Ana içeriğe atla

ANADOLU EŞKİYALARI

DEFİNE--DEFİNECİLİK-DEFİNE İŞARETLERİ-DEFİNE İŞARET ÇÖZÜMLERİ-DEFİNE HARİTALARI-HAZİNELER-DEDEKTÖR-DEFİNE ARAMA ÇUBUKLARI YAPIMI-GPR-ALTIN-GÜMÜŞ-ELMAS-TILSIM-GİZEMLER-GÖMÜ-SİKKE-CİN-EŞKİYA BELGELERİ-MEZAR TÜRLERİ-HÖYÜK-TÜMÜLÜS-KAYA MEZARI-MEDENİYETLER-EFSANELER-DESTANLAR-BÜYÜ VE BÜYÜCÜLÜK-KEHANET-ÜNLÜ EŞKİYALAR-ARKEOLOJİ-TARİHTE PARA-TAKILAR-DOĞAL TAŞLAR-DARPHANE-MÜZELER HAKKINDA BİLGİLER-DİNİMİZ İSLAM-DEFİNE HABERLERİ-TÜRK DÜNYASI-MİTOLOJİ-HEYKEL-ANTİK MISIR-ANTİKA NÜMİZMATİK-TÜRKİYEDE ARKEOLOJİ-ANTİK BÖLGELER-ANTİK KENTLER-TARİH VE TARİHİN YARARLANDIĞI BİLİMLER-HORASAN-ÖLÇÜ VE AĞIRLIK BİRİMLERİ-ÖLÇME ALETLERİ-TARİHİ TİCARET YOLLARI-EBCED HESABI-İŞARET ÇÖZÜMLERİ-DEFİNE ARAMA YOLLARI-GİZEMLİ DEFİNERİ BULMA-HORASAN ÇÖZME-KAYA MEZARLARI- MEZAR-ROMA SİKKE-BİZANS SİKKE-GREEK SİKKE-TARİHİ ANTİK SİKKE VE PARALAR-ARKEOLOJİ VE DEFİNECİLİK ÜZERİNE HER TÜRLÜ BİLGİ DEFİNE SIRLARINDA

Anadolu Eşkiyaları
ANADOLU'DA CELALİ REİSLERİ VE EŞKİYA LİDERLERİ:

BİRİNCİ BÖLÜM (1555-1599 YILLARI):

Biz burada, 1555 yılından 1599 yılına kadar, Osmanlı Padişahları Kanuni Sultan Süleyman, Sultan İkinci Selim, Sultan Üçüncü Murat ve Sultan Üçüncü Mehmet’in imparatorlukları devrindeki, celali ayaklanmaları dediğimiz, Avusturya ve İran ile yapılan savaşlardan kaçanlar ile Anadolu’daki Altı-Bölük mensubu (Sancak-ı şerif ve padişaha mahsus süvari muhafızları) sipahi ve levent askerleri ile devletin memurlarının, nasıl devletlerine başkaldırarak, masum Anadolu halkını ve sancaklarını kent, kasaba, nahiye ve köyleri acımadan, gözlerini kırpmadan katledip, yakıp yıkanlardan bahsedeceğiz. Bu yazdıklarımız sadece gerçeğin yüzde yirmisini kapsamaktadır, Bu reis ve liderlerin önemlilerini, yani; Şahkulu, Baba Zünnun, Canberdi Gazali, Kalenderoğlu, Veli Halife, Karayazıcı Abdülhalim, Karakaş Ahmet, Tavil Ahmet, Canpolatoğlu Ali Paşa, Abaza Mehmet Paşa, Cennetoğlu, Karahaydar, Kozanoğlu, Dadaloğlu, Tahmisçi Mustafa, Vardar Ali Paşa, Kavalalı Mehmet Ali Paşa ve ya Kabakçı Mustafa v.b. gibilerine dokunmadan ufak çaptakilerini yazmaya çalıştık.

1555 yılında Kanuni Sultan Süleyman zamanında Biga ve civar kasabalarında eşkıya Yanık Hasan etrafına topladığı leventleriyle (çiftbozan, köyden türeme) etrafa korku salmış ve sonunda birer birer yakalanarak idam edilmişlerdir.

Külek boğazından geçen tüccarlara saldıran Arap, Kızıl Mustafa, Kara Musa, Emrullah ve arkadaşlarını basarak yakalayan Tarsus Alaybeyi İsa Bey, Tarsus Bey’i Yusuf Bey tarafından mükafatlandırıldı.

