Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ağustos 3, 2008 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Büyük Filmlerden Büyük Replikler - Volume 44

- Stansfield? (Jean Reno)
- At your service. (Gary Oldman)
- This is from... Mathilda. (Jean Reno)
- Shit. (Gary Oldman)

(Léon The Professional)

Sen Giderken

Durdum baktım arkandan sen giderken
Bana bir hoşça kal bile demeden giderken
İnsan neler duyar anladım o zaman
Can alıp başını benden giderken

Ataol BEHRAMOĞLU

Journey to the Center of the Earth

Yıllar önce Tempo ve Aktüel gibi haftalık dergilerin arka sayfalarında "Şaşı Bak Şaşır"lar olurdu. Sayfayı yüzüme yaklaştırıp uzaklaştırmak, ters tutmak, gözlerimi yuvalarından fırlatmak gibi giriştiğim türlü şaklabanlıklardan bir sonuç alamaz, üstüne bir de "İnsanları maymuna çevirmekten hoşlanıyor ibneler" diye şikayet ederdim. Sonra bir gün o ilk bakışta anlamsız gelen resimleri yaratanlara okuduğum tüm lanetlerden utandım. Kuzenim başarmıştı. "Aha da dinozor gördüm, üstüme üstüme geliyor" diye inleyince odanın içinde merakım katlanmıştı tabii. Gözlerimi kan kırmızı kesilene kadar kırpmadan odaklandım ve gördüm. Ondan sonra her hafta bulabildiğim tüm dergileri almaya başladım. Sanırım 3D teknolojisi ile olan tanışıklığım o günlere dayanır. Zaman ilerledikçe bizi 3.boyutla tanıştıran teknoloji de gelişti. Piyasayı tamamı 3.boyutlu resimlerden oluşan dergiler kapladı, yanlarında çıkan bir tarafı kırmızı diğer tarafı yeşik renkli gözlükler de hediyesiydi.…

Ömer Hayyam'dan (5)

İnsan son nefese hazır gerekmiş:
Nasıl ölürse öyle dirilecekmiş.
Biz her an şarap ve sevgiliyleyiz:
Böylece dirilirsek işimiz iş.Biz de çocuktuk, bir şeyler öğrendik,
Bildiklerimizle övündük, eğlendik.
Şu oldu, bu oldu da ne oldu sonra?
Bir bulut gibi geldik, yel gibi geçtik.Dostum, gel yarına kanmayalım biz;
Günümüzü gün edelim ikimiz.
Yarın çekip gittik mi şu konaktan
Yedi bin yıl önce gidenlerleyiz.Dün özledim de seni coştum birden bire;
Çıktım senin yerin dedikleri göklere.
Bir ses yükseldi tâ yukarda, yıldızlardan:
Gafil, dedi; bizde sandığın Tanrı sende!Ha Belh'te ölmüşsün, ha Bağdat'ta, hepsi bir;
Kadeh doldu mu, acı da olsa içilir.
Keyfine bak; çok aylar doğmuş batmış sensiz;
Sensiz daha çok ayların ondördü gelir.Ne yazık, pişmiş ekmek çiğlerin elinde;
Ne yazık, çeşmeler cimrilerin elinde.
O canım Türk güzeli kömür gözleriyle,
Çaylakların, uğruların, eğrilerin elinde.Yaşamak elindeyken bugüne bugün,
Ne diye bırakır, yarını düşünürsün?
Geçmiş, gelecek, kuru sevda bütün bunlar;
Kadrini bilme…

Ve Bitti

Çocukluğumu anımsıyorum da öyle pek fazla takip ettiğim çizgi dizi yoktu. Hatta saymaya kalksam Dragon Ball, Küçük Golcü ve Transformers'den başka gerçek anlamda ilgiyle takip ettiğim bir yapım hatırlamıyorum. Çocukluk geride kaldı tabii. Ülkem insanının çocuk kitabı okuma ve çizgi film izleme konusundaki hassas yaklaşımına ve yaşıma inat fırsat buldukça takip etmeye çalışıyorum bunları. Çok uzun bir aranın akabinde takip etmeye başladığım ilk çizgi diziydi Avatar: The Last Airbender, sona erdi o da. Uzadıkça uzayan ve haliyle eski tadından eser kalmayan dizilere inat tadında bırakılan ve efsane mertebesine ulaşan nadir yapımlardan biri oldu. Ben boşluğa düştüm ardından.
Aang, Katara, Sokka, Toph, Zuko, Azula, Iroh, Momo, Appa... Çok daha fazlası hatta. 3 sene önce başladı maceraları. Ben başını kaçırdım tabii her zaman yaptığım gibi. İkinci sezonun ortasından itibaren arkadaş tavsiyesi ile izlemeye başlamıştım. Her biri ortalama 25 dakikadan oluşan çerez tadındaki bölümler arka ar…

Büyük Filmlerden Büyük Replikler - Volume 43

"If the people we love are stolen from us, the way to have them live on is to never stop loving them. Buildings burn, people die, but real love is forever."(The Crow - Rochelle Davis)

