Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nisan 5, 2009 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

SUR KENTİ HİKAYELERİ

Sevgili evvelzamaniçinde 'nin tavsiyesi üzerine okuduğum bir hikaye kitabı. Yeni tanıdığım bir yazar ve ilk okuduğum kitabı. Değişik bir kurgu, değişik bir anlatım ve güçlü bir kalem. Sur Kenti'nde yaşayan insanların derin ve gizemli öyküleri bunlar. Birbirleriyle bağlantılı ama birbirinden bağımsız bu hikayeleri okuyunca Sur Kenti'nde kayboldum ben. Kitabın kapağını kapattıktan sonra bir karamsarlık içimi sarmadı değil. Sanırım yazarın tarzı bu. Diğer kitaplarını da okumak için can atıyorum. Tarih eğitimi almış olan yazarın şiirleri de mevcut. Ayrıca kitabın kapağına da vuruldum. Çok sessiz kaldığını düşündüğüm bu yazarın hikayelerini okumadan geçmeyin derim. Kitabın Arkasındaki Not:“Bu gün Sakine’yle iki defa göz göze geldim.Dünyanın en güzel iki ülkesine sahip olduğumu da, karanlık bir han odasından başka bir yer olmadığımı da bu gün anladım.Gözlerine mil çekilmiş bir tek gün, gözlerine sürmeler çekilmiş yılların öcünü fazlasıyla aldı benden.”“Bir yol nereye gider? d…

Büyük Filmlerden Büyük Replikler - Volume 59

"Pity? It was pity that stayed Bilbo's hand. Many that live deserve death. Some that die deserve life. Can you give it to them, Frodo? Do not be too eager to deal out death in judgment. Even the very wise cannot see all ends. My heart tells me that Gollum has some part to play yet, for good or ill before this is over. The pity of Bilbo may rule the fate of many."(The Lord of the Ring: The Fellowship of the Ring - Ian McKellen)

HEP YANIMDA KAL

Şairliği ile tanıdığımız Turgay Fişekçi'nin ilk ve tek romanı olan "Hep Yanımda Kal", 12 Eylül olaylarında iki gencin aşkını konu alıyor. Kaçak yaşayan Yusuf artık bu ülkeden kaçmaya karar verdikten sonra sevdiği kız olan Aslı ile bir buçuk gün süren bir yolculuğa çıkar. İstanbul'dan Kaş'a kadar devam bu yolculukta tarihi ve doğal güzellikleri de gezerler. Yazarın gezi kitaplarının olmasından dolayı bu yolculuğu çok güzel bir dille anlatmıştır. Bu kitapta benim en çok sevdiğim bu bölümler oldu. Aslı ile Yusuf'un iç dünyasına hiç değinmemesi kitabın çok büyük eksikliği bence. Oldukça yüzeysel anlatılan bu hem aşk hem gezi kitabı 2005 İnkılap Kitabevi Roman Ödülüne layık görülmüştür. Derinliği olan, sizi etkileyecek bir kitap kesinlikle değil bence. Vaktiniz ve paranız bolsa okuyun derim. Kitabın Arkasındaki Not: Bir aşkın ve bir ülkenin romanı 12 Eylül ün güç koşulları nedeniyle bir araya gelemeyen iki insanın uzaktan süren aşkları, birlikte bir yolculuk karar…

Sİ MİNÖR ORTAKÖY

Ünlü bir tiyatro oyuncusu olan Zihni Küçümen'den bir anlatı kitabı. 1940-1950 yılları arasında İstanbul-Ortaköy'ün yaşantısından bazı kesitler sunmuş bu anlatı kitabında yazar (oyuncu). O dönemde Ortaköy'de yaşayan doktor, öğretmen, esnaf, berber, memur olan bir çok kişinin hayata karşı duruşlarından, zevklerinden, yaşam tarzlarından bahsetmiş. Ergenlik çağına yeni girmiş olan Malik'in cinsellikle ilk tanışmasını da kalem almış, akıcı bir dille. Oyunculuğu kadar kaleminden de etkilendim ben Zihni Küçümen'in. Ortaköy'ün o eski yıllarında yaşadım bende kitap boyunca. Yazarın (oyuncu) kendi hayat hikayesine de zaman zaman değinerek yazdığı bu kitabı ben beğenerek okuduğumu sizlere söyleyebilirim. Sizinde seveceğinizi düşünüyorum. Kitabın Arkasındaki Not: İstanbullu bir memur çocuğunun, on dört yaşındaki Mâlik'in yaşadığı dünyayı anlama çabaları...1940-50 Ortaköy'ünün perspektifinden yola çıkarak esnafı, doktoru, öğretmeni, okumuşu, okumamışı, zengini, fakiri…

