Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mart 1, 2009 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Adım Adım Microsoft Excel 2007

Adım Adım Microsoft Access 2007

Uygulama dosyaları ile birliktedir...
Microsoft Access
Microsoft Access, merkezi Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunan ve Bill Gates'in sahibi olduğu yazılım firması Microsoft tarafından Microsoft Windows işletim sistemi tabanında çalışmak üzere yazılan ve dağıtımı yapılan veri tabanı programı.

Veri tabanı programları arasında Access çok sonradan girmiş olmasına rağmen bu alanda önemli ölçüde başarı sağlayarak en çok kullanılan veri tabanı programlama dillerinden biri haline gelmiştir. Bunda, Access'in veri tabanına getirdiği farklı boyutun etkisi büyüktür.

Access'de veri tabanında bulunan nesnelerin bir çoğu sihirbazlar yardımıyla kolayca hazırlanabilir. Çoğu zaman hiç tasarım ortamına girmeden, sadece sihirbazlar kullanılarak veri tabanı dosyaları hazırlanabilir.

Access'in iki yüzü vardır. Bunlardan birinde hiç program kodu kullanmadan veri tabanı hazırlamak mümkündür. Bu ortamda hiç programcılık bilgisi olmayan biri programcılığı öğrenmesine gerek kalmadan kendi v…

A Time For Drunken Horses

Nazım Hikmet'in bilinen şiirlerinden birinde geçer... "Çocuklar öldürülmesin, şeker de yiyebilsinler" der büyük usta. Hiç kuşku yok ki bir savaştan en fazla hasar görenlerdir çocuklar. Tertemiz dünyalarına füzelerle girilir, hayallerinin yerini korku alır... Çocuk olduklarının bilincine parklarda varmaları gerekirken, oyuncak diye ellerine tutuşturulanlar hep bombalar ve mayınlar olur. Dünyanın öbür ucundaki çocuklar sevgilerini yollar onlara bombalar yardımı ile, ha bir de tebeşir. Tüm bu duyguları 2004 yapımı Kaplumbağalar da Uçar'da ustalıkla yansıtmıştı İranlı yönetmen Bahman Ghobadi. Bahsedeceğim film ise yönetmenin ikinci eseri olan ve aynı yaşanmışlıkları başka bir perspektiften yansıtan Sarhoş Atlar Zamanı.
İran-Irak sınırındayız... Tıpkı Turtles Can Fly'da olduğu gibi... Birtakım insanların tek geçim kaynaklarıdır kaçakçılık. Kar kış demeden, mayınlı arazilere gözleri kapalı giren bu insanlar Irak sınırından gizlice geçip mallarını satmaktan başka bir şey…

YUKARI MAHALLE

Yıllar önce üniversite 2.sınıfta okuduğum ve tadı damağımda kalan harika bir roman daha sizlere John Steinbeck’ten. İşi gücü olmayan, günlük kazanıp günlük yiyen, yarını düşünmeyen Dany ve arkadaşlarının hikayesidir bu kitap. Hayatları böyle devam ederken Dany’e iki ev miras kalır ve burada yaşamaya başlarlar. Bu düzenli hayattan sıkılmaya başlarlar bir süre sonra. Ve eski hayatlarını özlerler. Yazarın betimlemeleriyle ve espirili anlatım tarzıyla daha da unutulmaz bir roman olmuş. Çağdaş Amerikan Edebiyatından olan bu harika romanı herkese tavsiye diyorum.

Kitabın Arkasındaki Not:

Danny, yüzyıllar önce Kaliforniya’ya gelmiş İspanyol yerleşimcilerin neslinden bir paisano’dur. Arkadaşlığa paradan çok önem veren Danny, aniden bir mirasa konup iki eve birden sahip olunca, sokaktaki diğer arkadaşlarına kapılarını açar. Bu grubun özgürlük aşkı ve maddi dünyaya duydukları nefret, onları heyecanlı ve çoğu zaman komik maceralara sürükler. Ta ki, Danny, yeni yaşamındaki sorumluluklardan sıkılıp …

