaya kendi maruz kalıyor. Daha sonraki hayatı boyunca da Bu canavarla birlikte…

Divânu Lügati't-Türk - Kaşgarlı Mahmud

Divanü Lügati't-Türk (Arapça: ديوان لغات الترك, Dîvânü Lüġâti’t-Türk, Türkiye Türkçesi: Türk dilleri Sözlüğü, Kaşgarlı Mahmud tarafından Bağdat'ta 1072 - 1074 yılları arasında yazılan Türkçe - Arapça bir sözlüktür. Türkçe'nin bilinen en eski sözlüğü olup, batı Asya yazı Türkçesi hakkında var olan en kapsamlı ve önemli dil anıtıdır.

Kökleşik Arap Sözlük bilgisi ilkelerine göre hazırlanmış olan sözlük, Kaşgarlı Mahmud'un Türk boyları hakkındaki etraflı bilgisinin yanı sıra, Arap Dil bilimi konusunda da esaslı bir eğitim görmüş olduğunu gösterir.
kaynak: tr.wikipedia.org
Kaşgarlı Mahmut
Divân-ı Lûgât-it’Türk
Düzelti: Mehran Baharî
Türk Dil Kurumu, 2003.
Türkçe | PDF | 261 s.

linkler:
http://uploading.com/files/ac7ac55d/Divanlugattu_kasgmahmutdunyaninkitabi.blogspot.com.rar/

Mesnevi - Mevlana (6 cilt)

Mesnevî ya da Mesnevî-i Manevî (Farsça: مثنوی معنوی), Mevlânâ Celâleddin Rumî'nin altı ciltlik Farsça eseri. Mesnevî, doğu klasik edebiyatında, uyakça müstakil beyitlerinin ikişer mısraı kafiyeli bir şiir tarzıdır ve muhtelif şairlerin neşrettikleri birer 'Mesnevî' vardır. Yalnız, Mevlânâ Celâleddin Rumî'nin çağından beri, Mesnevî dendiği zaman bu kitap olduğu anlaşılıyor.[1]

Yazımına 656 yılından evvel başlanılan eser, Divan-ı Kebir ile birlikte Mevlânâ külliyatının ekseriyetini teşkil eder. Mevlânâ'nın "Birlik Dükkânı" addettiği Mesnevî, içinde Hint, İran, Yunan, Roma mitolojisi; Yaradılış Destanı, erenlerin kıssaları, âşık masalları, halk öyküleri barındıran; "dünya cenneti"nde insan hürriyetinin anahtarlarını ardışık öyküler içinde vermeyi gaye edinmiş bir eserdir.

kaynak: tr.wikipedia.org
linkler:
http://uploading.com/files/f2df9c36/Mevlana-Mesnevi_6Cilt_dunyaninkitabi.blogspot.com.rar/

KLİNGSOR'UN SON YAZI

İşlerden fırsat buldukça daha sık yazacağım demiştim ama :( Yazacağım inşallah. Son zamanlarda okuduğum usta yazardan çok güzel bir kitap. Bir ressamın son günlerini çok güzel anlatmış. Ama çok da sürükleyici değil. Hermann Hesse'yi ilk defa okuyacak bireyler için kesinlikle yanlış bir seçim olacaktır. Diğer kitaplarındaki tat yok maalesef :( Yine de bu kısa romanda güzel bir yoğunluk var. Resimlerle renklerle süslenmiş, göz alıcı bir kitap bence. Okuyun.
Kitabın Arkasındaki Not: "Pek çok kez böyle hissetmiş, pek çok kez böyle düşünmüş, böyle korkmuş olduğu gelmişti aklına. Hayatının bütün iyi, verimli, şevkli zamanlarında, hatta gençliğinde bile, böyle yaşamıştı, mumunu hep iki ucundan yakmıştı, müthiş bir israfın, yakıp tüketmenin kah alkışlayan kah yazıklanan duygusuyla, kadehi dibine kadar boşaltmanın umarsız hırsıyla, ve sona karşı gizliden gizliye duyduğu derin bir korkuyla...
Kitabın Adı: Klingsor'un Son Yazı Yazarı: Hermann Hesse Sayfa Sayısı: 61 Yayınevi: Yapı Kredi …

