Ana içeriğe atla

NAMAZI BIRAKMANIN YOLLARI

namazı bırakmanın yolları...!!!Tevbe.org  namazı bırakmanın yolları...!!!

namazı bırakmanın yolları...!!!



hepmiz ne diyo bu ya diye düşünceniz ama aşağıda bahnelerde bırakmıyor muyuz namazı... üstad necip fazıl derki KİMSE NAMAZI BIRAKMAZ NAMAZ KARŞINSINDAKİNİN CİDDİ OLMADIĞINI GÖRÜNCE O ONU BIRAKIR...



Önemini bilmemek

Namaz kılmamanın en büyük sebebi önemini bilmemektir. Namazın ne büyük bir ehemmiyet ve kıymet taşıdığını bilmeyen nice Müslüman “İşin var sonra kılarsın” “Neyse sonra kaza edersin” gibi cümleler kullanırlar.



Oysa namaz o kadar önemlidir ki insanın yaratılış sebebinin en büyüğü budur.



Düşünün bir kere: Rabbimiz Kur’an’da meâlen “Ben cinleri ve insanları ancak Bana ibadet etsinler diye yarattım” buyuruyor. (Zâriyât Sûresi: 56)



Daha ötesi var mı?



Hem Rabbimiz hem Peygamberimiz (a.s.m.) en büyük ibadetin namaz olduğunu belirtiyorlar. Bu kadar açık gerçek ortada iken farklı bir şey düşünmek mümkün mü?



Bizim ve her şeyin yaratıcısı bizi dirilten ve öldüren ahirette bizi hesaba çekerek sonsuz bir mükâfat veya azap verecek olan çok açık ve net bir şekilde bizi ibadet ve namaz için yarattığını buyuruyor ısrarla namazı emrediyor. Bizim farklı bahanelerle namazı terk etmemiz kendi kendimizi aldatmak ve başımızı kuma sokmak olmuyor mu?



Evet içinde bulunduğumuz gafletten uyanalım. Namazı vaktinde hiç kaçırmadan ezan okunur okunmaz dosdoğru ve hakkını vererek kılalım. Eğer hemen uyanmazsak bilelim ki Cehennemde uyanmak çok geç olacaktır.

Gafûr ve Rahîm’dir affeder” düşüncesi

Namaz kılmayan insanlardan bazıları ve en başta nefsimiz “Canım ne olacak affeder” der. Namazı terk eden nice insan Rabbimizin af ve mağfiretinin sonsuz olduğunu Onun her şeyi affedeceğini söyler. Oysa bu şeytanın bir tuzağıdır.



Elbette Rabbimiz şirkin dışında bütün günahları affeder. Ama nasıl?



Şu ayet meali bizi bu konuda daima uyanık tutmalıdır:



“Ey insanlar! Rabbinizin emir ve yasaklarına karşı gelmekten sakının. Ve öyle bir günden korkun ki ne babanın evlâdına ne evlâdın babasına hiçbir faydası olmaz. ’ın vaadi şüphesiz haktır; sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. O çok aldatıcı şeytan da ’ın azabını unutturup sadece affına güvendirerek sizi isyana sürüklemesin.” (Lokman Suresi: 33)



Son cümle apaçık bir şekilde “Nasıl olsa affeder” diyerek namaza karşı ilgisiz olmanın yanlışlığını ortaya koyuyor.



“Gafûr ve Rahîm” olduğu için namaz konusundaki ihmalimizden dolayı bizi affedeceğini umduğumuz Rabbimiz açıkça bu konuda bizi uyarıyor aldanmamızı istemiyor.



Biz şimdi Rabbimizi Kendisinden daha mı iyi tanıyoruz ki “Affeder affeder” diye namazı terk ediyoruz? Sanki her ne kadar Kur’an’da 70 defa namazı emrediyorsa da merak etmeyin O merhametlidir affeder” diyoruz.