Aynı yıllarda Adana, Sis, Dulkadir, Karsı, Azir ve Bakras taraflarındaki güçlü eşkıya çetelerinden birisi de Bende isimli eşkıya başınınki idi. Dulkadir beylerbeyi harekete geçince Bende Niğde Kalesi’nde tutuklandı. Kaleden kaçtıysa da 1556 yılında tekrar yakalanarak idam edildi.

1556 yılında Adana ve Tarsus yöresindeki ünlü eşkıya Arap Hacısı Adana Beylerbeyi Piri Paşa tarafından yakalanarak idam edildi. Arap Hacısı’nın adamlarından Mustafa, kaçmayı başararak yeni bir çete kurdu; halktan Sinan isimli birisi kendi akrabalarıyla harekete geçerek Mustafa’yı ortadan kaldırdı.

1560 yılında Haki ve Suhrap isimli eşkıya lidrleri Budaközü kazasında 20-30 atlı ile gezmekte olup, yakalanmaları için Kırşehir Valisi Memiş Bey’e emir gönderildi.

Amasya kadısına ve beyine 1 Mart 1560 günü padişah emrinde bildirildiğine göre Çungar’da Feridun isimli bir iş’eri (resmi görevli kişi) “Bir nice yoldaşları” ile dolaşıp halkı soymakta idi.

1564 yılında Mamuriye Kalesi yeniçerilerine aylıklarını götürmekte olan kendi arkadaşları birkaç yeniçeri, Afyonkarahisar ile Akviran köyü arasında öldürülerek ulufe paraları kaybolduğundan uzun araştırmalardan, birçok kişilerin sanık olarak zindanlarda tutuklu olarak bulundurulmasından sonra, nihayet Diyarbakır’danYelkenci Kasım, Köpekkıranoğlu Kasap, Öküz Murat isimli Ermeni ve arkadaşlarından oluşan 12 kişilik bir eşkıya grubunun bu iş yaptıkları anlaşıldı.

1565 yılında İçel sancağında Siyak Mehmet, Karakasımoğulları ve Kızılalioğulları diye adlandırılan hırsızların her biri 5-10 kişilik gruplarla, bellerde soygunlar yapıp adam öldürmekte idiler.

Yine aynı yıllarda, Denizli (Lazkiye) ile Hamit arasında, başına bir sürü eşkıya toplayan Hüseyin Kali isimli bir levent, 7-8 kişi öldürmüş ve bezirgânlara (esnaf ve tüccar) günlerini kara etmiş bulunuyordu. Teke’de (Antalya) Kulaksızoğlu Mehmet büyük fesatlar çıkartmakta idi.

1570 yılına Sultan İkinci Selim saltanatına gelindiğinde; Hamit (Isparta) sancağı Yalvaç kasabasında Çingenoğlu İsa, Hasan, Hüseyin, Afacanoğlu Mustafa, Kasapoğlu Hüseyin, Kara Davut ve Dursunoğlu Mustafa isimli şahıslar 20’şer, 30’ar kişilik grupların başında Yalvaç kasabasını harabeye çeviriyorlardı.

1571 yılında İçel’de Kara Sevindik isimli eşkıya, başına 22 atlı, 18 yaya olmak üzere 40 kişilik bir bölük ile Kıbrıs Savaşı’ndaki sipahilere götürülmek üzere olan harçlıkları zorla gasp ettikleri gibi bir çokta yağmalar yaptılar ve hayli insan öldürdüler. 1571 yılının yazında yakalandığında tımarlı sipahilerden kimisi ile ortak olduğu meydana çıktı.

Kanuni’nin son yıllarından beri ele geçmeyen Adala’da Sinaoğlu Ali’de 1571 yılında 20 kadar levendiyle Alaşehir ve Kula çevrelerinde halkı dehşet içinde bırakmıştı.

Afyonkarahisar taraflarında Musa ve İsa isimli iki kardeş başlarına topladıkları levent bölüğü ile o çevreye kan kusturmakta idiler.

Kastamonu’nun Uğurlu köyünden 30 kişiye yiğitbaşı seçilmişken isyan eden Abdurrazzak, Çorum’da Uzunoğlu, Bayındırlı Dedebalioğlu Ali ve 8-10 ünlü arkadaşları, yanlarında kuvvetli sekban bölükleri olduğu halde, bulundukları sancaklardaki tımar ve zeametlerin öşürlerini zapt edip, kadılara aman vermeden hareket ile sık sık mahkemeleri basıyorlardı.