Çizgiroman Animasyonları ve Çizgi Fİlmleri

Çizgiroman Animasyonları ve Çizgi Fİlmleri
Fantastic Four TAS (1994)
Iron Man TAS
Spider-Man TAS
The Incredible Hulk TAS (1996)
Superman The Animated Series
Batman The Animated Series
Spider-Man Unlimited TAS
Spider-Man and His Amazing Friends
Avengers: United They Stand(1996)
Silver Surfer TAS (1998)
Spawn
Batman Beyond
Hellboy: Sword of Storms
The Batman
Justice League
Batman Gotham Knight
Spider-Man: The New Animated Series
Superman Batman World's Finest
Fantastic Four
Iron Man TV series
Ultimate Avengers  (2006)
Ultimate Avengers II
Invisible Iron Man
Doctor Strange
Wonder Woman
Justice League:The New Frontier
Thor vs Hulk
Wolverine vs Hulk
Green Lantern First Flight
Spectaculer Spiderman
Watcmen:Tales of the Black Freighter
Superman Batman:Public Enemies(2008)
Black Panther Tv Series
Planet Hulk

Bildiklerimi kronolojik olarak sıraladım.Aralarından favorilerimi yazıp ardından Batu ile hepsini tek tek açıklayıp tanıtımlarını yapıcağım hatta bulabilirsem indirme linklerinide paylaşabilirm.

En sevd…

ESZTER'İN MİRASI

Kitapçıda gezerken kitabın kapağı çok hoşuma gitti ve hemen aldım kitabı. Sandor Marai ile daha önce tanışmamıştım. Kitabın arkasındaki notu da okuyunca meraklandım, daha o gece oğlum uyur uyumaz aldım elime kitabı. Bir zamanlar sevgilisi olan Lajos kızkardeşi ile evlenir ve sevdiğinin bu davranışı karşısında ses çıkarmadan, sevgisini kalbine gömüp yaşamaya çalışır Eszter. Aradan yıllar geçmesine rağmen kızgınlıkları ve kırgınlıkları geride bırakmaya çalıştığı günlerde Lajos'tan bir telgrafla kendisini ziyarete geleceğini bildirir. Eszter ise karmaşık duygular içinde beklemey ebaşlar eski sevgilisini. Ben yazarın dilini ve anlatımını beğendim. Sizi sıkmadan akıp gidiyor kitap. Zaten kısa olmasından dolayı bir oturuşta bitecek güzel bir roman. Tavsiye ederim.
Kitabın Arkasındaki Not: Sevdiği erkeğin yıllar önce kız kardeşiyle evlenmesine göz yuman Eszter, uzak bir akrabasıyla birlikte, sakin bir hayat sürmektedir. Günün birinde bir zamanlar kendisini aldatan sevgilisi Lajos’tan bir …

Sa-MİM-iyim

Bloggerlık raconlarından biri de mimlemek ve mimlenmekmiş.

Yaklaşık 4 aydır paylaşım yapıyorum ve bundan çok memnunum.
İnsanın en temel ihtiyaclarından biri kendini ifade edebilmek ve düşüncelerini paylaşmak. Bu şekilde varlığımızı daha güçlü hissediyor, kendimize güvenimizi arttırıyor, iletişim yoluyla bilgimizi aktarıyor ve genişletiyoruz.

Yazı yazmak, düşündüklerimi ve duygularımı kelimelerle doğru olarak anlatabilmek başlarda biraz zor oluyordu. Yazı yazarken düşünmek için vakit bulabiliyor insan, konuşmak gibi değil tabiiki, bu süre içinde gerçekten ne hissettiğimi ve söylemek istediğimi ifade ederken kafa yorarak sözcükleri sıralamak zaman alıyordu.

Hız kazanmak bir pratik işi. Haldun Taner de her sabah 20 sayfa yazı yazarmış, egzersiz olsun diye. Yazı yazmada hız kazanmak demek düşüncelerimizi kolay ifade etmek ve hissetiklerimizi daha iyi anlamamız demek bu da farkındalık anlamına geliyor.