Öncelikle şu gerçeği unutmayın: Rabbimizin merhametine ve affına güvenerek günah işlenmez. Ancak gafletle günah işlenmiş ama sonunda pişmanlık duyulup af dilenmişse o başka. Şu uyarıya dikkat edin:



katında makbul olan tevbe o kimsenin tevbesidir ki onlar bilmeyerek kötülük işlerler de çok geçmeden pişman olup tevbe ederler. İşte onların tevbesini kabul eder. ”



(Nisâ: 17)



Demek ki tevbenin kabul olabilmesi için günahın “bilmeyerek” işlenmesi ve çok geçmeden pişman olunması gerekir. Oysa namazını kılmayan nice insan hem bile bile bu günahı işliyor hem de hiç pişman olmadan her gün aynı günahı işlemeye devam ediyor.



Evet Rabbimizin güzel isimleri içinde en fazla olan “şefkat af ve merhamet” manasını taşıyanlardır. Rahmetinin gazabını geçtiğini belirten de Odur. Kendisine ortak koşmaktan başka her şeyi affedeceğini de belirtmiştir.



O kadar ki ömründe bir namaz bile kılmadan affettiği ve Cennete koyacağı insanlar vardır. Ama bütün ömrünü namazla geçirdiği halde ayağı kayıp Cehenneme yuvarlananlar da bulunmaktadır.



Gafletle günahı işleyip sonradan ayılan kendine gelen şuurlanan bir insan “Ben ne yaptım ne büyük hata işledim” diye sarsılır ciddi bir pişmanlık duyar ve affedilmesi için yalvarırsa Rabbimiz affedebilir.



Dikkat edin: “Affedebilir” diyoruz. Çünkü ’ın af ve mağfireti hiç kimsenin ipoteği altında değildir. Hiç kimse Ona ait bir yetki hakkında fikir yürütemez Onu etkileyemez.



Ve en büyük günahlardan birisi bana azap etmez” düşüncesi bir başkası “Ben nasıl olsa Cennetliğim” anlayışıdır.



Tabiî beni affetmez” beni Cennetine sokmaz” “Ben kesinlikle Cehennemliğim” gibi düşünceler de yanlıştır.



Çünkü ’ın ikramı ihsanı affı bağışı adaleti hiç kimsenin etkisi altında değildir. Rabbimiz her hususta olduğu gibi bütün fiillerinde de tek bağımsız ve sorumsuzdur.



Bunun için diyoruz ki bırakın günah işlemeden önce samimiyetten uzak ve çelişki içinde affeder” diye düşünmek; günahtan sonra içten ve yürekten tevbe ve istiğfar etsek bile neticeyi bilemeyiz. Ne “Affedildik” dememiz ne de “Affedilmedik” diye düşünmemiz doğrudur. Ölünceye kadar affını ümit eder azabından korkarız.



" Bu bakımdan namaz kılmayıp affeder” diye düşünmek büyük hatadır ve namaz için bir özür olamaz.

Daha gençsin yaşlanınca kılarsın

Namazın bahanelerinden birisi de henüz genç olmaktır. Gariptir ki ibadete ve namaza daha bir şevkle sarılmamızı sağlaması gereken gençlik bazen engelmiş gibi gösterilir. Hatta nefsimiz ve çevremiz “Daha gençsin yaşlanınca kılarsın” diyebilir.



Halbuki yaşlanıncaya kadar yaşayacağımıza dâir kimin garantisi var? Kim Azrail’le sözleşme yapmış ki? Ölüm genç ihtiyar dinliyor mu?



Diyelim bize özel olarak garanti verildi 100 sene yaşayacağız. Namaza ne zaman başlayacağız? Ölçü nedir? 60 yaşında mı 80 mi 90 mı yoksa ölmeden bir gün önce mi?



Peki ergenlik çağından itibâren yaptıklarımızın hesabı sorulmayacak mı bize? “Ey yaşlılar namaz kılın” mı diyor yoksa “Ey iman edenler namaz kılın” mı diyor?



İslâmı yaşamak yaşlıların işi mi? Peygamberimiz (a.s.m.) her insanın huzurunda gençliğini nerede geçirdiğinden hesaba çekileceğini buyuruyor. Bu gerçekleri bildiğimiz halde nasıl olur da ezan okunurken ilgisiz kalabiliriz?



Evet genç olmak bizi namaza dört elle sarılmaya sevketmelidir. Çünkü gençlik hayırlı işler yapmaya en güzel vasıtadır. Gençlikteki enerji faaliyet gayret güç ve kudret yaşlanınca bulunamaz. Bu enerji ve heyecanı yolunda değerlendirmek gerekir.



