Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kasım 9, 2008 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Buluşmak Üzere

Diyelim yağmura tutuldun bir gün
bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek
Öbür yanda güneş kendi keyfinde
ne de olsa yaz yağmuru
pırıl pırıl düşüyor damlalar
Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
dar attın kendini karşı evin sundurmasına
İşte o evin kapısında bulacaksın beni

Diyelim için çekti bir sabah vakti
erkenceden denize gireyim dedin
kulaç attıkça sen
patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan
Ege denizi bu efendi, deniz
seslenmiyor
Derken bi' de dibe dalayım diyorsun
içine doğdu belki de
İşte çil çil koşuşan balıklar
lapinalar, gümüşler var ya
eylim eylim salınan yosunlar
Onların arasında bulacaksın beni

Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya
çakmak çakmak gözleri
meydan ya Taksim ya Beyazıt meydanı
herkes orada sen de oradasın
Herif bizden söz ediyor, bu ülkenin çocuklarından
"Yürüyelim arkadaşlar" diyor, "yürüyelim"
özgürlüğe mutluluğa doğru
"Her işin başında sevgi" diyor
Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili
Bi' de başını çeviriyorsun ki
yanında b…

Dinlenmesi Gerekenler (40) - Mavi Kuş

Mavi kuş her daim sarhoş
biraz da bize kızmış,
onun için hiç yüz vermiyor
Oysa güzel şarkıları vardı
yıldızlara ve denizlere
ama söylemiyor ki bizlere, susuyor
Suç işlemiş eller gibi
perondaki boş trenler gibi
ucu görülmeyen tüneller gibi
gel hiç üzülme
salına salına uç
Ben gelemem ama sen git biraz dolaş

Saksağanın şakası sandılar
muhabbet kuşları ve papağanlar
belki de arkadaşındırlar
kargalar gibi karaladılar
Kırlangıçlar ve serçeler
bize biraz yalan söylediler
Çok saftık
Zararsız küçük yalanlar gibi
yağmurdan kaçanlar gibi
bütün vapurları kaçıranlar gibi
gel hiç üzülme
salına salına uç
Ben gelemem ama sen git biraz dolaş

Mavi kuş sanki bir düş
kaşla göz arasında
geceyle gündüz ortasında
Sokaklar bile sokaklara kesişir
gölgeler ki güneşe bağlı
biz ikimiz de öyleyiz ama bilmeyiz
Ağıramamış aydınlıklar gibi
kireç tutmuş çaydanlıklar gibi
hiç sevişmemiş insancıklar gibi
gel hiç üzülme
salına salına uç
Ben gelemem ama sen git biraz dolaş

Mavi kuş her daim sarhoş
biraz da bize kızmış...

Bülent ORTAÇGİL

Shichinin No Samurai

Clint Eastwood, John Wayne, Lee van Cleef, Sergio Leone... The Good, The Bad and The Ugly, For A Few Dollars More, My Name Is Nobody, Sabata, A Fistful of Dollars... Hepsi ve aklıma gelmeyen birçoğu eşittir Amerikan Western sineması... Tüm bildiklerinizi unutun kovboy filmleri hakkında. Menşei Hollywood sayılan Western filmlerin atası ile sinemaya pek çok yeni teknik kazandıran film ile tanışma vaktidir şimdi.
Japonya'nın dünya sinemasına kazandırdığı bir değer Akira Kurosawa... Ran, Kagemusha, Ikiru, Yojimbo, Rashomon, Runaway Train gibi efsanevi yapımları şöyle dursun, Kurosawa'yı Kurosawa yapan film hakkında birkaç kelamım olacak. Film afişte de gördüğünüz üzere; Seven Samurai. Sadece sanatsal açıdan başarılı bir film değil Yedi Samuray. Dünya sinemasına birçok miras bırakan, izleri hâlâ günümüz sinemasında ısrarla takip edilen bir yapım. Peki nedir 1954 yılının bir ürünü olan, üzerinden yarım yüzyıldan fazla zaman geçmesine rağmen modası bir türlü eksilmeyen Yedi Samuray…

Creativity (24)

YAŞAMAK, SEVMEK VE ÖĞRENMEK

Her gün, kendi kendime, tüm yaşam sorunlarımı aynı anda çözmeye çalışmayacağıma ve sizden de bunu yapmanızı beklemeyeceğime söz vereceğim.

