Url Kısal ,Link Kısalt Şifrele ! KütüpHane.Net Türkiye'nin Bilgi Merkezi !

SEARCH

BLOG SEARCH / BLOGDA ARA

17 Kasım 2010 Çarşamba

ANADOLUDAKİ TARİHİ MEKANLAR


DEFİNE--DEFİNECİLİK-DEFİNE İŞARETLERİ-DEFİNE İŞARET ÇÖZÜMLERİ-DEFİNE HARİTALARI-HAZİNELER-DEDEKTÖR-DEFİNE ARAMA ÇUBUKLARI YAPIMI-GPR-ALTIN-GÜMÜŞ-ELMAS-TILSIM-GİZEMLER-GÖMÜ-SİKKE-CİN-EŞKİYA BELGELERİ-MEZAR TÜRLERİ-HÖYÜK-TÜMÜLÜS-KAYA MEZARI-MEDENİYETLER-EFSANELER-DESTANLAR-BÜYÜ VE BÜYÜCÜLÜK-KEHANET-ÜNLÜ EŞKİYALAR-ARKEOLOJİ-TARİHTE PARA-TAKILAR-DOĞAL TAŞLAR-DARPHANE-MÜZELER HAKKINDA BİLGİLER-DİNİMİZ İSLAM-DEFİNE HABERLERİ-TÜRK DÜNYASI-MİTOLOJİ-HEYKEL-ANTİK MISIR-ANTİKA NÜMİZMATİK-TÜRKİYEDE ARKEOLOJİ-ANTİK BÖLGELER-ANTİK KENTLER-TARİH VE TARİHİN YARARLANDIĞI BİLİMLER-HORASAN-ÖLÇÜ VE AĞIRLIK BİRİMLERİ-ÖLÇME ALETLERİ-TARİHİ TİCARET YOLLARI-EBCED HESABI-İŞARET ÇÖZÜMLERİ-DEFİNE ARAMA YOLLARI-GİZEMLİ DEFİNERİ BULMA-HORASAN ÇÖZME-KAYA MEZARLARI- MEZAR-ROMA SİKKE-BİZANS SİKKE-GREEK SİKKE-TARİHİ ANTİK SİKKE VE PARALAR-ARKEOLOJİ VE DEFİNECİLİK ÜZERİNE HER TÜRLÜ BİLGİ DEFİNE SIRLARINDA

Anadolu'daki Zengin Tarih Hazinelerimiz
Binlerce yıldır birçok medeniyete ev sahipliği yapmış Anadolu'da hala ayakta kalabilen çok sayıda tarihi eser bulunuyor.

Anadolu Ajansının derlediği bilgilere göre, binlerce yıldır akınların yapıldığı, büyük savaşların meydana geldiği Anadolu'da kurulan medeniyetlerin bıraktığı tarihi eserler, milyonlarca yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret ediliyor.

Türkiye'de medeniyetlere beşiklik etmiş illerin başında gelen İstanbul, tarihi eser bakımından Türkiye'nin en zengin illeri arasında yer alıyor.



Osmanlı İmparatorluğu'na başkentlik yapmış Bursa, birçok medeniyetin merkezi Konya, bir geçiş noktası olan Trabzon, Türklerin Malazgirt Savaşı'ndan sonra Anadolu'ya girmesiyle yerleşim yeri olarak belirledikleri Sivas, peribacaları ile ünlü Nevşehir, geçmişi milattan önce 4000'li yıllara dayanan ve tarihin en eski devirlerinden itibaren değişik kavim ve milletlerin hakimiyetine giren Erzurum, Osmanlı İmparatorluğu'nun ikinci başkenti Edirne, adeta bir yeryüzü cenneti olan ve üzerinde birçok tarihi değer barındıran Antalya gibi illerde binlerce tarihi eser bulunuyor.


Türkiye'nin Şaheserleri
Türkiye'nin hemen hemen her bölgesinde, her yöresinde bulunan tarihi şaheserlerden bazıları şöyle:

Eski Kentler:
Karain Mağarası (Antalya), Ana Tanrıça Heykelciği, Divriz Kaya Kabartması (Konya), Yazılıkaya-Midas Şehri Büyük Anıt (Eskişehir), Lidya (Karun) Hazineleri (Uşak), Bergama Zeus Sunağı, İskender Büstü (İstanbul), Afrodisias (Aydın), Efes Artemis Tapınağı (İzmir), Sart (Sardes) (Manisa), Bodrum-Halikarnas Mausoleumu, Aspendos (Antalya), Derinkuyu Yeraltı Şehri (Nevşehir), Kaymaklı Yeraltı Şehri (Nevşehir), Efes Selsus (Celcius) Kitaplığı (İzmir).