Zamanım yok” iddiası



Kimi insanlar “Niçin namaz kılmıyorsun?” dendiğinde “Zamanım yok” gibi kargaları güldüren bir bahane uydururlar. Şu saçmalığa bakın: Her şeye zaman var ama yaratılış gayemiz olan namaz kılmak için zaman yok. Kim inanır buna?




Bir gün taksiyle gidiyorduk. On yaşındaki kardeşim öne oturmuş şoförle sohbete tutuşmuştu. Bir ara söz namazdan açıldı.



Şoför “Biz kılmıyoruz” dedi.



Kardeşim çocukluğun verdiği safiyetle “Vakit mi bulamıyorsunuz?” diye sordu.



Meğer adam çok mert birisiymiş “Ne vakit bulamaması oğlum” dedi. “Tembellik ve ihmalkârlık.”



Bunun üzerine ister istemez güldük. Şoför saf gerçeği çekinmeden eğip bükmeden söylemişti. Çünkü namaz kılmayı istedikten sonra zaman bulamamak gibi bir problem olamaz.



Hem söyler misiniz zaman dediğimiz şeyi yaratan bizim emrimize veren değil mi? bizi yaratıp her şeyi emrimize veriyor namazı emrediyor ve biz kalkıp diyoruz ki “Ya Rabbi kılacağım ama zamanım yok.” Ne kadar tuhaf değil mi?



Rabbimiz bize koskoca bir ömür bağışlamış. Günde 24 saatten birini namaza vermemizi istiyor. O kadar şefkatli ve merhametli ki 24 saatimizi ibâdetle geçirsek Onu hakkıyla takdir etmiş olamayacağımız belli olduğu halde O bizden bir saat istiyor.



Acaba kudretli bir zat size 24 altın bağışlasa sonra onun birini isteyip “Eğer bunu verirsen bir müddet sonra sana bir çuval altın vereceğim. Vermezsen hapse attıracağım” dese bu teklifi reddeder miyiz? Asla! Peki namaza nasıl sırt çeviririz?

müslüman olmamak...

müslüman olana farz olduğuna göre...!!

“Çalışmak da ibâdettir” gerçeğini yanlış anlamak

Kimi Müslümanlar namaz kılmamalarına bahane olarak “Çalışıyoruz ya çalışmak da bir ibadettir. Çocuğumuzun çoluğumuzun rızkını kazanıyoruz” diyorlar.



Şu bahanedeki mantıksızlık apaçık ortada değil mi?



Her şeyden önce “ibadet” kelimesi dinî bir kavram. Bir söz veya fiile “ibadet” diyebilmemiz için onun ve Resulü (a.s.m.) tarafından emredilmesi gerekir.



Kur’an’ın neresinde “Namaza gerek yok çalışmanız da ibadettir” diyor? Hangi hadis kitabında “Çalışırken namaz kılmayın o da bir ibadettir” diyor?



Namazı emreden Rabbimiz bizim çalışacağımızı bilmiyor muydu? Evet çalışmak ibadettir. Sadece çalışmak değil yaptığımız her mübah iş ibadet olabilir. Ama bir şartla: Önce namazı kılacaksınız. Sonra güzel bir niyet taşıyacaksınız.



Yani “Asıl mal sahibi Rabbimdir. Rızkımızı O veriyor. Ancak bu rızkı kazanmak için bizim çalışmamızı emrediyor. Biz de Onun emri ve rızası dairesinde helâl bir surette rızkımızı kazanmaya çalışıyoruz” diyecek bu niyetle çalışacaksın. İşte bu niyet ve namazla her yaptığınız davranış ibadet olabilir.



Ama namaz kılmadan mübah işlerimiz ibadet olmaz.



Hem ibadet olsa bile bir ibadet bir başka ibadete bahane olamaz. Söz gelişi “Namaz kılamam oruç tutuyorum veya zekat veriyorum” demek yanlıştır çelişkidir.



Çünkü namazı da orucu da emreden aynı zattır. Hiçbir ibadet bir başka ibadete engel değildir.



Her birinin yeri ve zamanı ayrıdır.



Hiç bitmiyor usanıyoruz

Belki nefsimiz şöyle diyebilir: "Bu namaz hiç bitmiyor. Sürekli kıldığımız için usanıyoruz."



