Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Haziran 15, 2008 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Mega Hafıza - İngilizce Eğitim Seti

Çocukken hepimiz konuşmayı sadece duyarak değil, aynı zamanda görerek ve yaparak aktif bir şekilde öğrendik. Sesleri taklit ederek, anne ve babamızın hareketlerini kopya ederek ve sesler ile hareketler arasında devamlı ilişkiler kurduk. Bu süreç nefes almak kadar doğal ve eğlenceliydi. Öyleyse neden okul şartlarında öğrenilen bir yabancı dili veya kelimeleri çok zor olarak yorumluyoruz? Neden ana dilimizi öğrendiğimiz gibi yabancı dilleri etkili bir şekilde öğrenemiyoruz? Bunun sebebi "yabancı dil öğrenmeyle ilgili yetenek eksikliğiniz" değil, çoğu kez takip edilen metodun öğrenme yeteneklerinizden sadece bir kısmını kapsamasıdır.

"Gramer Kuralları"nı okulda öğreniyorum; ancak yabancı kelimeleri aklımda tutamıyorum. "Aynı kelimelerle her karşılaştığımda tekrar tekrar sözlüğe bakmak zorunda kalıyorum" şeklindeki yakınmalar yabancı dil öğrenenlerin en yaygın şikayetleri arasındadır.

"Accelerated Word Memory Power" seti yabancı dildeki kelimeleri siz…

Evet, İsyan

Demirden sağanaklar altında uyur sevdiğim
göğsünde hazin ayak izleri eski şubatların
Onu yaralar kıpırdatıyor
ve o sertelmektedir yaralardan
kasıklarına boşalmaktadır nal sesleri,
saçları bukleli bir çocuğu öperek uyandıran
içimize güneşler bırakan nal sesleri.
Keserle yontulmuş bir ağzı var sabahın
varınca bayrakları, marşları duyuyorum
Başım çılgınca sarsılan dallarla uğraşıyor
durup dineliyorum bütün taframla
Bütün taframla, bütün yumruklarım, bütün
hantal yüreklerin olduğu orda.

Kesik kolları var aşkın
döl ve inat barındıran.
Hırpanî bir okşayışla akşam
yanaşınca çocuklara
ben karakavruk yüzümün arkasında
kırbaçlayarak büyüttüğüm ağrıyı bırakıyorum
Bana ne çerçilerden, çerilerden, kullardan
halksa kal'am onu kal'a kılan benim
Boşanır damarlarıma yılların kahraman gürültüsü
çünkü kavganın göbeğidir benim yerim.

Ay vurunca çatlatır göğsümdeki mahşeri
çünkü kavganın göbeğidir benim yerim
Canlarım, kollarında parti pazubentleri
dik başlar, erkek haykırışlarla
göndere, en yukarlara çekiyorlar
en yukarla…

MAVİ GÖZLÜ DEV

O mavi gözlü bir devdi
Minnacık bir kadın sevdi
Kadının hayali minnacık bir evdi
Bahçesinde ebrulii
Hanımeli açan bir ev

Bir dev gibi seviyordu dev
Ve elleri öyle büyük işler için
Hazırlanmıştı ki devin
Yapamazdı yapısını
Çalamazdı kapısını
Bahçesinde ebrulii
Hanımeli açan bir evin.

O mavi gözlü devdi
Minnacık bir kadın sevdi.
Mini minnacıktı kadın
Rahata açıktı kadın
Yoruldu devin büyük yolunda
Ve elveda! deyip mavi gözlü deve
Girdi zengin bir cücenin kolunda
Bahçesinde ebrulii
Hanımeli açan bir eve.

Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev,
Dev gibi sevgilere mezar bile olamaz
Bahçesinde ebrulii
Hanımeli açan bir ev.

NAZIM HİKMET
(1902-1963)

TAHİR İLE ZÜHRE

Tahir olmakta ayıp değil, Zühre olmak ta
Hatta sevda yüzünden ölmek te ayıp değil
Bütün iş Tahir ile Zühre olabilmekte yani yürekte

Mesela bir barikata döğüşerek
Mesela Kuzey Kutbunu keşfe giderken
Mesela denerken damarlarında bir serumu
Ölmek ayıp olur mu?
Tahir olmakta ayıp değil, Zühre olmakta
Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil

Seversin dünyayı dolu dizgin
Ama o bunun farkında değildir
Ayrılmak istersen dünyadan ama o senden ayrılacak
Yani sen elmayı seviyorsun diye
Elmanın seni sevmesi şart mı?
Yani Tahir'i Zühre sevmesydi artık
Yahur hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahir'liğinden

Tahir olmakta ayıp değil, Zühre olmakta
Hatta sevda yüzünden ölmekte ayıp değil.

NAZIM HİKMET RAN
(1902-1963)

İncil'i Kim Yazdı - Mehmet U. Sakioğlu

Bu kitap; günümüz İncillerinden yola çıkarak, antik İncil metinlerinin yazıldığı zamanlara gidecek ve bu metinlerin ortaya çıktığı coğrafyanın sosyo-kültürel şartlarını da ortaya çıktığı coğrafyanın sosyo-kültürel şartlarını da gözönünde bulundurarak, bugünkü İncillerle otantik İncil arasındaki farklılaşımı sorgulayacaktır.