Surlar ve Kaleler
İstanbul Surları, Rumelihisarı, Diyarbakır Kalesi ve Surları, Van Kalesi, Kızkalesi (Mersin), Hoşap Kalesi (Van) ve Erzurum Kalesi.

Saraylar, Köşkler, Kasırlar, Yalılar, Konaklar
Dolmabahçe Sarayı, Topkapı Sarayı, İshakpaşa Sarayı (Ağrı), Küçüksu Sarayı, Aynalıkavak Kasrı, Ihlamur Kasrı, Şale Köşkü, Şerifler Yalısı, Hazeranlar Konağı, Safranbolu Evleri, Kundupoğlu Konağı (Trabzon).

Dinsel Yapılar
Akdamar Kilisesi, Ayasofya, Aya İrini, Noel Baba, Kariye Kilisesi, Küçük Ayasofya Camii, Küçük Ayvasıl Kilisesi, Sümela Manastırı, Karanlık Kilise, Süleymaniye Camii, Selimiye Camii, Sultanahmet Camii.

Medreseler, Darüşşifalar, İmaretler, Hamamlar
Karatay Medresesi (Konya), Gök Medrese (Sivas), Çifte Minareli Medrese (Erzurum), İzzettin Keykavus Şifahanesi (Sivas), Divriği Darüşşifası (Sivas), Amasya Şifahanesi (Bimarhane), İsmail Bey Hamamı (İznik), Sokullu Mehmet Paşa Hamamı (Edirne), Bursa Eski Kaplıca-Armutlu, Erzurum-Türk İslam Eserleri ve Etnografya Müzesi (Yakutiye Medresesi), Erzurum Çifte Minareli Medrese.

Hanlar, Kervansaraylar, Çarşılar, Bedestenler
Sultan Hanı (Alaaddin Kervansarayı), Rüstem Paşa Kervansarayı, Kapalıçarşı, Mısır Çarşısı, Edirne Bedesteni.

Kutsal Yerler, Eşyalar, Dergahlar
Eyüp Sultan, Kutsal Emanetler, Hacıbektaş Dergahı, Konya Mevlevi Dergahı, Galata Mevlevihanesi, Meryem Ana Evi.

Mezarlar, Kümbetler, Türbeler
Likya Kaya Mezarları (Demre), Herakles Lahdi (Konya), İskender Lahdi (İstanbul), Ağlayan Kadınlar Lahdi (İstanbul), Ahlat Mezarları (Bitlis), Emir Bayındır Kümbeti (Bitlis), Hüseyin Timur ve Bugatay Aka Kümbetleri (Bitlis), Hüdavend Hatun Kümbeti (Niğde), Mevlana Türbesi, Yeşil Türbe (Bursa), Üç Kümbetler (Erzurum).

Köprüler, Su Kemerleri, Sarnıçlar, Şadırvanlar
Malabadi Köprüsü, Valens (Bozdoğan) Kemeri, Yerebatan Sarayı, Mağlova Kemeri, Uzun Kemer, Kırık Kemer, Lüleburgaz Sokullu Mehmet Paşa Camii Şadırvanı.

Çeşmeler
Sultanahmet Meydan Çeşmesi, III. Ahmet Kütüphanesi Çeşmesi, Mihrişah Sultan Meydan Çeşmesi, Osmanlı Dönemi İstanbul Çeşmeleri.

Türkiye'de bu eserlerin dışında ayrıca sayısız kuş köşkleri, mozaikler, minyatürler, deri tasvirler, hatlar, tezhipler, ebrular, haritalar, ciltler, cam sanatı, çiniler, taş oymalar, bezemeler, maden ve mücevher sanatı, ağaç oyma, sedef kakma, kalem işleri, halı ve kilimler, giysiler, kumaşlar, işleme ve oyalarla ilgili eserler bulunuyor.


''Hz. Muhammed'in tükürüğü Ayasofya'yı koruyor''

Aytunç Altındal,1500 yaşındaki bu kutsal mekân hakkında ileri sürülmüş pek çok başka spekülasyon olduğunu söylüyor. Bugüne kadar Ayasofya hakkında ileri sürülen spekülasyonlar arasında en kayda değer bulduklarını derleyerek çok farklı bir Ayasofya'yı gözler önüne seriyor: 
Avarlar, Ayasofya'nın altınlarını alıyor
Avarlar, 575 yılında Roma'yı kuşatıyor ve Papa 1. Benedictus, fidye vererek kendini kurtarıyor. Ama Avarlar, 614-619 arasında bu kez İstanbul'u kuşatıyor. Patrik Sergius, Ayasofya'daki kutsal ama altından olan ne varsa erittirip para haline getirerek Avarlar'a veriyor. Avarlar, bir miktar da Bizanslı kadını alarak kuşatmayı kaldırıyor.

