Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Eylül 21, 2008 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Google Analytics

Bir süredir, ki bu sürenin başlangıcı ağustos ayının ilk haftasına tekabül eder, Kültür Sepeti'nin ziyaretçi grafiğini Google'nin süper hizmeti Google Analytics sayesinde buluyorum, hesaplıyorum, görüyorum, her bir şeyi yapıyorum.

"Nedir bu Google Analytics" derseniz bilmediğiniz için ayıplanmazsınız :) En basit tabirle Google'nin bu hizmeti sayesinde sitenize/blogunuza erişen tüm ziyaretçiler hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olabiliyorsunuz. Bu özelliğin yanında altbaşlıklar da son derece işinize yarıyor. Örneğin; insanların sitenize/blogunuza hangi yolla eriştiğini öğrenebiliyorsunuz ki bence Analytics'in en çekici yanı bu. Bunun dışında ziyaretçi sadakatini ölçebiliyorsunuz. Bir takipçiniz "Her gün 100 defa blogunu/siteni ziyaret etmeden duramıyorum" diyorsa eğer, bunu kanıtlamak için başvurabileceğiniz ilk adres Analytics olmalı.

Kültür Sepeti'nin istatistiklerine bakınca son derece eğlendirici, bir o kadar komik ve ilginç verilere ulaştım. Eve…

grafik tasarım meslek olunca...

Aslında içinden kolay çıkılabilecek olgu değil ama düşünmeden de edemiyor insan.Grafik tasarım bir sanat değil mi?Şüphesiz öyle.Üstelik kullanıma ve malzemeye bağımlı mimari gibi,sınırsız bir dışavurumu değil , ölçülü ve kulanılır ürün vermeyi zorunlu kılan bir sanat.
Mesleğini seven pek çok grafiker gibi ben de bir tasarıma başladığımda genellikle kendimi vererek "güzel" estetik ve orijinal bir çalışma ortaya koymaktan haz duyuyorum.Hatta bundn çoğu zaman kendimizi alamadığımızı söylesek doğru olur.Bazen dar vakit içerisinde günlerin ilhamına sığabilecek bir harika çıkabiliyor.Ama çoğu zaman sipariş, zaman, müşteri talepleri çetesine karşı, zavallı sanatla bir olup kavgaya tutuşuyorsunuz.
Grafikerlik mesleğinizse, sizi sipariş üzerine "çabuk çabuk" sanat üretmek durumunda bırakıyorlar demektir."Durun ilham gelsin "deme şansınız var mı?Buna rağmen güzel şeyler ortaya çıkıyor.Zaman zaman beğenilmeyen, hatta geriye dönüp baktığınızda kendinizin de pek ho…

Sineterapi Nedir?

Sinemanın insan üzerinde yarattığı korku, heyecan, öfke, sevinç, coşku ve aşk gibi duyguların işlenmesine, analizine ve olumlu modelleme temellerine danan bir yöntemdir sinema terapisi. Bu yöntemle duyguların artan şiddetini terapilerimizde itici ekstra bir güç olarak kullanırız.

Filmde işlenen konu ve karakterler üzerinden analizler yapılıp danışanlarımızın doğrudan yaşadıkları sorunla alakalandırırız. Hikayeler ve metaforlar üzerinden yapılan psikoterapiler için etkili bir araçtır sine-terapi. Sinema, hikaye ve metaforlar anlamında geniş bir kaynak gibidir. Sanki gerçek yaşamın tamamı damıtılarak sinemada sunulur bizlere. İnsana dair ne varsa sinemada bulmak mümkündür. Bu zenginlik görsel ve işitsel yönü ile insan üzerinde derin etkiler ve duygusal dalgalanmalar yaratır. Amacımız sinemanın insan üzerinde yarattığı duygusal esinti ile yelkenlerimizi doldurup psikoterapi yolculuğunda daha hızlı yol almaktır.

Ayrıca danışanlarımızın film üzerine yaptıkları konuşmalar, anali…

SİNEMATERAPİ - MATRIX

İnsan eli ile üretilen, ortaya koyulan eserin her birinin psikolojik açıdan analiz değerleri yüksektir. İnsan ortaya koyduğu, ürettiği her eserde bilerek yada bilmeyerek kendini iç dünyasını, yaşadığı dünyayı, yaşamı – ölümü ve yeniden doğuşu anlatır. Bu anlatılar sözel anlatımdan başlayıp, tiyatroya son olarak da gelişen görsel ve işitsel efektlerle ile beyaz perdeye kadar değişik yollardan nesilden nesile aktarılır. Masallar hikayeler anlatıldığı yere ve zamana göre değişiklikler gösterseler de, temelde anlatılan hikayelerin özünde, hep aynı düşünsel simgelerin ve konuların işlendiğini görürüz. Bugün sinemada da bunu yaşıyoruz. GERÇEK Mİ DÜŞ , DÜŞ MÜ GERÇEK? Varoluşumuz kadar eski olan bu soru Matrix filmiyle yine gündeme geldi.