Bu sözler nefsimizin bir oyunudur. Çünkü her gün yemek yiyoruz su içiyoruz havayı teneffüs ediyoruz. Hiç bıkıyor muyuz? "Artık yemek yemekten bıktım" diyen bir adam gördünüz mü? Mümkün değil. Çünkü bunlardan lezzet alıyoruz.



Namazdan da lezzet almıyor muyuz? Her şeyin yaratıcısının huzuruna çıkmak Ona derdini arzetmek Ondan yardım dilemek Onun ihsan ettiği kalp rahatlığına ruh sükûnetine kavuşmak en büyük lezzet değil midir?



Siz hiç namaz kılıp da şikâyetçi olan kimse gördünüz mü? "Aman ne kadar yoruldum içim sıkıldı namaz kıldım kötü yollara düştüm" diyen bir tek insan gösterebilir miyiz? Tam aksine kim namaz kılarsa rahat ve huzur içindedir. Çünkü namaz akıl kalp ve ruhumuzun gıdasıdır.



Bunun için namaz kılmaktan hiçbir zaman bıkılmaz. Akıl kalp ruh namazdan memnundur. Sadece şeytandan ders alan nefsimiz itiraz edebilir. Ona karşı mücadele etmek nefsimizi eğitmek hatta zorlayıp 'ın huzuruna getirmek

Çok yoğun işlerim var



Nefsin bir başka bahânesi “İşlerim çok yoğun vakit bulamıyorum.



İşyerinde izin vermiyorlar. Okulda dersimiz var” gibi hususlardır.



Peki namaz en mühim iş değil mi? Acaba öğle paydosunda teneffüslerde dinlenme saatlerinde 5-10 dakika ayırıp namazı kılamaz mıyız? Hem namaz kılmak işlerimizin de rast gitmesine vesile olur.



Diyelim ki okuldasınız. Giriş ve çıkış saatinize göre zaman ve yer arayışına girmelisiniz. Bazı öğrenciler okulda kılamadıklarını bahane ederek hiçbir vakit namaz kılmazlar. Oysa okulda rastladığımız namaz vakti bir veya ikidir. Kış günleri namaz vakitleri kısa aralıklarla geldiği için biraz zorlanabiliriz. Ama uzun yaz günlerinde ciddi bir problem olmaz.



Bazen teneffüs süresi çok kısadır. Abdest ve namaza kâfi gelmez. Ama gönlünde namaz aşkı olan bir kimse bir teneffüste abdest alır diğerinde namazını kılar. Yine de süre ve yer sorunu varsa sadece farzını kılmakla yetinirsiniz.



Çünkü öncelikle ondan sorumluyuz.



Kimi okullarda namaz kılacak yer yok. Bunun için hiç değilse farzını boş bir sınıfta depoda okulun herhangi bir yerinde kılmaya çalışmak gerekir. Seccade olarak büyükçe plâstik bir torbayı kullanabiliriz. Marketlerde satılan büyük boy çöp torbalarını kolayca cebimizde taşır istediğimiz her yerde kılabiliriz.



İsteyene namaz kılmak için yığınla formül vardır. Namaz kılan üç genç üniversiteye hazırlık kursuna gidiyorlardı. Birisi akşam namazını kılamadığından söz etti. “Nasıl olur?” dedim. “Siz kılamazsanız kim kılabilir?” Dersanede namaz kılacak yer olmadığını hem teneffüs süresinin de sadece beş dakika olduğunu söyledi. Çevredekilerden kıbleyi öğrenip bir sıranın üstünde kılabileceklerini anlattımsa da “Hayır milletin gözü önünde utanırım kılamam” cevabını verdi.



Oysa dersanenin yakınında cami vardı. Önceden abdest alındıktan sonra akşam namazının farzı pekâlâ yetişebilirdi. Hatta farz içindeki bazı sünnetleri terk ederek namazı daha kısa zamanda yetiştirebilirlerdi. Zaman kazanmak için hiç kılmamaktansa Sübhaneke Salli-Barik dualarını okumadan rükû ve secdedeki tesbihleri de bir kez söyleyerek zaman kazanabileceklerini ifade ettim. Cami uzak olsa bile civardaki bir esnafın dükkânında kılabilirlerdi. Çünkü ülkemizde namaz kılan insan az değil. Durumumuzu açıkladığımızda birkaç kişi kabul etmese de elbette kılacak yer gösterenler olacaktır. Hem kılmayanlara da namazın ne derece önemli olduğunu hatırlatmış olurduk.



