Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs 24, 2009 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İroni

İki sezon önce ligde hiçbir iddiası bulunmayan Gençlerbirliği deplasmanda Antalyaspor'u 3-1 mağlup ederek Antalyaspor'un küme düşmesine sebep olmuştu. İki sezon sonra bugün küme düşmemek için çırpınan Gençlerbirliği kendi evinde Kayserispor'a 4-0 mağlup olmasına karşın Antalyaspor'un Ankaragücü'nü 1-0 mağlup etmesiyle ligde kaldı. Futbol garip oyun vesselam.

NOT: Yandaki resim ile birlikte blogda seviye de iyice düştü. Bu gecenin hatrına diyelim artık... Şerefe!

YILIN GÖSTERİSİ

Bugün 4,5 yaşını bitiren oğlumun da yer aldığı yılın gösterisi dün akşamdı. Bir annenin yaşayabileceği en güzel duygulardan biriydi. Minicik yavrular devasa Atatürk ve Türk Bayrağının önünde tüm hünerlerini gösterdiler. Benim gibi tüm annelerin gözü yaşlıydı gösteri boyunca. Sevinç, mutluluk, gurur, gözyaşı tüm duyguları birarada yaşadık. Bu arada oğlum ateşli ateşli gösterisini sundu, dolvenle ayaktaydı. İnşallah üniversiteden mezun oldukları günleri de görürüz. Ben diyorum ki, hiç bir bayan anne olmadan ölmesin, bu duyguyu yaşamadan, iliklerine kadar hissetmeden bu yaşamdan gitmesin. Bu biz bayanlara verilmiş büyük bir nimet.

Var mı Başka Kupa?

Messi, Ronaldo'ya kramponunu hediye et!

MÖSYÖ

Oğlumun egzamaları sıcaktan ve terden çok arttı. Geçen gece kaşınmaktan uyuyamadı resmen. Hemen acile götürdük, bir iğne ile sakinleşti. Eve gelince oğlumun başında ayrılamadım, uykumda da iyice kaçtı. Bende o saatte yapılacak en güzel faaliyeti yaptım. Kitap okudum :) Toussaint'in Mösyö'sünü. Bir çırpıda okuyup bitirdim. Yazarın okuduğum ilk kitabı ve çok sevdim. O kadar yalın bir anlatımı var ki, cümleler oldukça yüzeysel., kitabın sonuna nasıl gelmişsiniz anlamıyorsunuz bile. Sizi düşünmeye iten pek cümle yok bu kitapta. Mösyö kendi halinde yaşamakta olan, kimseye zararı olmayan, sıradan bir insandır. Kendine oldukça basit denilebilen bir işi vardır. Kapı komşusu sık sık Mösyö'yü ziyarete gelir ve Mösyö bu durumdan pek hoşlanmaz. Çünkü Mösyö, yalnızlığı sever, evinin terasında tek başına kahve içip, kitap okuyarak keyif yapmayı sever. Nedense ben pek sevdim Mösyö'yü :) Belki de kendimi buldum Mösyö'de. Kitabın arkasında da dediği gibi çağdaş bir Oblomov'u ça…

BİR YOLCULUK NE ZAMAN BİTER?

"Bir Delinin Güncesi" ile hayatıma girip, "Kırmızı Pelerinli Kent" ile diğer kitaplarını merak ettiren ve "Mücizevi Mandarin" ile kendisine hayran bırakan yazar Aslı Erdoğan'ın en son okuduğum kitabı ise "Bir Yolculuk Ne Zaman Biter?". Gazete yazılarında oluşan bu kitap tabi ki Aslı Erdoğan'ın kaleminden çıkmış kelimeler ve o kelimelerin muhteşem bir araya gelişleri ile harika bir deneme kitabı olmuş çıkmış. Özellikle deneme türü sevmeyenlere bu kitapla başlayın derim. Göreceksiniz ki, deneme türü de en az diğer türler kadar ilgi çekici. Gerçi yazarın bu kitabı 2000 yılında piyasa çıkmış. O dönemin en göze çarpan olaylarına yer verilmiş daha çok. O dönemleri hatırlıyorsunuz okudukça. Bazı yazılar var ki, ben okurken içim parçalandı. Gözlerim doldu. Tüylerim diken diken oldu. İnsanın iç dünyasına girebilen ve onu kelimelerin sihri ile bu kadar güzel bir anlatım her yazara göre değil. Okuyunca bana hak vereceksiniz. Kitabın Arkasındaki N…