Hz. Eyüp öldürülüyor
674 yılında Araplar İstanbul'u kuşatıyor. Hz. Eyüp, �Ayasofya'da namaz kılıp ezan okursam kuşatmayı kaldırırım� diyor. Bizanslılar buna razı oluyor. Hz. Eyüp gelip ezan okuyup namaz kılıyor; ama dışarı çıkar çıkmaz Bizanslılar tarafından öldürülüyor.

Arapları Meryem Ana püskürtüyor
714 yılında Araplar yine geliyor ve 718'e kadar kent muhasara altında kalıyor. Bu sırada imparator, �Herkes eline haç alsın, surların etrafında dolaşsın; bu bizi koruyacak� diyor. Patrik de �Meryem Ana ikonalarını alın ve dolaşın; asıl bu bizi koruyacak� diyor. Gerçekten de Meryem Ana'nın gebe kaldığı 15 Ağustos günü, Araplar kuşatmayı kaldırıyorlar. İmparatorun gücü sıfıra iniyor.

Hz. Muhammed'in tükürüğü Ayasofya'yı koruyor
Bizans sanatı konusunda sayılı uzmanlardan İngiliz Anthony White'ın aktardığına göre, Hz. Muhammed'in peygamber olduğu dönemde Ayasofya'nın küçük kubbelerinden biri çöküyor. Tamiratta başarısız olan Bizanslılar, Peygamber'e elçi gönderiyor ve �Yeniden yerine oturtabilmek için ne yapmalı?� diye soruyorlar. Hz. Peygamber özel taşlar, kum ve bir de kap içinde kendi tükürüğünü gönderiyor. Tükürük harca karıştırılıyor. O kubbeye bir daha hiçbir şey olmuyor.

Ortodokslarla Katolikler Ayasofya'da ayrılıyor
1054 yılında papanın temsilcisi Kardinal Humbold, patriğin yönettiği ayin sırasında Papa'nın patriği aforoz ettiğini bildiren fetvayı açıklıyor. Ayin bozuluyor, kargaşa çıkıyor. Böylelikle Ortodoks ve Katolik kilisesi, birbirine darılarak temelli ayrılmış oluyor. Ayrılık 911 yıl sürüyor. 1967'de 6. Paul, İstanbul'a gelerek dargınlığı sona erdiriyor.

Kutsal Emanetler çalınıyor
1204 yılında Haçlı orduları İstanbul'u yağmalarken Ayasofya'da ne kadar kutsal eser varsa hepsini kaçırıyor. Geçen yıl Vatikan, jest yaparak kutsal emanetlerden bazı bölümleri geri verdi.

Deisis Mozaiği'ndeki Hz. İsa değil
1264'te İstanbul, Haçlıların elinden kurtarılıyor. Bundan sonra, Ayasofya'nın içinde Deisis Mozaiği yapılıyor. Bu mozaikteki İsa figürü ABD'li araştırmacı Roberto Solarion'a göre, gerçekten İsa değil, Kemerhisarlı (Tyana'lı) Apollon. (Hatırlanacağı gibi Tempo Ocak 2005'te Aytunç Altındal'ın bu konuda bir kitap hazırladığını duyurmuştu. Kitap, nisan ayında piyasaya sürüldü.) Bunun ispatı ise mozaikteki İsa figürünün sağ kaşının üzerindeki yara izi. İz, 11 sayısına işaret ediyor. Pisagorcu tarikat üyesi Apollon'da da bu iz var. Figürün Apollon'a ait olmasının nedeni ise paganların Anadolu'da zorla Hıristiyanlaştırılırken, İsa'nın resmini yapar gibi görünseler de, Apollon'un resmini yapmaları.

Deisis Mozaiği'ndeki Meryem Ana değil
Mozaikteki Meryem figürü, ellerini İsa'ya doğru uzatmış vaziyette. Oysa Hıristiyan şeriatına göre yapılan resimlerde Meryem'in ellerinde İncil ya da İsa olması gerekiyor. Dolayısıyla bu figürdeki Meryem, �anne' değil Mecdeli Meryem olarak da bilinen ve Hz. İsa'nın eşi olduğu varsayılan kadına ait.