ASK BOYU YASAM

Ankara'lı yazar Celal Hafifbilek'in okuduğum ilk kitabı. Kitabın içinde konusu aşk, sevgi, tutku ve yaşam sevinci olan şiir tadında bir çok öykü mevcut. Beni saran ve elimden bırakmadan okuduğum bu öykü kitabında sonra romanlarını da okumaya karar verdim. Yazar öykülerini anlatırken şiir dünyasından uzaklaşmadan, kahramanların ilginç hayatlarını kaleme almış. Tabii duygusallığın hep elinde tutmuş. Ben çok keyif alarak okudum, sizlerin de keyif alacağını düşünüyorum. Kitabın Arkasındaki Not: Sevgi, tutku, aşk ve yaşama sevincini anlattığı romanlarıyla geniş bir okuyucu kesiminin beğenisini kazanan Celal Hafifbilek, bu kez yeni öyküleriyle okur karşısına çıkıyor.Celal Hafifbilek'in öykülerinde sadece dolu dolu yaşanmış, sıradışı bir hayatın zenginliğini değil, aynı zamanda deneyimli bir romancının dağarcığından beslenen etkileyici aşk mesellerini bulmak da mümkün."Aşk Boyu Yaşam" adı altında topladığı duygusal, zarif ve derinlikli öykülerinde Hafifbilek okuru yaşamı…

Lan!

Antalya'da Yat Limanı'na indiğinizde karşınıza çıkan ördekler sizi bu tabelaya götürüyor. Onların bırakmış olduğundan şüpheleniyorum. Ne de olsa herkes kendine yakışanı yapar.

BÜYÜMENİN TÜRKÇE TARİHİ

Sevgili Serap'in tavsiyesi üzerine okuduğum bir kitap. Öncelikle teşekkürler Serap, sayende harika bir kitap keşfettim. Kitabın adında geçen “tarih” kelimesi sizi ürkütmesin (tarihi sevmeyenler özellikle). Bir tarih kitabı değil bu. Murathan MUNGAN’dan muhteşem bir seçki-deneme kitabı. Türk edebiyatından özenli seçilmiş 12 yazardan 12 hikâye ve bu hikâyelere ait 12 derleme mevcut. Murathan MUNGAN’ın seçtikleriyle oluşan yazarın bu son kitabında duygularınızı, düşüncelerinizi, bakış açınızı değiştiren öykülerle dolu. Aştan, vicdan azabından, affetmekten, özlemden, yoksulluktan bahseder çoğu hikâye. Kimi öykü içinizi ısıtırken, kimi öyküde gözyaşlarınızı tutamayacaksınız. Kimi öykü de ise çocukluğunuza gideceksiniz. Unuttuğunuz birçok anıyı hatırlatacak sizlere. Edebiyatımızı ve bizi büyüten öykülerden oluşan muhteşem bir dünya. Murathan MUNGAN ne yazarsa okurum diyen ben kesinlikle sizlere de okuyun diyorum. Pişman olmayacaksınız. Kitabın Arkasındaki Not:

Çocukluğumuzda ya da yeniyet…

Pazartesi Notları #69

Ne güzel 1 Nisan'dı ama... Hiç sözünü etmiyorsunuz. Kırılıyorum ama...Ekşi Sözlük’ün 1 Nisan şakası yüreğime iniyordu şerefsizim. Türkiye’de her şeyin artık sağdan sola olmasına mı bir tepkidir bilemedim ama gayet hoştu, şıktı. SSG, eline emeğine sağlık! Repleri görelim dostum. Oh yeah!Ne zaman televizyonu açsam karşıma çıkan program isimleri hep şu şekilde; “91. Dakika”, “Üçüncü Devre”, “13. Ay”, “53. Hafta”, “8. Gün”, “32. Gün”, 5. Periyot”… Yeter be, bu kadar mı zor adam gibi bir program adı bulmak. Yeter lan, takatim kalmadı billahi.Tempo bu ayki sayısında çok bi’ süper ek verdi. Nedir bu ek? Şudur; Hayatınızı Değiştirecek 50 Film. Alın, okuyun, hayatınız değişsin. Okuyarak değil tabii, izleyerek değiştirin hayatınızı.Fazıl Say’ın Deniz Anası’na yazdığı mektubu okudunuz değil mi? Bu ülkenin neden daha fazla aydına ihtiyaç duyduğunu gösterdi Fazıl Say.Bütün fındıklı çikolataya acayip tav oluyorum (Bkz: Tav olmak). İçi fındıktan geçilmiyor yahu! “Daha ne istiyorsun” dediğinizi d…