1574 yılının Eylül ayında Külek Kalesi Dizdarı olan Kansu’nun eşkıyadan olup bazı adamlarıyla Ekrâd-ı İzzeddinlü Kadısı Nurullah’ın yolunu kestikleri ve adamlarını dövüp, hapsettikleri haberinin Adana Sancakbeyi İbrahim Bey tarafından merkeze bildirilmesi üzerine Dizdar Kansu’nun yakalanarak Kıbrıs’a gönderilmesi emredildi.

1578 yılının Haziranında Adana Sancakbeyi İbrahim Bey’e gönderilen bir başka emirde ise Külek Kalesi Muhafızlarından Hacı İskender’in kötülük ve haydutluk üzere olduğundan durumunun tetkik edilip, doğru ise Kıbrıs’a sürgün edilmesi emredildi.

Sultan Üçüncü Murat zamanında, 1584 yılından 1588 yılına kadar celali şefliği yapan Karaman bölgesinde asıl adı Kırıkoğlu olan Cabbarkulu umumiyetle tımarlı sipahilerden ve alaybeylerinden yardım görmekte idi. Cabbarkulu’nun bölükbaşılarından birçoğu çavuştu. Cabbarkulu yakalanıp ta, mahkemeye götürülürken Konya’da Sakin Çavuş tarafından kurtarılmıştı.

1586 yılında İçel taraflarında Aksak Mustafa ve arkadaşları Tarsus’u basmak isterken sancak beyinin kaymakamına yenildiler ve Aksak Mustafa öldürüldü. Asi başının mirasçıları olduklarını ileri süren birkaç kişi, başlarına yeniden 1.000 kişi toplayarak gelip Tarsus’u işgal ettiler. Kaymakam Hayrettin Bey, korkusundan İstanbul’a kaçtı.

Bozok’da Haydar Çavuş, Kırşehir’de Hasan Çavuş ve Batı Anadolu’da isimleri belli olmayan dirlik sahipleri tam birer celali idi. Haklarında şikayetler geliyordu. Bilhassa Konya’da Mültezim başı (kesenekçi) iken başına bir sürü adam toplayarak eşkıyalığa başladığı bildirilen Haydar Çavuş’un, Kiziroğlu Mustafa’dan daha fazla nam kazandığı ve üzerinde pek çok mal-i miri kaldığı gelen haberlerden anlaşılıyordu.

1587 yılında Adalet Fermanı’nın yayınlanmasından sonra Kırşehir sancağında Çorumlu Deli Nasuh isimli eşkıya, adamlarıyla yeniçerileri basmış açıktan açığa isyan etmişti.

Yine aynı yıl, dirlikleri ellerinden alınan beylerden ilk ciddi isyan Rakka ve Urfa çevrelerinde 1587 yılında Abdurrahman isimli Sancakbeyi tarafından çıktı. Bütün Dulkadir, Rakka ve Diyarbakır yörelerindeki ahali üzerinde büyük bir etki yaptığı anlaşılan asi Abdurrahman’ın dayandığı esas kuvvet aşiretlerdi, eski Urfa Bey’i Suhrap da isyana katıldığından olay tehlikeli bir renk almaya başlamıştı.

1594 yılında Ayıntap’da, Dürzi Cafer isimli eşkıya, başına 200 kişilik bir sekban bölüğü toplayarak, güpe gündüz çarşıyı basmış, beylerbeyinin adamlarına saldırarak, birçoklarını yaralamıştı; o tarafın âyan ve tüccarlarının büyük bir telaş içinde bulundukları şikayetlerden anlaşılıyordu.

Hamit sancağında Deli Pir Ali’nin sipahi bayrağı açarak, kapıkulu süvariliğini iddia ettiği haber veriliyordu. Gene o yörede, çingeneler de onlara karışarak, güzel kadın ve cariyeleri eliyle sekbanları elde ettikten sonra, Deli Pir Ali ile Sadrazam Siyavuş Paşa’nın oğullarına ait Servihan subaşılığını basmışlardı. Ankara sancağında Haydaroğlu Kalender adında birisi de sekbanları ile harekete başladı; sayılı eşkiyalar arasına karıştı.

1595 yılında Sultan Üçüncü Mehmet’in zamanında; Kırşehir sancağından Kör Bahattin ve Hüseyin isimli Celaliler Altı-Bölük halkından Çalık Mehmet, Tokat’tan Kurt ve Kulakkesen Mehmet isimli şahıslar, yanlarında tüfekli kalabalık sekbanlar olduğu halde kuvvetli bir bölük halinde dolaşırlarken Ulaklı köyünü bastılar. Tımarlı sipahilerden Memi Çeribaşı ve üç arkadaşını, halktan üç erkek, iki kadın olmak üzere 9 kişiyi katlederek cesetlerini yaktılar. Bu olayın müthiş manzarası, halktan pek çoklarının kaçmalarına neden oldu. Asiler ve sekbanlar, kaçan halkın mallarını zapt ile karıları ve kızlarını da yanlarına aldılar. Nihayet Kırşehir Bey’i geldiğinde Kör Bedrettin yakalanarak hapsedildi.