Kutsal Kâse aslında Ayasofya
Kutsal Kâse, aslında Hz. İsa'nın içit kabı değil, �dişil prensip'i temsil ediyor. Bu prensibin adı �Sofya'. Yani Kutsal Kâse'nin kendisi Ayasofya ki, Hıristiyanlık inancına göre bütün kiliseler rahim örnek alınarak yapılıyor. Bunların en kutsalı da yani �Kutsal Kâse' de Ayasofya.

Bizans'ın ilk gizli teşkilatı Ayasofya'da kuruluyor
Mikail Cellius adlı bir filozof, Bizans'ın ilk gizli teşkilatını Ayasofya'nın mahzenlerinde kuruyor. Aynı mahzenler, aynı zamanda Gnostik Hıristiyanların gizli kitabı Picatriks'in de çevirilerinin yapıldığı mekân.

İlk düz haç Ayasofya'da kullanılıyor
Hıristiyanlar, İmparator Jüstinyen döneminde Akhineton Haçı adı verilen şekli bırakıyor ve düz haç modeline geçiyor. Bu da ilk kez Ayasofya'da kullanılıyor.

Çapraz Haç'ın anlamı
Aziz Andre'nin üzerinde idam edildiği haç, çapraz formda. İstanbul'daki kilisenin kurucusu sayılan Aziz Andre'nin anısına tavana çapraz haç motifi işlenmiş.

Dandolo İstanbul'u alıyor ve ölüyor
Latin komutan Henricus Dandolo, Papa'nın çağrısı üzerine İstanbul'u almak zorunda kalıyor. Bizanslıların tehdidi oldukça ilginç: Eğer bu kenti alırsan ölürsün. Dandolo kenti alıyor ve ölüyor. Mezarı halen Ayasofya'da.

Ayasofya kiliseye hiç ait olmadı
Ayasofya kilisenin malı değil. Çünkü mekân imparatora ait kabul ediliyor. Dolayısıyla 1453'te Fatih Sultan Mehmet de Ayasofya'nın değerini ödeyerek bir vakıfla kendi üzerine geçiriyor. Daha sonra da padişahların malı olarak devam ediyor.

Ayasofya'daki Hermetik semboller
Dört balık: Tavandaki dört balık sembolü aslında dört Gospel'e atıf. Balık, iman anlamına geliyor. Bu İsa'da bütünleşmiş olan imanı temsil ediyor.

Baklava
Bu şekil, eğer yuvarlak olsaydı kainat anlamına gelecekti. Oysa baklava motifi yeryüzü anlamına geliyor. Yeryüzünün merkezinde haç, haçın merkezinde de İsa var.

Mantra ve sekiz köşeli yıldız
Sekiz çeperli gül, aslında mantrayı temsil ediyor. Çevresindeki sekiz köşeli yıldız ise kainatın sekiz köşesi olduğunu gösteriyor. Bunlar asıl olarak paganik semboller.

Diğer Hermetik semboller
Daire, kainat anlamına geliyor, etrafında da minik noktalar var; onlar da yıldız demek. Bu, aynı zamanda şifa sembolü. Kenarlardaki defne dalları da Hermetik öğretiye ait. var. Aradaki haça benzer figürler de bir nevi Hermetik takıyye.

Vikingler de Ayasofya'da
İkinci kat balkonlarından birinde, Vikingler'e ait Rune alfabesiyle yazılmış yazılar bulunuyor. Bu en mistik yazı tarzlarından biri olan Elgir Rune'u. Aynı yazılardan, bodrumdaki mahzenlerde de var.

Ayasofya'ya ait efsaneler
Sekizinci sütun altında Hıristiyanlığın en büyük değerleri saklanıyor iddiası tamamen palavra. Çünkü Haçlı orduları bunların hepsini çalmış. Hz. İsa'ya ait gerçek haça ait parçalar ise 640 yılında imparator Heraklios tarafından Kudüs'e gönderilmiş. Aynı şekilde mahzenlerin altındaki tünellerden Kınalı Ada'ya kadar bir tünel