Kitap aynı zamanda, kanonik İncil'in ana metinleri olan Matta, Markos, Luka ve Yuhanna'nın yanısıra, apostolik yazılar olarak anılan külliyatı da bugünkü İncil metinlerini referans alarak tarihsel arka planı içinde analiz edecektir.S

linkler:
http://rapidshare.com/__304_NC__304_L__304__K__304_M_YAZDI.rar.html

Tuna Kiremitçi - Bu İşte Bir Yalnızlık Var

Yanlış bir aşk, terk edilmişliğin hüznü, müziğin eşlik ettiği hayaller, parasızlıkla sarsılan hayatlar ve bitmeyen mutluluk arayışları...
İlk romanı Git Kendini Çok Sevdirmeden'le büyük beğeni toplayan Tuna Kiremitçi, bu sefer bir müzisyenin dünyasını anlatıyor. Memet Olcay'ın gücünü ve zayıflığını, pazar günleri buluştuğu kızıyla yeniden keşfettiği İstanbul'u, ortadan kaybolan arkadaşını ararken bulduğu aşkı ve yaptığı o ilk besteyi... Romanın bir tarafında bütün endamıyla hayat duruyor; öteki tarafında da elinde çalgısıyla tek başına bir adam.

linkler:
http://www.box.net/shared/3vay0yi3lz

Ümit Zileli - Vur Emri (Bir Asteğmenin Tunceli Anıları)

Tanık olduğu acıları, öfkeleri, hüzünleri daha Tunceli’deyken kaleme almaya başladı. Bir belge niteliğindeki bu kitap, üzerinden uzun yıllar geçse de unutulmayacak gözlemleri ve tanıklıkları içeriyor. Vur Emri, gelecek için tarihe not düşürüyor..
Ümit Zileli’nin yüraktan dileği ise şu: "Topun, tüfeğin ve hatta askerliğin olmadığı, bir baştan diğerine sevda türkülerinin söylendiği bir dünya.."

boyut :600 Kb .pdf uzantılı
linkler:
http://uploading.com/../Vur_Emri_Umit_Zileli_25Temmuz_dunyaninkitabi.blogspot.com.rar/

Fuzuli - Leyla ile Mecnun

Bir bütün idim ben Leyla ile. Sense Leyla' ım diyorsun. Sen Leyla isen eğer; beni yakmaya hayalin yeter, takatim yok sana kavuşmaya. Varlığı olmayan bir zerreye aynadan ne fayda? Canım gideli hayli zamadır, cismindeki bir başka candır; bir özge candır. Sensin beni benden ayıran, uzaklaştıran. Ben yokum, senin tecellin var. Vuslatının ağır yükünü kaldıramam ki....

linkler:
http://rapidshare.com/Fuzul_Leyla_ile_Mecnun.doc.html

Kenan Evren 12 Eylül

Kenan Evren 12 Eylül

dosya boyutu: 1.4 mb
linkler:
http://rapidshare.com/Kenan.Evren.12.Eylul.rar

Bum Bum Bum Daldan Dala Uçtum

Anketimiz bitttiii.
Öncelikle sevgili blog sahibi Anıl’a, sinema/film konusunda ahkâm kesmem için bana bu özgürlüğü/jesti sağladığı için teşekkür ederim. Yo yo yıkama yağlama değil. Gerçek anlamda teşekkür. Çünkü kendisi gibi bu konuda ciddi anlamda bilgi sahibi biri dururken ben anca fasulyeden sayılabilirim. Neyse.

Siz ne yaptınız sayın ankete katılan blog okuyucuları?!
Bu güzel anketimizin çıkış noktası “Afiş”ti. İpi son göğüslemeyi 1 oyla yırtmış Afiş’in en düşük oyu alması beni hüsrana uğrattı. Bittabi, size bir filme gidiş nedeninizi sorduk ama siz nereden bilecektiniz ki, -bir filme afişten etkilenip mi gidilir? sorunun devamı olarak bu anketin meydana çıktığı ve yüksek yüzde ile oy verdiğiniz diğer şıkların şıkanasının(şık-anası, evet, an itibari ile terminolojiye yeni bir sözcük eklendi) afiş olabileceğini.

Değerlendirmeye geçelim; 28 kişinin oy verdiği %68’lik dilimi oluşturan “Konu” seçeneği için –e yani olması gereken! diyerek yorum yapmayacağım.
Diğer en yüksek oyu 18 kişinin …

Sol Şerit

Salih Memecan imzalı!

KİTAPLARI ÇOK SEVİYORUM

Kitapları ve kitap okumayı çok seviyorum. Okuma yazma öğrendiğimden beri kitaplar benim için vazgeçilmez oldular. Bu güzel alışkanlığı bana önce ailem verdi, ortaokuldaki türkçe öğretmenim ise bu alışkanlığımı iyice pekiştirdi. Her yaz bize ödev verirdi. 5 roman okuyacaksınız ve özet çıkaracaksınız diye. Bu ödevler hiç bir zaman yük gelmedi bana aksine zevkle okudum. Hatta 5'den de fazla okurdum. İlk okuduğum romanlar ise Çalıkuşu, Akşam Güneşi, Şeker Portakalı, Güneşi Uyandıralım, İffet. İlkokulda ise Alice Harikalar Diyarında, Karlar Kraliçesi, Şimdiki Çocuklar Harika, Çocuk Kalbi.