Bir keresinde akşam namazı kılacaktık. Lüks bir otelde çalışan yeni Müslüman olmuş birisiyle görüşmüştük. Arkadaşım “Burada mescit yoktur ama yine de soralım ki böyle bir ihtiyaç olduğunu hatırlasınlar” demişti. Gerçekten de olmadığını söylediler. Ama sormamız faydalı olmuştu. Bütün Müslümanlar mescide ihtiyaç duydukları yerde bunu sorup araştırsalar sorumlu kişiler de mutlaka ilgilenirler.



Bizler namaz için çırpınalım yeri de zamanı da hazırlar. Dinimiz bize çok kolay şartlarda mı ulaştı? Kızgın çöl kumlarında yatırılıp üstüne taş konarak işkence gören Bilâl-i Habeşî’nin yaşadıklarını heyecanlı ve meraklı bir masal gibi okuyoruz. Oysa onun gibi binlerce acı ve işkenceye bu güzel dinin bize ulaşması için katlanıldı.



Biz de birazcık sıkıntı çeksek ne olur ki?

bu yazı alıntıdır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

DEFİNE İŞARETLERİN ANLAMLARI VE ÇÖZÜMLERİ

DEFİNE--DEFİNECİLİK-DEFİNE İŞARETLERİ-DEFİNE İŞARET ÇÖZÜMLERİ-DEFİNE HARİTALARI-HAZİNELER-DEDEKTÖR-DEFİNE ARAMA ÇUBUKLARI YAPIMI-GPR-ALTIN-GÜMÜŞ-ELMAS-TILSIM-GİZEMLER-GÖMÜ-SİKKE-CİN-EŞKİYA BELGELERİ-MEZAR TÜRLERİ-HÖYÜK-TÜMÜLÜS-KAYA MEZARI-MEDENİYETLER-EFSANELER-DESTANLAR-BÜYÜ VE BÜYÜCÜLÜK-KEHANET-ÜNLÜ EŞKİYALAR-ARKEOLOJİ-TARİHTE PARA-TAKILAR-DOĞAL TAŞLAR-DARPHANE-MÜZELER HAKKINDA BİLGİLER-DİNİMİZ İSLAM-DEFİNE HABERLERİ-TÜRK DÜNYASI-MİTOLOJİ-HEYKEL-ANTİK MISIR-ANTİKA NÜMİZMATİK-TÜRKİYEDE ARKEOLOJİ-ANTİK BÖLGELER-ANTİK KENTLER-TARİH VE TARİHİN YARARLANDIĞI BİLİMLER-HORASAN-ÖLÇÜ VE AĞIRLIK BİRİMLERİ-ÖLÇME ALETLERİ-TARİHİ TİCARET YOLLARI-EBCED HESABI-İŞARET ÇÖZÜMLERİ-DEFİNE ARAMA YOLLARI-GİZEMLİ DEFİNERİ BULMA-HORASAN ÇÖZME-KAYA MEZARLARI- MEZAR-ROMA SİKKE-BİZANS SİKKE-GREEK SİKKE-TARİHİ ANTİK SİKKE VE PARALAR-ARKEOLOJİ VE DEFİNECİLİK ÜZERİNE HER TÜRLÜ BİLGİ DEFİNE SIRLARINDA...http://www.definesirlari.com

Her işaret define işareti değildir aşağıdaki bu yazıda işaretler hakkında temel bilg…