Kutsal Kâsenin İki Ayrı Hikayesi
Aytunç Altındal
Kutsal kâse masalına gelince...İki ayrı hikayesi vardır.Birincisi 1054 yılında, Urfa Harran'daki Sabii Kilisesi yıkılınca oradaki kitaplar Bizans'a, �filozoflar konsülü� olarak bilinen Micheal Psellus'a getiriliyor.Kitaplar tercüme ediliyor ve Çıkan sonuçta bu kitapların Hıristanlığa çok aykırı olduğu ortaya çıkıyor.Yani Hıristiyanlığa karşıt yazılar içeiryor.Bu kitaplara �Picatrix� yani �gizli kitap� adını veriyor.Bu kitabın asıl adı ise �Hikmet sahibi olanların Tanrısı�. Michael Psellus ve arkadaşlarının...Kitabın Çevrimden sonra ilk Rönasans dönemi başlıyor, Hıristiyanlık sorgulanmaya başlanıyor,.1170 yılında �Cretien de troy� adlı yazar,�Parceval ve yuvarlak masa şövelyeleri� adlı kitabı yazıyor ve ilk defa kutsal kâse bu kitapta anlatılıyor.Tabii ki masal olarak...Az evvel Ayasofya 562 yılında tamamlandı demiştik.1170'de, yani yaklaşık 500 sene sonar bir kitap yazılıyor ve kutsal kâse diye bir şeyden ilk defa bahsediliyor.Neticede 500 yıl sonra Ayasofya'dan bir sütunu kaldırıp altına kutsal kâse falan koymak mümkün değil.
İkinci versiyonda şöyle: İsa öldüğü zaman İncil'de çok esrarengiz birinden söz edildiği ortaya çıkmıştı.Joseph Arimathea...İncil'de yazdığına göre, İsa bu adamın (Arimathea) kendisi için satın aldığı mezara gömülüyor ve daha sonra bu mezar boş bulunuyor.Rivayete göre Arimathae 40 sene hapis yatıyor,yaşlanıyor.Yaşlılığında İngiltere'yr gidiyor, beraberinde de İsa'nın kanını taşıyan bir kâse götürüyor.İlk kiliseyi İngiltere'de kurduğu, dolayısıyla İngilizlerin ilk Hıristiyan olduğu söyleniyor.Bu kilisede, Kutsal Kâse Kral Arthurdönemine (11'inci yüzyıl) kadar saklanıyor.Kilise'nin Parseval denen şövalyesi kutsal kâseyi görüyor.Fakat yapılan araştırmalarda ortaya şu sonuç çıkıyor: 12'nci yüzyılda Guyot(Kyot) diye bir şair İspanya Toledo'da Farsça eski bir kitap buluyor.Bulduğu bu kitaba latince �Flegitanis� adnı veriyor.Farsçası �Felekdane� olan bu kitap astroloji be büyüyle ilgili.Kitabın Sabiilerden (Urfa Harran) geldiği ortaya çıkıyor.Sabiiler yani Gnostik Hıristiyanlık...İsa'yı tanımıyorlar, onlar için bir önemi yok yani.Bu kitapta ilk defa kutsal kâse hikayesi anlatılıyor.Arapça'da 931 yılında ölen Müslüman gizli ilimci İbn-ül Massarra tarafından İspanya'ya getirildiği ortaya çıkıyor.Kitapta kutsal kâse diye bir prensibin varlığından bahsediliyor.Yani ilk kilise kadın cinsel organına göre yapılmış.Bir kapı vardır, dar(döl yatağı) ve uzun bir koridor vardır, sonra açılır (yumurtalıklar), bitiş noktasında da bebek İsa vardır.(rahim) O yüzden kiliseye girildiğinde tekrardan ana rahmine dönülmüş olur.Kutsal kâse de tamamen dişil prensibin ele alınması meselesi...Dişil prensibin kainatta oynadığı rolün dikkate alınması gerektiği mesajıdır.Demem o ki, kutsal kâse diye gözle görülen elle tutulan bir şey yok, yalnızca bir prensibin anlatım şekli.
Kutsal kâse manastırı var İspanya'da.11, 12 ve 13'üncü yüzyıllarda kutsal kâseye inananlar önce Fransa'da, sonra İspanya ve İtalya'da; Albigen, Cathare ve Beguin diye bilinen Hıristiyanlar var.Katolik kilisesi 2.5 milyon üyesi olan bu insanlara karşı haçlı seferi düzenliyor ve tamamını yakıyor, katlediyor(13.yüzyıl).Kaçanlar, kurtulanlar İspanya'ya sığınıyorlar ve Kutsal Kâse Manastırı adında bir manastır kuruyorlar(17'inci yüzyıl)...Şimdi tüm bunlar tarihçiler tarafından incelenmiş ve çıkmış sonuçlardır.Bu sonuçları bir kenara bırakıp �kutsal kâse şu taşın altındadır� falan demek her şeyden önce tarihe hakarettir ve tarih bilimine aykırıdır.
Bunun cevabı bellidir.Kutsal kâse Hermetik ilimlerin bir sembolüdür.Bu sembolde dişil prensibi göstrerir.Dişil prensib de Sofia'dır.O yüzden �dişil�prensib Aya Sofia'da� deniliyor.Aya �Azize� demektir.İsa'dan sonra 325 yılında İmparator Constantin tarafınfan toplanan 1.Ekümeni konsülünde, Sofia Logos �eril� prensib olarak tercüme ediliyor ve kilisenin sadece erkeklerden kurulu olmasıyla beraber �dişil� prensib gözden kaybediliyor.Bu Logos da İsa Mesih olarak ian ediliyor.İsa'nın kendisine ait bir sözü yok.Dördünce İncil'de (Yohanna İncili), Aya Sophia'nın adı, Sofia Logos yapılıyor.Bunlar işin tarihi kanıt bölümü, neticede Ayasofya'da kase falan yok.Olması tarihe, bilime ve mimariye aykırı, çünkü ortada kase yok. Söylendiği gibi kutsal kase, Ayasofya'da sekizinci taşın altında olsaydı Bizanslılar çıkartırdı. Ayasofya'362 yılında İmparator Constantin'ın oğlu Contantinus döneminde yapıloyor.O zamanki adı �Büyük Kilise�. Bugünkü hali de değil, düz ağaçtan bir kilise...Sonrayanıyor.İlk yapılışında 90 sene sonra, Deodius döneminde yeniden yapılyor ve Ayasofya adı veriliyor.532 senesinde İstanbul'da büyük bir isyan çıkıyor.Nika isyanı...Bu isyan sırsında Ayasofya tamamen yıkılıyor ve yakılıyor.Jüstinyen yeniden yaptırıyor.562 yılında inşaat bittiğinde Ayasofya'nın şu anda gördüğümüz hali ortaya çıkmış oluyor.