1596 yılında evvelce Malatya beyini öldürenler arasında adı geçen Ali, şimdi de Türkmen Halep sancağına baskınlar yaparak, sancak beyinin evini yağmalamıştı. Kahta’da bir Abdal’da Kürtleri başına toplayarak, havass-ı hümayun (hazine köyleri) köylerine girmiş bulunuyordu. Kasaba halkı kaleye sığınmışlardı; köyler ahalisinin göç etmeye hazırlandıkları ve adı geçenin celali olmak üzere bulunduğu bildirilmişti.

1596 yılında Konya havalisinde, Hızır ve Mehmet isimli iki sefer kaçkını (Eğri Savaşı’na gitmeyip kaçan), yanlarında bulunan eşkıya leventlerle dolaşıyorlardı. Varsak aşiretini basan asiler, şuraya buraya musallat olarak, soygunlara başlamışlardı.

Yine 1596 yılında Maraş sancağında 300 atlısı ile Maymun Davutoğulları, 400 atlı ve sekbanla Köse Sefer ve 200 atlısıyla Osman Paşa’nın Mütesellimi Ömer, adı geçen sancağı yakıp yıkmakta idiler.

Aynı yıl Halep’te, vergi tahsiline yardıma gelen yeniçerilerle halk arasında bazı çarpışmalar oldu. Şam Beylerbeyi Hacı İbrahim Paşa 17 yeniçeriyi astırmak suretiyle olayı halletti.

(Bu bölüm ağırlıklı olarak; Merhum Prof.Dr. Mustafa AKDAĞ'ın "Türk Halkının Dirlik ve Düzenlik Kavgası (Celali İsyanları)" (Barış Kitapevi) isimli kitabından alınmıştır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

DEFİNE İŞARETLERİ ANLAMI VE ÇÖZÜMLERİ

DEFİNE--DEFİNECİLİK-DEFİNE İŞARETLERİ-DEFİNE İŞARET ÇÖZÜMLERİ-DEFİNE HARİTALARI-HAZİNELER-DEDEKTÖR-DEFİNE ARAMA ÇUBUKLARI YAPIMI-GPR-ALTIN-GÜMÜŞ-ELMAS-TILSIM-GİZEMLER-GÖMÜ-SİKKE-CİN-EŞKİYA BELGELERİ-MEZAR TÜRLERİ-HÖYÜK-TÜMÜLÜS-KAYA MEZARI-MEDENİYETLER-EFSANELER-DESTANLAR-BÜYÜ VE BÜYÜCÜLÜK-KEHANET-ÜNLÜ EŞKİYALAR-ARKEOLOJİ-TARİHTE PARA-TAKILAR-DOĞAL TAŞLAR-DARPHANE-MÜZELER HAKKINDA BİLGİLER-DİNİMİZ İSLAM-DEFİNE HABERLERİ-TÜRK DÜNYASI-MİTOLOJİ-HEYKEL-ANTİK MISIR-ANTİKA NÜMİZMATİK-TÜRKİYEDE ARKEOLOJİ-ANTİK BÖLGELER-ANTİK KENTLER-TARİH VE TARİHİN YARARLANDIĞI BİLİMLER-HORASAN-ÖLÇÜ VE AĞIRLIK BİRİMLERİ-ÖLÇME ALETLERİ-TARİHİ TİCARET YOLLARI-EBCED HESABI-İŞARET ÇÖZÜMLERİ-DEFİNE ARAMA YOLLARI-GİZEMLİ DEFİNERİ BULMA-HORASAN ÇÖZME-KAYA MEZARLARI- MEZAR-ROMA SİKKE-BİZANS SİKKE-GREEK SİKKE-TARİHİ ANTİK SİKKE VE PARALAR-ARKEOLOJİ VE DEFİNECİLİK ÜZERİNE HER TÜRLÜ BİLGİ DEFİNE SIRLARINDA...http://www.definesirlari.com