DEFİNE İŞARETLERİ ANLAMI VE ÇÖZÜMLERİ

DEFİNE--DEFİNECİLİK-DEFİNE İŞARETLERİ-DEFİNE İŞARET ÇÖZÜMLERİ-DEFİNE HARİTALARI-HAZİNELER-DEDEKTÖR-DEFİNE ARAMA ÇUBUKLARI YAPIMI-GPR-ALTIN-GÜMÜŞ-ELMAS-TILSIM-GİZEMLER-GÖMÜ-SİKKE-CİN-EŞKİYA BELGELERİ-MEZAR TÜRLERİ-HÖYÜK-TÜMÜLÜS-KAYA MEZARI-MEDENİYETLER-EFSANELER-DESTANLAR-BÜYÜ VE BÜYÜCÜLÜK-KEHANET-ÜNLÜ EŞKİYALAR-ARKEOLOJİ-TARİHTE PARA-TAKILAR-DOĞAL TAŞLAR-DARPHANE-MÜZELER HAKKINDA BİLGİLER-DİNİMİZ İSLAM-DEFİNE HABERLERİ-TÜRK DÜNYASI-MİTOLOJİ-HEYKEL-ANTİK MISIR-ANTİKA NÜMİZMATİK-TÜRKİYEDE ARKEOLOJİ-ANTİK BÖLGELER-ANTİK KENTLER-TARİH VE TARİHİN YARARLANDIĞI BİLİMLER-HORASAN-ÖLÇÜ VE AĞIRLIK BİRİMLERİ-ÖLÇME ALETLERİ-TARİHİ TİCARET YOLLARI-EBCED HESABI-İŞARET ÇÖZÜMLERİ-DEFİNE ARAMA YOLLARI-GİZEMLİ DEFİNERİ BULMA-HORASAN ÇÖZME-KAYA MEZARLARI- MEZAR-ROMA SİKKE-BİZANS SİKKE-GREEK SİKKE-TARİHİ ANTİK SİKKE VE PARALAR-ARKEOLOJİ VE DEFİNECİLİK ÜZERİNE HER TÜRLÜ BİLGİ DEFİNE SIRLARINDA...http://www.definesirlari.com

DEFİNE İŞARETLERİN ÇÖZÜMÜ,,


Aile Putu


Topluca yapılan yemin işaretidir.İstavroz da de…

ALÜMİNYUM ÇUBUK /BAKIR ÇUBUK/PİRİNÇ ÇUBUK/GÜMÜŞ ÇUBUK YAPIMI

DEFİNE--DEFİNECİLİK-DEFİNE İŞARETLERİ-DEFİNE İŞARET ÇÖZÜMLERİ-DEFİNE HARİTALARI-HAZİNELER-DEDEKTÖR-DEFİNE ARAMA ÇUBUKLARI YAPIMI-GPR-ALTIN-GÜMÜŞ-ELMAS-TILSIM-GİZEMLER-GÖMÜ-SİKKE-CİN-EŞKİYA BELGELERİ-MEZAR TÜRLERİ-HÖYÜK-TÜMÜLÜS-KAYA MEZARI-MEDENİYETLER-EFSANELER-DESTANLAR-BÜYÜ VE BÜYÜCÜLÜK-KEHANET-ÜNLÜ EŞKİYALAR-ARKEOLOJİ-TARİHTE PARA-TAKILAR-DOĞAL TAŞLAR-DARPHANE-MÜZELER HAKKINDA BİLGİLER-DİNİMİZ İSLAM-DEFİNE HABERLERİ-TÜRK DÜNYASI-MİTOLOJİ-HEYKEL-ANTİK MISIR-ANTİKA NÜMİZMATİK-TÜRKİYEDE ARKEOLOJİ-ANTİK BÖLGELER-ANTİK KENTLER-TARİH VE TARİHİN YARARLANDIĞI BİLİMLER-HORASAN-ÖLÇÜ VE AĞIRLIK BİRİMLERİ-ÖLÇME ALETLERİ-TARİHİ TİCARET YOLLARI-EBCED HESABI-İŞARET ÇÖZÜMLERİ-DEFİNE ARAMA YOLLARI-GİZEMLİ DEFİNERİ BULMA-HORASAN ÇÖZME-KAYA MEZARLARI- MEZAR-ROMA SİKKE-BİZANS SİKKE-GREEK SİKKE-TARİHİ ANTİK SİKKE VE PARALAR-ARKEOLOJİ VE DEFİNECİLİK ÜZERİNE HER TÜRLÜ BİLGİ DEFİNE SIRLARINDA

 1-Yapımı: Malzeme olarak 1.5-2mm'lik bakır,alüminyum,pirinç ve gümüş çubuk kullanılabilir.Hep side çalışır. an…