SICAK KÜLLERİ KALDI

Kütüphanemde onlarca kitap varken annem elime tutuşturdu bu kitabı. Mutlaka ama mutlaka okumalısın dedi. Tüm okunacaklarını bir kenara bırak, şimdilik onları unut ve yavaş yavaş, sindire sindire Oya Baydar'ı oku dedi. Amacım bu kitabı biraz olsun ertelemekti ama annemin ısrarları ağır basınca başladım okumaya. Başladım ama ilk sayfalar beni sıktı. Neredeyse ilk 100 sayfa beni sarmadı. Annem beni uyarmıştı, sabırsız davranma, bekle o sihirli dünyaya girmek için demişti. Nerde okuduğumu hatırlamıyorum ama bir yerde şöyle bir tanımlama yapılmıştı. Yapbozun parçaları 100.sayfadan sonra yerlerini bulmaya başladı. Gerçekten de öyle oldu ve herşey yerli yerine oturdu. 100.sayfadan sonra nerdeyse yapıştım kitaba. Nasıl yavaş okuyorum bitmesin diye. Beni takip edenler farketmişlerdir, blogum sol tarafında uzun bir zaman kaldı "elimdeki kitap" fotoğrafı. Türkiye'nin yakın tarihini birazcık olsun roman tadında bakabildim. 12 Eylül olaylarını bir romanda okumak çok hoşuma gitt…

BENİM KÜÇÜK DOSTLARIM

Canım Arkadaşım Sevgili Fatoş’un tavsiyesi üzerine okuduğum muhteşem bir kitap.. Özellikle öğretmenlerin ve öğrencilerin mutlaka okuması gerekli bir kitap. Su gibi akıp giden bu kitabı elinize alır almaz bitiriveriyorsunuz. Bir öğretmenin anılarının anlatıldığı bu kitapta, öğretmen-öğrenci ilişkisinin ne kadar önemli olduğunu, öğretmenlerin hayatımızda nasıl hayati bir önem taşıdığını bir kez daha öğrenmiş, anlamış oluyorsunuz. Yazarın hayatında öğrencilerin payı hep büyük olmuş. Ne hayatlar, ne öğrenciler görmüş bir hayat. Ben kitabı bir solukta okudum. Ama etkisinden çıkmam uzun zaman aldı. Burdan bir kez daha canım arkadaşım Fatoş’a beni böyle bir kitapla tanıştırdığı için çok teşekkür ederim. Kitabın Arkasındaki Not:

İdealist bir öğretmenin kitap gibi okuduğu öğrencilerini ve anılarını edebi bir dille anlattığı doyumsuz bir eser olan BENİM KÜÇÜK DOSTLARIM aynı zamanda MEB’in tavsiye ettiği 100 Temel Eser’de yer almaktadır.Her çocuk, bence zevkle okumaya değer meraklı bir kitap; kar…

Pazartesi Notları #76

İstanbul Kadıköy Bahariye’de bulunan ve Nazım Hikmet Kültür Merkezi olarak hizmet veren tarihi bina bundan böyle Nazım Hikmet Akademisi olarak faaliyet gösterecekmiş. Müzik, edebiyat, sinema ve sosyal bilimler alanında eğitim verecek isimler arasında Erkan Oğur, Tahsin Yücel ve Yeşim Ustaoğlu gibi isimler yer alacakmış. Alâ alâ…Bir Cannes Film Festivali daha sona erdi. Ken Loach’ın “Looking for Eric” ve Lars von Trier’in “Antichrist”i şiddetle tavsiye edilir. Bu cümledeki şiddet kelimesi elbette ki mecazdı.Penguen’in geçen haftaki kapağı harikulade değil miydi?Eskişehir Milli Eğitim Müdürü İbrahim Ceylan çocukların okul çantalarında Spider Man, Batman, Superman, Spongebob ve daha birçok süper kahramanın yer almasına fena halde içerlemiş ve şu tarihi açıklamayı yapmış: “Okul çantalarında, kalem kutularında, formalarda yabancı karakterler yerine milli kahramanlarımız kullanılmalı.” Ben Tayyip Erdoğan’ı görmek istiyorum okul çantalarımızda. Milli kahramansa milli kahraman, Davos Fatihi’…