Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Eylül 14, 2008 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

KÜÇÜK MUTLULUKLAR

Küçük derelerdir büyük nehirleri oluşturan
Küçük mutluluklar, küçük, küçücük derelerdir
Büyük nehri ararken üzerinden atladığın
Arkana dönüp de bakmadığın
Küçük mutluluklar,
Çıtır çıtır Kızılay simididir, çayın yanında
Aniden karşına çıkan şarkı
Kar yağdığında tatil olan okul
Başarılı bir rejimin birinci günü
sokakta sevebildiğin kedi
Yürüyen güvercinin kafası
Tenekedeki fesleğen
Kurumuş çamaşırlar belki bir kış ikindisi
Geri gelen elektrik
Babanın hikayeleri
Annenin yemeği
Tamir ettiğin bir alet
Yeşil tişörtün yatarken giydiğin
Bir dostun başarısı, neler çektiğini bildiğin
Elini sımsıkı tutan minik el
Dudağında ıslık, yürüdüğün yol
Birden çıkıverdiğin yolculuk
Sana açılan kapılar
Sana kapıyı açanlar
Hoş gelenler
Hoş buldukların
Yanlız kalabilmek dileğiyle
Kavuşabilmek, özlediğinde
.........
.........
Gerisini ve milyonlarca satırı boş bırakıyoruz
Kendi küçük mutluluklarınızı yazmanız
Ve bundan daküçücük bir mutluluk duymanız dileğiyle....

YALÇIN ERGİN

BİR GÜN TEK BAŞINA

Vedat Türkali’den muhteşem bir roman. Romanı okuyup da kütüphanemdeki yerini aldıktan sonra uzun süre elime başka bir kitap alamadım. Bende yarattığı etkiyi anlatmak kelimelere sığmaz. Okurken inanılmaz keyif aldım. Yazar, öyle güzel kaleme almış ki bu satırları, her şey yerli yerine oturmuştu, karakterlerin ruhani durumlarını çok iyi değerlendirip yazmış. Güçlü, sağlam karakterleriyle unutulmayacak bir eser. Konusuna gelince, 1960 devrim günleri, neredeyse her gün ayaklanan öğrenciler. Bu öğrencilerden felsefe okuyan Günsel, komünist partisine girmesiyle suçlanan, eski solculardan, öğretmenlikten istifa edip kitapçılık yapan, evli bir kız babası ama mutsuz olan Kenan. Bir akşam meyhanede karşılaşmaları ve aralarında başlayan müthiş bir aşkın öyküsü. Tarih-siyaset-aşk. Bu üç unsuru kapsayan romanın kalın olması sizi sakın korkutmasın, okumuyorsunuz da adeta yaşıyorsunuz. Vedat Türkali’nin okuduğum bu ilk kitabını kesinlikle herkese tavsiye ediyorum.
Kitabın Arkasındaki Not:

27 Mayıs 196…

HERŞEY SENDE GİZLİ

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif.. Kalbinin attığı kadar canlısın Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç... Sevdiklerin kadar iyisin Nefret ettiklerin kadar kötü.. Ne renk olursa olsun kaşın gözün Karşındakinin gördüğüdür rengin.. Yaşadıklarını kar sayma: Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;
Ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün.. Gülebildiğin kadar mutlusun Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin. Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın Bir gün yalan söyleyeceksen eğer Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat! İşte budur yaşamak bunu hatırl…

SHAKESPEARE'DEN

Başlangıçta bebekti;
Bakıcısının kolları arasında miyavlar gibi ağlar ve kusardı. Sonra sürekli sızlanan bir okul çocuğu oldu; El çantası, sabahları parıldayan yüzüyle ve okula gitmeye isteksiz halleriyle. Daha sonra aşık oldu; Söylediği hüzün dolu halk şarkılarıyla bir fırın gibi kızgın yanık ah eder ve sevgilisinin kaşlarını çatmasına neden olurdu. Sonra askere gitti.; Bir tuhaf yeminler etmiş, sakalı zırh gibi uzamış, Onur kazanma yolunda kıskanç, kavgada eli çabuk, Hava kabarcıklarına benzeyen ünü arayıp durdu, Bir savaş topu namlusunun ucunda olsa bile. Ve sonra yargıç oldu; Kocaman yuvarlak karnı semizleşmesi için kısırlaştırılmış horozlarınki gibiydi; Kaşları çatık, sakalı resmi biçimde kesik. Sözleri bir yığın bilgece atasözü ve çağdaş örneklerle doluydu. Böylece rolünü oynadı. Altıncı yaş çağı gelip çatınca Dar paçalı pantolon ve terlikler giyindi, Burnunun üzerindeki gözlük, gözlerinin altında keseler vardı artık. Bir zamanlar dünyaya hükmeden o kocaman erkeklik organı küçüldü, düğme kadar kaldı. Er…

youtube izlemek için

Youtube izlemek için program indirmenize, kurmaya uğraşmanıza, bilgisayarınıza trojan ,virüs bulaştırmanıza gerek yok.Bazı fonksiyonlardan faydalanamadığınız aracı (proxy) siteleri üzerinden girip de reklamlara katlanmanıza da gerek yok.İhtiyacınız olan fonksiyonlar kendi bilgisayarınızda zaten var.Sadece basit bir kaç ayar yapmanız lazım, o kadar..




Önce BAŞLAT menüsünden AYARLAR 'a giriyoruz ve orada AĞ BAĞLANTILARI 'nı seçiyoruz.Resimde de gördüğünüz gibi internet bağlantı simgemize sağ tıklıyoruz.Ve açılan pencereden ÖZELLİKLER'e giriyoruz.




Burada bir liste var.En altta "İnternet İletişim Kuralları.." yazan yeri seçip ÖZELLİKLER' e giriyoruz.




Bu kısımda DNS ADRESİNİ OTOMATİK ALMA seçeneğini değil de diğer seçeneği işaretliyor ve resimde görüldüğü gibi ilk satıra 4.2.2.0 ikinci satıra 4.2.2.1 giriyoruz ve "tamam" diyip açık pencereleri kapatıyoruz.
İnternet tarayıcınızı açıksa kapatıp tekrar açın..Artık youtube 'a normal yoldan girebilirsiniz.B…