İlkçağ filozoflarından platon idealar sistemi diye bir düşünce atmıştır ortaya. Bu düşünceye göre 5 duyu ile algıladığımız nesneler gerçek değil, gerçeğin birer yansıması olan gölgelerdir. Gerçeğe ulaşmak için akıl yürütmemiz gerekir. Platon bu düşünceyi yakl…

HÜCUM TERAPİSİ

Uygulanan yoğun bir terapi programıdır. İnsana hasta ve hastalık perspektifinde değil, gelişen ve hızla değişen değerler karmaşası içerisinde kaybolmuş ve kendi yolunu arayan, boşlukta bir varlık olarak yaklaşırız. Bunun için onunla birlikte girdiğimiz bu yolculuğu tedavi değil ruhsal, duygusal bir eğitim ve gelişim süreci olduğunu aklımızdan çıkarmayız. Bu süreçte hedefimiz ise bildiklerimizi danışanlarımıza öğreterek, onların uygulamalı bir biçimde psikolojik analiz yapabilme ve empati-sempati kurabilme yeteneklerini artırmaktır. Böylece birey kendi ile, etrafını kuşatan nesneler ile veya diğer insanlarla derinlemesine tatmin edici ilişkiler yaşayabilir. Bu yüzdendir ki sadece ruhsal sorunu olan arkadaşların değil yaşamında ve ilişkilerinde kaliteyi arttırmak ve daha görerek hissederek yaşamak isteyen herkesin böyle bir süreçten geçmesi, gerektiğine inanıyoruz. Böyle bir sürecin bu arkadaşlara iş, aile, okul ve özel ilişkilerinde belirgin bir kalite artışını sağlayacağını düşünüyor…

KAVİM

Türkiye'de polisiye roman türünde yazı yazan ilk yazar Ahmet Ümit’tir. Kitabın konusuna gelince; cinayet işlenen yerde kutsal kitaplardan işaretler bırakan bir katili anlatıyor. Dinsel araştırmalara dayanarak çalışılmış, bir Türk yazarından çok güzel ve sürükleyici bir polisiye roman. Harika bir kurguyla, insanı sıkmadan devam eden bu polisiye romanda karakterler çok güzel tasvir edilmiş. Ayrıca bilmeden Hıristiyanlık ve Süryanilik hakkında da bilgilere sahip oluyorsunuz. Keyifle, sıkılmadan okuyacağınızı umduğum bu kitabı herkese tavsiye ediyorum.
Kitabın Arkasındaki Not:Kabzasında bir haç olan bıçakla öldürülmüş bir adam... Üstelik yanı başında bir Kutsal Kitap açık bırakılmış, satırlardan birinin altı adamın kanıyla çizilmiş ve kitabın kenarına bir azizin adı düşülmüş... Kavim'de olaylar böyle başlıyor işte. Komiser Nevzat, yardımcısı Ali ve Zeynep de olayı çözmek için hemen harekete geçiyorlar. Ahmet Ümit'in beklenen yeni romanında gizemli olaylar çerçevesinde işlenen c…

Bilim ve Teknik dergisi Eylül 2008 sayısı

# Geleceğin Arabaları Yarıştı
# Bilim ve Teknoloji Haberleri
# Nerede Ne Var?
# Teknoloji Adımları
# Dünya Güncesi
# 11. Ulusal Gökyüzü Gözlem Şenliği
# Beyaz Uzayda Kavga
# 1 Ağustos 2008 Tam Güneş Tutulması
# Gezegenler Korosu
# Yaşamın Kıyısında Dolaşmak
# Yeni Güneş Enerjisi Teknolojileri
# Dünyanın En Hafif Katısı: Aerojel
# Paralimpik Oyunlar
# Genetiği Değiştirilmiş İnsan
# 2008 Uluslararası Yer Yılı: Yeraltı Suları
# HDR Fotoğraf
# Çölleşme, İç Anadolu ve Türkiye
# Türkiye Doğası
# Yeşil Teknik
# Bilim Tarihinde Bu Ay
# İnsan ve Sağlık
# Gökyüzü
# Yayın Dünyası
# Kendimiz Yapalım
# Zeka Oyunları
# Matematik Kulesi
# İçbükey Yansımalar
linkler:
http://rapidshare.com/files/147121845/Bilim_ve_Teknik_Eyluel_2008_ARUHA.rar.html