KOSTANTİN'İN KAFATASI NERDE ?
Andronikos IV. Manuel II.'in oğlu, Ioannes V.'in torunu nam-ı değer KONSTANTIOS XI. PALAIOLOGOS yani Bizans'ın son Kralı Kostantin'in ölümü tam anlamıyla bir muammadır. Şimdi bu muammayı ortadan kaldırmanın da tam sırasıdır.
Neredeyse bütün Roma ve Bizans Kralları gibi eşcinsel ve içki müptelası olan Kostantios XI. Büyük Türk Sultanı FATİH SULTAN MEHMET HAN (Cennet Mekan) karşısında önce Kahpe Bizans'ı savunmaya çalıştı ve Katolik dünyasından nihayetinde Katolik Kilisesinden ve papalıktan yardım dilendi. Papalık legat'ı olarak bir zamanki Rusya metropoliti Kardinal ISİDOROS İstanbul'a geldi. 12 Aralık 1452'de Isidoros Ayasofya'da union'u ilan ederek Roma usulünde ayin yaptı. Bu ayin üzerine Katoliklere ve Latinlere büyük bir kin duyan İstanbul Halkı galeyana geldi ve Kostantin'in komutanlarından biri şu meşhur sözleri söyledi; �BEN ŞEHRİN ORTASINDA LATİN PAPAZLARININ AYİN TAŞLARI YERİNE TÜRK SARIĞI GÖRMEYİ YEĞLERİM�. Buradan anlaşılacağı üzere Katoliklerden ümidini kesen Bizanslılar Giustiniani kumandasında direnişe başladılar. 29 Mayıs 1453'te Bursa Subaşısı CEBEALİ BEY kumandasındaki Azap Askerleri Haliç'ten şehre girmeyi başardılar. (Hristiyanların, dönmelerin, masonların, devşirmelerin görüşü açık unutulan bir kapıdan girildiği yönündedir. 550 yıl geçmesine rağmen fetih hazmedilememiştir.) O sırada GIUSTINIANI ölüm derecesinde ağır yaralandı. Bunun üzerine Kostantin XI. tıpkı ataları gibi Bizans Halkını bırakıp kaçmaya çalıştı. Yanındaki 200 askerle birlikte önce sarayındaki 6 sandık değerli mücevher ve altınlarını aldılar. Bir zamanlar Teodora'nın çıplak denize girdiği (bugün o yerde bir işkembeci var) yerden Haliç'e ulaşıp kaçacakken Azap Askerleri yetişti. Kostantin'in savaşarak öldüğü tamamen yalandan ibarettir. Azap Askerlerinin attığı mızrak sonucu (burnuyla dudağı arasına isabet etmiştir) orada ölmüştür. Sonra kellesi kesilmiş ve BÜYÜK TÜRK SULTANI FATİH SULTAN MEHMET HAN'a gösterilmiştir.
Kostantin'in askerlerinin başında kahramanca çarpışması, öldükten sonra İmparatorluk simgelerini taşıyan kartallı çizmelerinden tanınması tamamen efsane ve Konstantin'i yüceltmek için yapılan yazılardır. Oysa Kostantin öteki Bizans Kralları gibi savaş esnasında kendi kıyafetlerini giymiş dublörler de kullanıyıordu. Kostantin'i Azap Askerleri öldürmüş olup üzerindeki değerli eşyaları ganimet olarak almışlardı.
Şimdi soru şu? Kostantin XI'in kafatası nerede?
a) Yeni Kudüs'te.
b) Bayramiye Tarikatı'nın Fatih'te gömdüğü özel bir yerde.
c) Trabzon'daki Tekfur Sarayı'nın mahzenindeki su kuyusunun yanında.
d) Louis Claude de Saint Martin'in fanusunun içinde.
e) Pammaharistos Manastırı yani Fethiye Camiinin eşik taşının altında.
f) Hiçbiri.
 