Her güne, kendim, siz ve içinde yaşadığım dünyaya ilişkin yeni şeyler öğrenmeye çalışarak başlayacağım. Böylece herşeyi yenidoğmuş gibi duyumsayacağım.

Her güne, birbirimizi daha iyi tanıyabilmemiz için, size üzüntümün yanısıra sevincimi de iletmeyi düşünerek başlayacağım.

Her güne, her ikimizin de yüzlerce farklı biçimde gelişip değiştiğimizi anımsayarak, sizi can kulağıyla dinleyip görüş açınızı öğrenmeye çalışmayı ve kendi görüş açımı sizi en az korkutacak biçimde aktarma yolunu bulmayı kendime anımsatarak başlayacağım.

Her güne, bir insan olduğumu ve ben kusursuz oluncaya deksizin kusursuz olmanızı istemeyeceğimi kendime anımsatarak başlayacağım.

Her güne, dünyamızdaki güzellikleri daha çok fark etmeye çalışarak başlayacağım.

Her güne, ellerimi uzatıp sevecenlikle size dokunmayı kendime anımsatarak başlayacağım. Çünkü sizi duyumsamaktan yoksun kalm…

"Aldım Tüm Yetkimi"

"Birbirimizi çok sevmiştik ama insanlar aramızdaki ilahi aşkı kıskandı. O da bendeki üstün yetenekleri görünce kıskanmaya başladı. ... Halbuki ondaki o zevkin, o aşkın tek iksiri bendim. Ben onun yanında olduğum için olduğu yere erişebildi. Bu ilahi aşkı çekersem, havada kalan bir taş gibi doğrudan yere düşecekti. Tahmin ettiğim şey oldu. Şu an yerde! Onunla asla konuşmayacağım. O da halk gibi sadece beni televizyondan izleyebilecek. Ondan tüm yetkimi aldım."(Ajdar ANIK)

Blog yazarının kişisel notu, ya da onun gibi bir şey: Şimdi bu adam bir gün sokakta bana rastgelse, güvercin adımlarla yaklaşsam, ensesine bir tane patlatsam en okkalısından... Başka bir şey istemiyorum Tanrım! Ne olur çok görme bunu bana.

Biz Bu Filmi Daha Önce Zilyon Kere Gördük!

Başlığın hayvanca uzun olmasını bu konudaki yetersizliğime verin. Önemli olan boyu değil içeriği zaten :) Her neyse, dün Cem Yılmaz'ın 5 Aralık'ta vizyona girecek olan yeni filmi A.R.O.G.'un son fragmanı yayınlandı. İzlerken güldüm, evet. Lâkin "Dur şimdi, ben bunu bir yerlerden çıkaracağım" demeyi de ihmal etmedim. Yamulmamışım! İşte önce A.R.O.G.'un yayınlanan son fragmanı ve akabinde Nike'nin bir hayli eski reklamı...

Bir A.R.O.G. reklamı;

A.R.O.G - Teaser 5 - The Game - The funniest movie is here. Find it

Bir Nike reklamı;

Nike Devil Comercial! - Click here for another funny movie.

