Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ağustos 24, 2008 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Creativity (21)

Che bunu görse ne derdi?

Why So Lâik?

FOTOĞRAF:bobiler.örg

Sonra Birgün

I.

(Önce çocuklar ağlar)

Ansızın bir yıldız kayar
ve dilek tutar çocuklar
-Babam sızmasın artık
-Uçurtmam bulutlara takılmasın
-Kırmızı pabuçlarım olsun
ve annem bulutlar gibi ağlamasın.
Ansızın bir yıldız kayar
ve ağlar çocuklar.
Dilekleri tutuklanmıştır
gözleri mahmur,
elleri yorgun,
düşleri sürgün kalmıştır.
Ne inatçıdır yaşamak için çocuk,
ne de yaşat-maktadır inatçılığını.
Kağıttan gemileri batar birgün,
masalları kahramansız kalır.
Çünkü büyüsü bozulmuştur düşlerin ağlayınca
ve yollar düş olmuştur gülümserken atlıkarınca.

Gülmek sana bahşedilmedi
gülmüyorsun çocuk
ve keşfedilmedi uslanmak
uslanmıyorsun.
Gitmek hâlâ ‘döneceğim’ demekse
ve hâlâ oyun bozan çocuksa en güzel çocuk,
oyunu giderken bozuyorum
kızıyorsun.
Çünkü, ne büyümesini istedim kuzuların
ne gökyüzünün ıslanmasını
yani ağlamasını çocukların

Oysa yaşamak beyhude yolculuktur.
anladım ki, bir çocuk ağladıkça çocuktur.

II.

(Birgün anneler bekler)

Birgün büyüdüm sanır çocuk
kuşanmadan gökkuşağını
seyretmeden kırlangıcı
siste yorgun yolcudur
s…

HİKAYE

Her şey bir gece içinde oldu
Sabahleyin her şey tamamdı. Bu gördüğünüz gökyüzü İlk defa gelip yerini aldı Gökyüzünün gelmesiyleydi Dünyada büyük bir değişiklik oldu Mesela, ovalar daha o gün Yalnızlıklarını unutuverdiler Bu şimdi elsiz ayaksız gibi duran gece O zaman ağaca yürüyen bir su gibi geliyordu Gökyüzünün hemen arkasındandı Denizleri gördük Baktım bir kuş ilk defa keyifli keyifli Baktım uçuyordu Akşama doğruydu Bitkilerle, hayvanlarla merhabalaştık Her şey yaşamaya hazırlanıyordu Her şey gelir gelmez hayatlarını
Himalaya'lar, Ant'lar, Erciyeş'ler Bir daha kımıldamamak üzere yerleşiyorlardı Herkes aklından geçirdiği kadar bir yeri Dünyada kolayca bulmuştu Gökyüzünde, yerde Her ağacın, her taşın bir yeri vardı Hatırlarım küçük kirli bir bulut Durmuş olup bitenleri seyrediyordu Dünyaya niçin bu kadar geç geldiğini Elinde olsa tutup soracaktı Şimdi bu geceyi, bu yıldızları fevkalade buluyorsunuz ama Bu hiç de kolay olmadı En başta, başı boş atlar gibiydi nehirler Bu şi…

MASUMİYET MÜZESİ

Sabırsızlıkla beklediğim, benim için çok özel olan Orhan Pamuk'un son kitabı "Masumiyet Müzesi" bugün rafları süslemeye başladı. En kısa zamanda satın alıp, okuyacağım ve yorumu yine burda sizlerle paylaşacağım. Bence muhteşem bir yazar, muhteşem bir sanatçı. Okurken çok keyif aldığım yazarlardan biri. "Masumiyet Müzesi"ni elime almak ve okumak için sabırsızlanıyorum ve çok heyecanlanıyorum.

Konuk Yazar

1 senedir bu blogda yazıyorum. Başlangıçtaki amacım sadece sinema hakkında bir şeyler karalamaktı. Yazdıklarımın çok fazla edebi bir yönü olmasını amaç olarak bellememiştim. Sadece beğendiğim/beğenmediğim filmler, oyuncular, yönetmenler hakkında bilgilendirici nitelikte yazılar olacaktı bunlar. Yola koyulduktan çok kısa bir süre sonra farklı konseptlerin de bloga dahil edilmesi gerektiğini düşündüm. Bunu düşünmemdeki tek neden blogun ziyaretçilerinin okumak için çok daha fazla seçeneğe sahip olmasını istememdi. Bu vesileyle Büyük Filmlerden Büyük Replikler, Creativity ve Dinlenmesi Gerekenler gibi birkaç yeni kategori tarafımdan Kültür Sepeti'ne eklendi ve düzenli olarak güncellenmeye başlandı. Bu üç kategorinin yanı sıra bir de Pazartesi Notları ekledim. Blogun takipçileri tarafından kısa sürede çok beğenildi. Bunu gerek yorumlar, gerekse gelen e-postalar yardımı ile öğrenmek beni gerçek anlamda mutlu etti. Bu bağlamda blogun saygıdeğer okuyucularına büyük bir teşekkürü borç bili…