Dinlenmesi Gerekenler (44) - Through Her Eyes

She never really had a chance

on that fateful moonlit night

sacrificed without a fight

a victim of her circumstance



Now that I've become aware

and I've exposed this tragedy

A sadness grows inside of me

it all seems so unfair



I'm learning all about my life

by looking through her eyes



Just beyond the churchyard gates

where the grass is overgrown

I saw the writing on her stone

I felt like I would suffocate



In loving memory of our child

so innocent, eyes open wide

I felt so empty as I cried

like part of me had died



I'm learning all about my life

by looking through her eyes



And as her image

wandered through my head

I wept just like a baby

as I lay awake in bed



And I know what it's like

to lose someone you love

and this felt just the same



She wasn't given any choice

desperation stole her voice

I've been given so much more in life

I've got a son, I've got a wife



I had to suffer one last time

to grieve for her and say goodbye

relive the anguish of my past

to find out who I was at last



The do…

The Happening

Her geçen gün Ozon'da zorla açtığımız deliğin büyümesi için elimizden geleni yapmaya devam ediyoruz. Ormanları yakıyoruz... Baltaları elimize, uzun ipi belimize alıp ağaçları köklüyoruz. Hayvanları öldürüyoruz. Zaten yaşanmaz hale getirmeyi ısrarla başardığımız mavi gezegenimizi yok etmek için yapılabilecek ne varsa yapıyoruz yani? Peki bunun karşısında doğa ne yapıyor? Kesinlikle sessiz kalmıyor. Yıllar yılı bekledi tabiat ana... İnsanlıktan, insanoğlundan umudunu kesmedi. Fakat ihtiraslarının kurbanı olan bizler kesinlikle yanı başımızda bizimle birlikte nefes almaya çalışan doğanın sesine kulak kabartmadık. Hep kaçtık... En sonunda tabiat insanoğlundan intikamını almaya başladı. Çığlar gönderdi üzerlerine, sel felaketlerinin altında binlercesi boğuldu. Yanan ormanlar birer çıkmaz sokak oldu birçoklarına. Yeryüzü tek bir damla için başını göğe kaldırır oldu. Yağmadı, yağmaz da... Tabiat ve en akıllı varlık arasındaki savaş günden güne büyüdü. Kimin galip geleceğini tahmin etmek …

7 Fark?

"Lost Türkiye'de çekilse John Locke'yi kim oynar"'ın cevabıdır bu resim. Bir de Erol Evgin'in peruksuz resmini bulabilmek mümkün olsaydı...

CUMARTESİ

15 Şubat 2003 cumartesi günü sabah saat 05.00 de başlayan ve 16 Şubat 2003 pazar günü sabah saat 05.00 de sona eren bir roman bu. Aynı gün Londra’da büyük bir çoğunluk Irak’ın işgaline protesto için bir miting de düzenlemişlerdir. Romanın kahramanı 48 yaşındaki Henry Perowne Londra da beyin cerrahidir. Henry’nin o gün için planladığı işleri vardır fakat işleri planladığı gibi gitmez. 24 saati öyle güzel anlatmış ki İngiliz yazar, öyle güzel ayrıntılar yakalamış ki, ben hayran kaldım. Bu kadar çok ayrıntıdan hoşlanmayan kişiler bu kitaba sıcak bakmayacaklarına eminim. Onlara tavsiye etmem tabii. Ama ben bu kitapla bambaşka bir dünyaya girdim. 11 Eylül saldırısından sonra, birçok yazar bu konuya kaleme almıştır. Bence çoğu 11 Eylül romanlarından “Cumartesi” hepsini sollar. Zaten, 2005 yılında da James Tait Black Memorial Ödülü’ne layık görülmüştür. Bende, bu ödüllü olan harika kitabı aynı zamanda yazarın son romanı olan “Cumartesi” kitabını herkese kesinlikle tavsiye ediyorum.

Kitabın …

KİTAPLARIMIN LİSTESİ

Sevgili Serap arkadaşım, gözlerinin keskin olmadığını, kitap isimlerini göremediğini yazmış. Bir de eklemiş kitap isimlerini listeler misin demiş. Hemde çok büyük zevkle Serapcığım. Tüm kitaplarımı okuyarak burdan yorumlayacağım.

Evlerin isiklari bir bir yanarken - İclal Aydin
Demian - Hermann Hesse
Dert Yorumcucu - Jhumpa Lahiri
Küçüğe Bir Dondurma - Tuna Kiremitçi
Kestane Kıranında Kadınlar - Tahir Musa Ceylan
Sur Kenti Hikayeleri - Ali Ayçil
Gizliajans - Alper Canıgüz
Si Minör Ortaköy - Zihni Küçümen
Müsait Bir Yerde İnebilir Miyim? - Karin Karaşlı
Can Kırıkları - Karin Karaşlı
Marifetler - Ursula K. Le Guin
Parfümün Dansı - Tom Robbins
Kefaret - Ian McEwan
Vakıf Kurulurken - Asimov
Benim Küçük Dostlarım - Halide Nusret Zorlutuna


Bunlar da ogluma
Bir Seftaki Bin Seftali- Samed Behrengi
Kücük Kara Balik - Saned Behrengi
Püsküllü Deve - Samed Behrengi
Drama Serisi - Sorumluluk -Gökkusaği Dostlu

Pazartesi Notları #64

Tuna Kiremitçi'nin son kitabı Küçüğe Bir Dondurma bir hayli hoş olmuş. Giderek irtifa kaybeden Türk edebiyatında sivrilen ender isimlerden biri Tuna Kiremitçi. Ben bugün bunu öğrendim.NTV Tarih'ten sonra şimdi bir de NTV Bilim çıkmış. İncelemek lazım kanımca.Tribünde "Sabriiii, sana ettiğim bütün küfürler bana girsin" diye bağırdığımda ve etrafımdakiler sırıtarak suratıma baktığında skor tabelası 90'ıncı dakikayı işaret ediyordu.Çok büyük bir iş yaptım sanırım. Kolayı bıraktım. Umarım her pazartesi yeniden başlayan perhizlere dönmez benimkisi...Söz Fato'da adlı bir felaket vardı, hatırladınız mı? Bunun jeneriğinde Fatma Girik apartmanın bilmem kaçıncı katından aşağıya atlardı. Branda gerseler ben de atlarım yani, ne var bunda?Şebnem Şafer (Evet, Şafer) hanım kızımız iki yıl evvel demokratlığa adım attığı için Demokrat Parti'ye üye olduğunu söylemiş. Elinde raporla gezmeye benzemiyor tabii bu iş.Türk milleti kadar soru sormaktan korkan başka bir millet dah…