DEFİNE İŞARETLERİN ÇÖZÜMÜ,,


Aile Putu


Topluca yapılan yemin işaretidir.İstavroz da de…

DEFİNE İŞARETLERİN ANLAMLARI VE ÇÖZÜMLERİ

DEFİNE--DEFİNECİLİK-DEFİNE İŞARETLERİ-DEFİNE İŞARET ÇÖZÜMLERİ-DEFİNE HARİTALARI-HAZİNELER-DEDEKTÖR-DEFİNE ARAMA ÇUBUKLARI YAPIMI-GPR-ALTIN-GÜMÜŞ-ELMAS-TILSIM-GİZEMLER-GÖMÜ-SİKKE-CİN-EŞKİYA BELGELERİ-MEZAR TÜRLERİ-HÖYÜK-TÜMÜLÜS-KAYA MEZARI-MEDENİYETLER-EFSANELER-DESTANLAR-BÜYÜ VE BÜYÜCÜLÜK-KEHANET-ÜNLÜ EŞKİYALAR-ARKEOLOJİ-TARİHTE PARA-TAKILAR-DOĞAL TAŞLAR-DARPHANE-MÜZELER HAKKINDA BİLGİLER-DİNİMİZ İSLAM-DEFİNE HABERLERİ-TÜRK DÜNYASI-MİTOLOJİ-HEYKEL-ANTİK MISIR-ANTİKA NÜMİZMATİK-TÜRKİYEDE ARKEOLOJİ-ANTİK BÖLGELER-ANTİK KENTLER-TARİH VE TARİHİN YARARLANDIĞI BİLİMLER-HORASAN-ÖLÇÜ VE AĞIRLIK BİRİMLERİ-ÖLÇME ALETLERİ-TARİHİ TİCARET YOLLARI-EBCED HESABI-İŞARET ÇÖZÜMLERİ-DEFİNE ARAMA YOLLARI-GİZEMLİ DEFİNERİ BULMA-HORASAN ÇÖZME-KAYA MEZARLARI- MEZAR-ROMA SİKKE-BİZANS SİKKE-GREEK SİKKE-TARİHİ ANTİK SİKKE VE PARALAR-ARKEOLOJİ VE DEFİNECİLİK ÜZERİNE HER TÜRLÜ BİLGİ DEFİNE SIRLARINDA...http://www.definesirlari.com

Her işaret define işareti değildir aşağıdaki bu yazıda işaretler hakkında temel bilg…

ALÜMİNYUM ÇUBUK /BAKIR ÇUBUK/PİRİNÇ ÇUBUK/GÜMÜŞ ÇUBUK YAPIMI

DEFİNE--DEFİNECİLİK-DEFİNE İŞARETLERİ-DEFİNE İŞARET ÇÖZÜMLERİ-DEFİNE HARİTALARI-HAZİNELER-DEDEKTÖR-DEFİNE ARAMA ÇUBUKLARI YAPIMI-GPR-ALTIN-GÜMÜŞ-ELMAS-TILSIM-GİZEMLER-GÖMÜ-SİKKE-CİN-EŞKİYA BELGELERİ-MEZAR TÜRLERİ-HÖYÜK-TÜMÜLÜS-KAYA MEZARI-MEDENİYETLER-EFSANELER-DESTANLAR-BÜYÜ VE BÜYÜCÜLÜK-KEHANET-ÜNLÜ EŞKİYALAR-ARKEOLOJİ-TARİHTE PARA-TAKILAR-DOĞAL TAŞLAR-DARPHANE-MÜZELER HAKKINDA BİLGİLER-DİNİMİZ İSLAM-DEFİNE HABERLERİ-TÜRK DÜNYASI-MİTOLOJİ-HEYKEL-ANTİK MISIR-ANTİKA NÜMİZMATİK-TÜRKİYEDE ARKEOLOJİ-ANTİK BÖLGELER-ANTİK KENTLER-TARİH VE TARİHİN YARARLANDIĞI BİLİMLER-HORASAN-ÖLÇÜ VE AĞIRLIK BİRİMLERİ-ÖLÇME ALETLERİ-TARİHİ TİCARET YOLLARI-EBCED HESABI-İŞARET ÇÖZÜMLERİ-DEFİNE ARAMA YOLLARI-GİZEMLİ DEFİNERİ BULMA-HORASAN ÇÖZME-KAYA MEZARLARI- MEZAR-ROMA SİKKE-BİZANS SİKKE-GREEK SİKKE-TARİHİ ANTİK SİKKE VE PARALAR-ARKEOLOJİ VE DEFİNECİLİK ÜZERİNE HER TÜRLÜ BİLGİ DEFİNE SIRLARINDA

 1-Yapımı: Malzeme olarak 1.5-2mm'lik bakır,alüminyum,pirinç ve gümüş çubuk kullanılabilir.Hep side çalışır. an…