Not: FETHİN 550. yıldönümünde hala bu olayı hazmedemeyen gruplar var. Bir milleti yok etmek önce tarih bilincini yok etmekle başlar. Daha sonra kimliksizleştirilen fertler sosyal hayatlarında muamma yaşamaya başlarlar. Türkiye'de HOŞGÖRÜ VE DİNLERARASI DİYALOG diye başlatılan bu kimliksizleştirme hareketi bizi temel değerlerimizden uzaklaştırmayı amaçlıyor. Bu satanist düşünce bir müddettir BÜYÜK TÜRK SULTANI FATİH SULTAN MEHMET HAN'ı hedef almaktadır.
Efendim neymiş FATİH'in annesi Surbistan Kralı JORJ BRANKOVİÇ'in kızı MARA DESPİNA'dır diyorlar. Ve bu kadın ölünceye kadar dinini değiştirmemiş hristiyan kalmış. Oysa bu ALLAH'TAN KORKMAZ KULDAN UTANMAZ zihniyet FATİH'in öz annesinin 1449'da ölen HÜMA HATUN olduğunu bilmiyor olamazlar. İşte gerçek satanist bunlardır.
Yine kendilerini İMPARATORLUK PİÇİ olarak nitelendiren bazı gruplar FATİH'in eşcinsel eğilimleri olduğunu söyleyip bunu da iki yabancı eserden öğrendiklerini söylüyorlar.
Bununda cevabı şudur ki, KİŞİ KARŞISINDAKİNİ KENDİ GİBİ BİLİRMİŞ. Bu fikri ortaya atanların hayatları incelendiğinde kendi sapıklıkları net olarak görülmektedir.
Bu kafa asla unutmamalıdır ki,
BU VATANDA, BU TARİHTE SAHİPSİZ DEĞİLDİR.
Tunga MANAS,29 Mayıs 2003,Fatih, İSTANBUL


ORTAKAPI
İstanbul Fener'deki Fesat yuvası. Tıpkı bugün olduğu gibi geçmişte de Büyük Türk Devletinin  (Osmanlı) altını oymaya çalışmıştı. Bu Baş Papazlardan biri de ( Patrik II.Gregorios ) Mora isyanlarını kışkırtmış, Yunan Kasaplarına gerek maddi gerekse manevi yardımlarını esirgememişti. Bu isyanlar neticesinde binlerce masum Türk ve Müslüman şehit olmuş, ırzları , namusları, malları talan edilmişti.
          Pek tabiki Türk Milletinin büyük sultanları ve Kırmızı Sınırları aştırmayan paşaları vardı. Sultan II. Mahmud 'un emriyle cennet mekan Sadrazam Benderli Ali Paşa ., "23 Nisan 1821" günü bu çıbanbaşı Başpapazı ( II.Gregorios ) Patrikhanenin giriş merdivenlerinden çıkınca karşısındaki "ORTAKAPI" nın eşiğinde astırdı. İşte o gün bugün 182 yıldır Ortakapı hiç açılmadı ve kilitlendi. Patrikhaneye sağındaki kapıdan girilerek solundaki kapıdan çıkıldı. Bu kapının iç tarafında II.Gregorios'un resmi de asılı bulunuyor.
        ŞİMDİ ŞOK! ŞOK! ŞOK! ŞOK! ŞOK!
        O günden sonra görev alan patrikler,
        "Bu kapıda bir Türk Sultanı veya Türk Devlet büyüğü idam edilmedikçe ortakapının açılmamasına yemin etmişlerdir".  
        182 yıldır hiçbir Başpapaz (patrik) bu kapıyı açmadığı gibi sorulara da cevap vermemiştir. 
        Burada asılması istenen Türk büyüğü (Reisi Cumhur veya TBMM başkanlığına denk) hiçbir zaman idam edilmeyecektır. Ama patrikhane unutmamalıdır ki; Patrikhanenin halen işleyen iki kapısı vardır ve eşikleri de yüksektir.  
        Bu arada sakın bazı büyüklerimiz alınmasın. Bu yeminde  Türk Büyüğü asılmadan açılmayacak diyor. (Kürt büyüğü demiyor.)
        Bir de HOŞGÖRÜCÜLERE sormak lazım, "Bunu da mı hoş görelim?"  
        "Dinler arası diyalog bu kapının önünde mi yapılsın?"
       TUNGA MANAS      
23.04.2003,       
Fethiye -  Fatih / İSTANBUL