Kadıköy

Kadıköy, martı seslerinin en huzurlu yansımasıdır.
Kadıköy, rıhtımda korkuluklara yaslanıp izlemektir koca şehrin hengamesini.
Kadıköy, sarının yanına kırmızının gelmediği yerdir.
Buna rağmen güzeldir Kadıköy.
Kadıköy, balık pazarıdır, Kadıköy Bahariye'dir...
Kadıköy, solcudur.
Kadıköy, Khalkedon'dur.
Kadıköy, dünyanın en büyük kütüphanesidir.
Köydür aynı zamanda, en büyüğünden...
Kadıköy, Mario Levi'nin İstanbul'udur.
Kadıköy, Boğa'nın buluşma yeri yapıldığı yerdir.
Kadıköy güzeldir.
Yağmurla daha bir güzeldir.

Büyük Filmlerden Büyük Replikler - Volume 53

"If you and I were to die in a plane crash it wouldn't matter, because our souls would keep on going and we would love each other from place to place - because it is infinity."(Arizona Dream - Johnny Depp)

KÜÇÜK PRENS

Dünya Çocuk Klasikleri Dizisinden bir roman. Aslında bir çocuk kitabı ama kesinlikle yetişkinlerinde okuması gereken bir roman “Küçük Prens”. Bir çocuğun gözünden büyüklerin dünyasını anlatmaktadır. Hayatınız etkileyecek, değişik bir anlatımı olan güzel bir kitap. Bana tavsiye eden arkadaşım tam 15 kez okumuş bu kitabı. Kendisi zaten Türkçe öğretmenidir. Bence de bu kitabı bir kez okumak kesinlikle yeterli olmaz. Kitapta, Sahra Çölüne düşen bir pilotun Küçük Prens ile karşılaşması ile başlayan diyaloglar yer almaktadır. Bu diyaloglar arasında ise, büyüklerin yanlışları, hataları ile zaman zaman alaya almaktadır. Atatürk’ü bir diktatör olarak tanıtan satırlar yüzünden sansüre uğradı ve Türk okuyucular bu kitabı sansürlü okudu. 2005 yılında ilköğretim öğrencilerine önerilmek üzere hazırlanmış olan 100 Temel Eser arasından çıkarıldı. Çok sevilen ve okunan bu kitabın yazarı, bu kitabı yazdıktan 6 yıl sonra (yani 1949 yılında) “Küçük Prens” isimli uçağıyla kaybolur ve kendisinden bir daha…

10 KASIM

"Benim nacizane vücudum, elbet bir gün toprakolacaktır. Ama Türkiye Cumhuriyet'i ilelebet payidar kalacaktır."

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Gülmek...

...çok zor şu günlerde!
Yok mu ağzımın kulaklarıma varmasına vesile olacak biri?

10 Kasım

"Türk milleti, Atatürk'ü Allah'a borçlusun, diğer her şeyi de Atatürk'e..."

Pazartesi Notları #51

Öncelikle şöyle bir haber var; böyle. Bu haber kimler tarafından, nasıl bir zihniyetle yönetildiğimizin en basit resmidir. Hiç başka işimiz gücümüz yok. Herkes gidiyor Mersin’e, biz gidiyoruz tersine. Budur yani!Devlet bizim ahlak bekçiliğimizi yapmaya devam ediyor. İnternet denen şeytan icadından olumsuz yönde etkilenmememiz için çok yakın bir gelecekte “internet mahkemeleri” kurulacakmış. Sanık; Kültür Sepeti... Ahuahuahuahua...Şimdi rüyalarımızın birçoğunu hatırlamayız. Sadece uyanmamıza yakın olanları hafızamızda yer eder. Belki de dejavu dedikleri bizim bu hatırlayamadığımız rüyalarımızdır. Olamaz mı, olabilir!Evet, rüyalarımızın birçoğunu hatırlayamıyoruz. Öyle emredilmiş... Bir de bazı sabahlar kalktığımızda yatağın desenleri olduğu gibi bedenimize, elimize, kolumuza geçmiş olur. Acaba rüyalarımızda yatağımızla kavga falan mı ediyoruz ya da ne yapıyoruz ki?“When you walk through a storm
hold your head up high
and don’t be afraid of the dark
at the end of the storm is a golden sky
a…