Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ekim 19, 2008 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Blogger is Banned in Turkey!

If you reached this blog with normal ways, and you don’t see any warning, then you are not from Turkey. You may be from anywhere on earth except Turkey. Because in Turkey, we cannot reach Blogger with normal ways. If we try it, we see the warning on the link below. For the ones who don’t know Turkish, I’ll try to explain it now. As I said shortly before, a warning is appeared on the mainpage when you try to reach Blogger in Turkey. This warning says “Access to this website has been suspended by court order”... As you know, even YouTube is out of reach in our country. Blogger just became the second curtain of this foolish drama. I began to ask myself “What kind of country I’m living in?” On the other hand, the funnier thing is that we don’t have any explanation about the situation. Perhaps we should call it “cover” instead of “explanation”. Now, I am afraid that Google is next in the queue of prohibition.

http://img110.imageshack.us/my.php?image=58271863lo0.jpg

EMİN MİSİN?

Yağmurun birgün dinmeyeceğinden, hiç bitmez görünen yaşam ırmağının bir gün kurumayacağından, seni alıp diyardan diyara gezdiren rüzgarın duruvermeyeceğinden emin misin?

Hep atan yüreğinin duruvermeyeceğinden, gören gözünün hep göreceğinden, duyan kulağının hep duyacağından emin misin?
"Ben olmazsam olmaz" dediğin işlerin hiç bir zaman sensiz yapılamayacağından, sen olmazsan dünyanın duruvereceğinden, seslendiğinde titrettiğini sandığın şu dağların hep emrinde olacağından emin misin?
Sana uzanan ellerin hep yanında olacağından, yüreğini verdiklerinin birgün sırtlarını dönüp gitmeyeceğinden emin misin?
Boynuzsuz koyunun, boynuzlu koyundan hakkını alacağı günde; balıklardan kuşlara, ağaçlardan güneşe, üzerindeki mesajları okuyup anlamadığın yaratılmışların senden şikayetçi olmayacağından emin misin?
Karanlığın içinde kaybolup giden çığlıkları duyabildiğinden, yüreğindeki ışıktanbaşkalarına da verebildiğinden emin misin?
Güzel bir yaşam yaşadığından, yapabileceğin herşeyi yaptığından…

DİNLİYORUM

Bu aralar çok sevdiğim "Yeni Türkü" grubunun 1988 yılında çıkarmış olduğu "Yeşilmişik" albümünü dinliyorum. O kadar güzel, o kadar içli ki.... Canım kocamla tanıştığımız günlerde araba dinlediğimiz tek albüm buydu. Bendeki yeri çok ayrı ve çok özel.


MASUMİYET MÜZESİ

Sabırsızlıkla, heyecanla, merakla beklediğim kitabıma sonunda kavuştum ve yedim bitirdim, yuttum. Beni tanıyanlar bilirler “son çıkanlar”ı okumayı sevmediğimi. Ama “benim” yazarlarımda bu kural delinir. Ve mutlaka o kitabın ilk baskısının elimde olması için çaba harcarım. Saplantı işte J

“Masumiyet Müzesi”…. Kitabın çıkması o kadar az zaman olmasına rağmen o kadar çok şey yazılıp çizildi ki, olumlu olumsuz. Gerçi kitap piyasa çıkmadan başladı eleştiriler. Elimden geldiğince tüm yazıları takip etmeye çalıştım. Kaçırdıklarımı ise dostlarım bana haber verdiler, sağolsunlar. Bu kadar yazılanlardan anladım ki; Orhan Pamuk’u sevenler gerçekten çok seviyor, sevmeyenler ise gerçekten nefret ediyor ve yazar ağzı ile kuş tutsa sevmeyecekler. Ne kadar üzücüdür ki, bu sevmeyenler da bu yazarın romanlarını okumazlar ve bu muhteşem roman okuma ve zevkinden mahrum olurlar.

Kitabın ruhuma bıraktığı etkiler hala devam etmekte; romanın kahramanlarıyla birlikte yaşıyorum hala. Öyle benimsemişim ve öyle iç…

Alsagskdealrgsj

Karikatür:Erdil YAŞAROĞLU

"Adres Madres Yok Kardeşim"

Hayır, bu fotoğrafı ben çekmediğim gibi herhangi bir photoshop harikası da değil. İnternetteki haber sitelerinden birinde yer alan "Güler misin ağlar mısın" ya da "Burası Türkiye" mottolu haberlerden biri. Varın hangisi olduğunu siz seçin. Efendim olayın aslı şöyle... Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde yaşayan Kafur Ordu'ya abonesi olduğu GSM şirketinden gelen faturadır bu. PTT görevlisi Kafur beyi tanıyormuş olacak ki fatura geri gönderilmemiş. Nasıl bir memlekette yaşıyoruz, ben anlayamıyorum ki!

KALDIRIMLAR

Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında; Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum. Yolumun karanlığa saplanan noktasında, Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.
Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık; Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar. İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık; Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.
İçimde damla damla bir korku birikiyor; Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler... Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor; Gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi evler.
Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi; Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır. Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi; Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.
Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta; Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum! Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta; Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!
Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin; İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler. Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin; Yolumun zafer tâkı, gölgeden taş kemerler.
Ne sabahı göreyim, …

ULUSLARARASI ARKADAŞLIK ÖDÜLÜ

Canım arkadaşım Nilay (Duru Tarifler) beni mimlemiş. Ve bu çok özel bir ödül olan "Uluslararası Arkadaşlık Ödülü"nü bana layık görnüş, bana göndermiş. Kendimi çok özel ve mutlu hissettim. Çok teşekkürler canım arkadaşım. Bende bu ödülü Bir Dilim Sohbet, Uçan Martı ve Gamzeli Anne'ye göndermek istiyorum.


Pazartesi Notları #48

Şimdi efendim Amerika’nın Nebraska eyaletinde amcanın biri – ki bu amca eyalet senatörü oluyor – dünyadaki milyonlarca insanın dehşet içinde yaşadığını, yangınlar ve ölümlerin yaşamı mahvettiğini söyleyip, bunun sorumlusu olarak da Tanrı’yı göstermiş. Bununla kalsa iyi... Amcam Tanrı’yı dava etmiş. Olayın çok daha komik olan tarafı ise mahkemenin “Davalının ikâmetgâh adresinin bulunmadığı” gerekçesiyle davayı reddetmesi olmuş. Komik olaylar her zaman Türkiye’de yaşanmıyormuş, size bugün bunu kanıtladım. Çok haksızlık etmeyelim bence ülkemiz insanına, değil mi? Evet!Magnum Infinity’in antep fıstıklısı çıkmış. Şöyle söyleyeyim, çok da iddialı olacak ama, piyasadaki en iyi antep fıstıklı çikolata olmakta kendisi. Fiyatına rağmen günde en az 2 tane aşırmadan duramıyorum.Tahran'da geçtiğimiz hafta Guinness'e girebilmek için büyük efor sarfedildi. Daha doğru bir tabirle girememek için büyük bir uğraş verildi. Birtakım insanlar dünyanın en büyük sandviçini yapmakla uğraşırken, sandvi…