KANLI KİLİSE
            Hülagu Han'ın ölüsünden de, dirisinden de Türkler çok çekti.
            Hele birde oğlu Abaka Han vardı ki, hem Türkleri hem de müslümanları inim inim inletti.
            Abaka, Cengiz Han'ın torunu Hülagu Han'ın oğludur ve İlhanlı'lar Devleti'nin 2. hanıdır. İlhanlı Devleti'nin sınırlarını Amuderya'dan Akdeniz'e, Kafkasya'dan Hind Denizi'ne kadar genişletmiştir. İstanbul'u da ele geçirmeyi amaçladıkları sırada Bizans İmparatoru Mihal Paleolog (1261-1282) Moğol tehlikesini savmak ve kendi çıkarları için kullanmak amacıyla "Diplobataçın"dan olan gayrimeşru kızı Mari'yi Hülagu Han'la evlenmek üzere değerli hediyelerle birlikte yolladı. Fakat daha yoldayken Hülagu öldü. Bunun üzerine Abaka Han Mari'yle evlendi. (1265) Daha önce babasıyla birlikte Bağdat'ı almış, halifeler imparatorluğunu yıkmıştı. Abbasi topraklarını ele geçirmişti. Sonunda da Türk Memluklularıyla savaştı. Fakat bu sefer karşısında ÖZTÜRK BAYBARS vardı.( Türk'e kefen biçenin ölümü korkunç olur )
             BAYBARS Kudüs'teki Haçlı Ordularını yenip Temple Night'ları taptıklarına (??????????) yolladıktan sonra sıra Moğollar'a gelmişti. Daha sonra tekrar Suriye'ye döndü. Bunu fırsat bilen Abaka büyük kuvvetlerle Anadolu'ya girdi. Elbistan'da darma duman olan Moğol Ordusunun öcünü Türk Halkı'ndan aldı. Çoluk çocuk demeden büyük katliamlar yaptı. (Memlük ve Bizans Kaynaklarına göre 500.000 kişiyi katletti). Hıristiyanlığa yakındı. 1282 yılında içkiden öldü. Bunun üzerine karısı Mari İstanbul'da Moğol Kilisesi'ni yaptırdı.
             Bugün Fatih, Fener Kiremitçi mahallesinde olan bu kilise (SAINT MARIE DE MONGOUL) "AYA MARİA" Kanlı Kilise lakabını İstanbul'un fethi sırasında almıştır.
             Bizans askerleri bu kilise etrafında Türkler'e pusu kurmuşlar yukarıdan ve sur tarafından yağladıkları zemini ateşe vermişlerdir. Yoğun ok yağmuru sonucu burada 1.000'e yakın şehit verilmiştir. O günden sonra bu kilisenin adı KANLI KİLİSE olarak kalmıştır.
             Vatikan'ın ve Fener'in Orta Asya'yı Hıristiyanlaştırma çabaları vardır. Üçüncü bin yılda Hıristiyanlığın çatısı Christendome O rta A sya'yı kaplamaya çalışacaktır.

Define, definecilik, define the signs, define the search path, hidden treasures search, demons, magic spell, define search bars, and mysterious treasures stickers, define how to search them here. Detector, sarcophagi, soil types, horasan solving methods, define the search bar construction, define, Detectors, Archaeology, Rock Tombs, Gold, Coins, history and values of the coins, Roman tombs dedektör.definecilik And more secrets only to define http://www.definesirlari.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Konya'nın teklif sistemi Konya Temizlik Şirketleri ingilizce öğrenmenin en kolay yolu Konya halı yıkama Konya organize halı yıkama Dış cephe cam temizliği Konya,Ankara,Antalya Nerede Nasıl ? KütüpHane.Net Türkiye'nin Bilgi Merkezi !

Popüler Yayınlar