Dinlenmesi Gerekenler (33) - I Believe I Can Fly

I used to think that I could not go on
and life was nothing but an awful song
but now I know the meaning of true love
I'm leaning on the everlasting arms
If I can see it, then I can do it
If i just believe it, there's nothing to it

If I can see it, then i can be it
If I just believe it, there's nothing to it

I believe I can fly
I believe I can touch the sky
I think about it every night and day
spread my wings and fly away
I believe I can sore
I see me runnin' through that open door
I believe I can fly
I believe I can fly
I believe I can fly

See I was on the verge of breakin' down
sometimes silence can seem so loud
there are miracles in life I must achieve
but first I know it starts inside of me

I believe I can fly
I believe I can touch the sky
I think about it every night and day
spread my wings and fly away
I believe I can sore
I see me runnin' through that open door
I believe I can fly
I believe I can fly
I believe I can fly

Cause I believe in me

If I just spr…

CEVDET BEY VE OĞULLARI

Ahmet Hamdi Tanpınar, Oğuz Atay ve Orhan Pamuk. Beni etkileyen 3 kuşak romancılardır. Anlatımları, dilleri, sürükleyiciliği ve en önemlisi de bireye yaptıkları iç yolculuklardan dolayı diğer yazarlardan oldukça farklıdır ve çok güzeldir.

Bu yazarı okuduğumda en az Gogol’dan, Dostoyevski’den, Tolstoy’dan, Balzac’dan, Goethe’den ve daha birçok klasik yazarlardan aldığım zevki ve hazzı duyuyorum. Okuduğum Orhan Pamuk kitaplarından oldukça farklı bir tarzdadır Cevdet Bey ve Oğulları romanı. Cumhuriyetin ilk yıllarında Nişantaşılı tüccar bir ailenin ( sanırım kendi hayatından da esinlenmiş) üç kuşağın yaşadığı değişim rüzgarlarını ve nesiller arasındaki geçişi, bireyler arası uyuşmazlıkları, değişen tüketim zevklerini inanılmaz güzel bir seçicilikle anlatmıştır. Ayrıntılar sizi çok etkileyecektir eminim.

Cevdet Bey ve Oğulları, 22 yaşında yazmaya başladığı 26 yaşında bitirdiği ilk romanıdır Orhan Pamuk’un. İlk romanı 600 sayfa olması, tarih bilgisinin çok geniş olması ve bu romanın bu kada…

VAR GİT ARTIK

Buralarda gece uzun Gün ışığı yakındır Var git artık Bakma ardına Ölüme fazla sokulma ama Düşün ki Mevsim rüzgarlarının savurduğu Bir orman insan Sev onu, sokul, konuştur Doludur fazla üstüne varma

Hep susmak susmak... Yetmiyor bazen İşte bu yüzden Bütün ışıkları yanmalı yeryüzünün Ozanlar herşeyi anlatmalı
Var git artık acıyı aşındırma Tut Ve at sevdaya uzan çağlayana
YILMAZ ODABAŞI

Aşk

Şimdi sen kalkıp gidiyorsun... Git.
Gözlerin durur mu, onlar da gidiyorlar... Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin, sırf onaydı
Bir kuş konmuş parmaklarıma, uzun uzun ötmüştü
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz
sanki hiç olmamıştı

Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı İstanbullar
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların, dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi ki sevmek
ki Karaköy Köprüsü'ne yağmur yağarken
bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
çünkü iki kişiydik

Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
memelerin vardı, memelerin kahramandı sonra
Sonrası... İyilik güzellik...

Cemal SÜREYA

Pazartesi Notları #39

Patlamalardan, çatışmalardan sonra yetkili isimler sürekli çözüm üreteceklerinden söz ediyorlar. Şu güne kadar bu sözlerin peynir gemisini yürüttüğünü göremedik maalesef. Güngören’deki patlamada da olan yine sivile oldu, ölen yine sivil oldu.Türkiye’de her dört kadından sadece biri kendi ayakları üzerinde durabiliyormuş. Geri kalan dörtte üçlük kesim kocasının eline bakıyormuş, onlar bilmez beyleri bilirmiş.Yağmur sümüklüböcekler için özgürlüğün resmidir belki de. Her yağışın takiben rahatça gösterirler kendilerini. Ne de olsa onlara göre bir devden farksız olan bizler genelde kapalı alanlara sığınırız. Yağmurda yürümeyi severiz ya bazen ve böyle anlarda yürürken bazen ayaklarımızın altından çatır çutur sesler gelir ya, işte ben öyle anlarda çok duygulanıyorum.Zaman Gazetesi’nden adını hatırlayamadığım bir yazar 27 Temmuz akşamı Ali Sami Yen Stadyumu’na Metallica’yı izlemek üzere giden on binlerce müzikseveri ateist ve satanist olmakla suçladı. Üstelik bunu da konser sırasında Güngöre…