Farkındalık yoluyla heran, her durumda tepkilerimizi de kontrol edebiliyor hale gelebiliriz. …

Veeee Açlık Oyunları

Son zamanlarda hızlı okunma rekorunu kırdığını düşündüğüm bir kitap.
Okuyan kişilerin çoğunun yorumuna bakıldığında elden düşüremediklerini, bitirene kadar bütün işlerini ertelediklerini belirttikleri bir roman.

Bana soracak olursanız, bende farklı bir şey söylemem doğrusu, gerçekten çok sürükleyici ve merak uyandırıcı bir kurgusu var. Yazım dilinin sade ve akıcı olması da okunurluğunu kolaylaştırıyor. Bu iki parametre birleşince de kitap elden düşmez oluyor haliyle...
Yazının devamını okumak için lütfenhttp://www.artimetre.com/2010/03/11/kitap-tanitim-aclik-oyunlari/'u tıklayın.

Blackest Night #7

En Karanlık Gece #7
Format:cbr
Sayfa:22
Boyut:17mb
Dil:Türkçe
Çevirmen:Darkruse
En Karanlık Gece'nin sonuna yaklaşırken, sırlar açığa çıkmaya başlıyor. Bu sayıyla birlikte yayınlanmış olan tüm sayılar çevrildi. 8'nci ve son sayı 1 Nisan'da çıkacak. Keyifli okumalar.

İndir

Inglourious Basterds - Soysuzlar Çetesi

Sıkı bir film. İnsan koltuğunda şöyle rahatça oturup seyredemiyor, hep diken üstünde, hep gözü dört açık kalıyoruz. Bölüm bölüm ilerleyen filmde her an diyaloglar üzerine kurulu bir psikolojik gerilim var. Bir kedi fare oyunu sürekli.

Oscar adaylığı ve En iyi yardımcı erkek ödülünü almasına çok memnun oldum. Keşke daha fazla ödül alsaydı. Nazi Albayı rolündeki "Christoph Waltz" bu ödülü okadar hak etmişki. Tek kelimeyle harika.

Filmin konusu Nazilerin işgali altındaki Fransa'da Naziler yahudi avına devam ederken, kendilerine "Basterds"  ismini koyan bir grup Amerika'lı Yahudi asker ise "Brad Pitt" yönetiminde Nazi'leri yakalamanın peşindedir.
Filmin adının manidarlığını işaret edip ve fakat sebebini yazmayıp seyrederek ortaya çıkarmanızı tercih ederim.
Film absürd denebilecek bazı sahnelerle seyirciyi zaman zaman gevşeme moduna getirse de çoğunlukla gerilimi ensede hissetiriyor doğrusu.

Filmin Künyesi

Yönetmen ve Senarist Quentin Tarantino

Oyuncular
B…

Kurtuluş Savaşında Gökçen Efe Destanı | Kitap Tanıtım

Gökçen Efem tuttu göcen Dağı’nı
Yaman soldurdu Kaymakçı’ nın bağını
Zehir kattı aşlarını yağını
Gökçen bu seferden dönmedi, deyin..
*** *** ***
Döne döne indim Kısık düzüne

Yağlı kurşun yedim kulak tozuma
Selam söyleyin Hatice kızıma
Baban bu seferde dönmedi, deyin…
*** *** ***
Gökçen Dağı kahpe Yunan bürüdü
Kahyaoğlu silah kaptı yürüdü
Koca Mehmet yetişince geç oldu
Kalan bu seferden dönmedi, deyin….
Bu dizeleri Gökçen Efe romanından alıntı yaparak sundum.( s. 8-9). Bugün bu yazımda sizlere “GÖKÇEN EFE “ adlı bir yiğit Efe ile ilgili yazılan romanından, hayat öyküsünden kısaca söz etmek istiyorum. Ege Bölgesi efelerin harman olduğu yerdir. Ege değince ve özellikle Milli Mücadele tarihimizde Atatürk’ün safında yer alan dağdan inen Efeleri hatırlıyoruz. Yörük Ali Efe, Demirci Mehmet efe, Çakırcalı Mehmet Efe, Sökeli Cafer Efe, yine Sökeli Ali Efe, Mestan Efe, Yörük Hacı Halil Efe, Sancaktarın Tosun Ali Efe, Çamlıcalı Hüseyin Efe, Kara Erkek Mehmet Efe, Arap Hüseyin Efe, Mesutlulu Mehm…