Snatch

"My name is Turkish. Funny name for an Englishman, I know. My parents to be were on the same plane when it crashed. That's how they met. They named me after the name of the plane. Not many people are named after a plane crash. That's Tommy. He tells people he was named after a gun, but I know he was really named after a famous 19th century ballet dancer"
Bağımsız İngiliz sinemasının Tarantino'su olarak adlandırılan ve genç yaşına rağmen "usta" olarak nitelenen yönetmen Guy Ritchie ile tanışmam ilk olarak Lock, Stock and Two Smiking Barrels sayesinde olmuştu. Söz konusu filmi ilk izlediğimde ortaokulda olmalıydım ve filmin hızına yetişebilmem mümkün olmayınca pek de bir şey anlamamıştım açıkçası. Öyle ki "Bu da film mi" gibi, sonradan çok pişman olacağım, bir yorumda dahi bulunmuşluğum var. Zaman geçti... Lise bile bittikten sonra bu filmi yeniden izleme fırsatı buldum. Yıllar önce izlediğimden farklı bir filmdi sanki. Filme hâkim olan ve ustalı…

Pazartesi Notları #42

Bilginize… Artık Türkiye’nin en büyük ikinci gölü Beyşehir Gölü. Göldeki su miktarının arttığını düşünmüyorsunuz sanırım. Bunun aksine Tuz Gölü geride bıraktığımız 9 sene içinde %85 oranında küçülünce bu unvanını Beyşehir Gölü’ne devretmiş.Bir haftadır gazetelerde görüyorum. Almanya’da sanırım… Bir hayvanat bahçesinde gorilin teki ölen yavrusunu yanından ayırmıyor. Son derece yürek parçalayıcı.Bakanların başı dedi ki geçtiğimiz günlerde; “Bir kişi 8 madalya alıyor. Bizim aldığımız madalya sayısı ise 3. Bunların içinde altın yok… Ancak bir kişi tek başına silip süpürüyor. Bizde niye yok?”… Bize mi soruyorsun sayın RTE? Ancak yine de ben sana söyleyeyim “Neden yok?”Şimdiiiii… Öncelikle sporcu yetişmesini teşvik etmiyorsunuz. Teşvik etmediğiniz gibi ülkeden sporcu çıkmasının da önüne geçiyorsunuz. Yani köstek oluyorsunuz… 15 bin kişilik spor salonu inşa etmek yerine adım başı cami kaynayan ülkeye 15 bin kişi kapasiteli VIP cami yaptırıyorsunuz… Sonra da “Ülkemizin üç tarafı denizlerle çe…

Dinlenmesi Gerekenler (36) - Bir Sonsuz Yağmur Yağsa

Bir sonsuz yağmur yağsa
mutlulukla ıslansa dünya
Odalar üzgün durmasa
ayrılığa kapanmasa kapılar
Hep yanıtı yasaklanmış sorular sordular
o masal ülkesinin kapılarını zorladılar
Çıkıp gelse anılardan o gencecik ermişler
savrulup da gittiler kaç kez rüzgar rüzgar
Bir sonsuz yağmur yağsa
mutlulukla ıslansa dünya
Odalar üzgün durmasa
ayrılığa kapanmasa kapılar
Hep yanıtı yasaklanmış sorular sordular
o masal ülkesinin kapılarını zorladılar
Utancından günden güne kibarlaşan şu açlık
bir gün olsun inip de aralarına katılmadık
Korktuk neden korktuğumuzu bilmeden
gizli raporlardan vergi iadelerinden

Mazhar ALANSON

Büyük Filmlerden Büyük Replikler - Volume 47

"What if you could go back in time, and take all those hours of pain and darkness and replace them with something better?"(Donnie Darko - Jena Malone)

Anısı Biz Olalım Bu Sokakların

Anısı biz olalım bu sokakların
öpüşmediğimiz tek saçak altı
hiçbir otobüs durağı kalmasın
Biz yürüyelim kent güzelleşsin
gürültüsüz sözcükler bulalım
yeni sevinçlere benzeyen
Biz gelince bir yağmur başlar
yüzün çizilir buğulanan camlara
bir uzun karatma biter
akasyalar köpürür birdenbire
ve her avluda adınla anılan
çiçekler sulanır akşamüstleri
Bir arkadaş evinde uğrarız yolüstü
bir fincan kahve içeriz, ısıtır bizi
başını sessizce omzuma koyarsın
gülüreyhan olur soluğun
Biz kalırız kuşlar dönüp gelir
her balkonda bir menekşe sesi
Belki yeniden güzelleştiririz
adları değiştirilen parkları
Perdeleri hiç açılmayan evlerde
ışıklar yanar çocuk sesleri duyulur
tanıdık sevinçlerle dolar yeniden
kendi sesini kemiren alanlar
Anısı biz olalım bu sokakların
ve hiç durmadan yağmur yağsın
biz gürültüsüz sözcükler bulalım
sarmaşıklar fısıldaşsın yine,
gidersek birlikte gideriz
yeni sevinçler buluruz hüzne benzeyen

Ahmet TELLİ