Kitap okumadığım günler yok gibidir. Diğer yaptığım tüm işler bana gereksiz gelir. Şu işi bitireyim de kitabıma başlasam derim hep. Üniversitedeyken vizeler ve sınavlar biter bitmez ilk işim kendimi ödüllendirmek ve soluğu kitapçı dükkanında almaktı. Evlenene kadar çok daha fazla okurdum. Evlendikten sonra iş güç derken eski hızımı kaybetim tabii. Hamileliğimi öğrendikten sonra ise, çocuk gelişimi ve e…

BURSALIANNELER

Bursalianneler grubuna katıldığımda 3 aylık hamileydim. Yaklaşık 4 yıldır Bursalıannelerimle birlikteyim. İyi günümde kötü günümde hep yanımda oldular. Desteklerini, ilgilerini, sevgilerini hic bir zaman esirgemeden yanıbaşımdaydılar. Kendimi her zaman şanslı hissetmişimdir, iyi ki bu grubu buldum ve paylaşımlarına beni de dahil ettikleri için. Burdan hepsine bir kez daha canı gönülden çok çok teşekkür ediyorum.

İyi ki varsınız, iyi ki hayatımdasınız.
Güzel yürekli annelerim sizleri çok seviyorum.

GÜNEŞİ ÖZLEDİK

Zeki Triko'nun hazırlamış olduğu harikabir bilboard. Ama bazı çevreler tarrafından yayınlamsına izin verilmediği için bende sizlerle burdan paylaşmak istedim. Atam, eminim kemiklerin sızlıyordur. Ahhh Atam Ahhhh :((((

Göztepe Süper Lig'e mi?

Ben bir Galatasaray taraftarıyım. Küçükken taraftarı olacağım takımı tutma şansı bana verilmedi ama benimle aynı kaderi paylaşan herkes gibi bu durumdan şikayetçi de değilim. Her zaman da derim "İyi ki Galatasaraylı olmam sağlanmış" diye. Anlayacağınız bir şikayet durumu yok, aksine gurur dolu bir bünyeye sahibim. Peki bana bırakılsaydı karar? Babam 2'nci yaş günümde, Galatasaray'ın Neuchatel'i beşlediği gün, boynuma sarmasaydı o sarı kırmızı fulârı, kendimi bilmeye başladığımda alıp karşısına istediğim takımın taraftarı olmam konusunda hür olduğumu söyleseydi yine taraftarı olur muydum Galatasaray'ın? Kesin bir şey söylemek zor. Kesin olan tek bir şey var ki o da İstanbul takımlarından birini seçeceğimdir. Spor medyasının her gün dayattığı bu durum Türk futbolunu İstanbul tekelinden kurtaramamaktadır. Dolayısıyla Anadolu kulüplerinin İstanbul takımları ile yaptıkları maçlarda kendi sahalarında bile deplasman takımı gibi oynamalarının nedeni budur. Bu yüzdend…

SIRÇA TUZAK

Nermin Bezmen'in okuduğum ilk kitabı. Açıkçası daha kötü bir kitap bekliyordum. Ama beklediğim gibi olmadı çok şükür. Belki de beklentimi çok aşağılarda tuttuğum için, iyi geldi bu roman bana. Kurgusu, anlatımı, karakter betimlemeleri, iyi ve kötüyü anlatabilmesi çok çok güzel. Bir imparatorluğun nasıl çöktüğünü öyle güzel ve akıcı bir dille anlatmış ki,etkisinden uzun süre kurtulamayacaksınız. Televizyon dizilerine uyarlanabilecek bir roman olmuş bence. Devamı gelsin diye bekliyorum, kitabın sonu çok havada kaldı bana göre. 2 günde okuyup bitirdiğim bu romanı herkese tavsiye ediyorum.

Darağacı

Alacakaranlıkta olsun ölümüm
Kısın lambaları kısın
Alın götürün umutlarımı
Kederim dünyada kalsın

Ölüm fermanımı okusun savcı
Toplansın iki üç dost, beş on yabancı
Gün doğmadan kurulsun darağacı
Beni hayallerimin bittigi yere asın.

Ümit Yaşar OĞUZCAN

Pazartesi Notları #32

Pazartesi günlerini iple çekmediğinizi biliyor bu blog. 32'nci kez saçmalıklarıma, gereksizliklerime ve nadiren de olsa çıkan bilgilendirici anektodlara hoşgeldiniz. İçeriye giriş ücretsizdir. Bedava sirke de baldan tatlıdır.Sağdaki resme iyi bakın. Orası Datça. Yerel değil, bütün olarak bakalım. Orası Türkiye. Kumsala vuran da karnı deşilmiş, kuyruğuna parke taşı bağlanmış ve ağzından kan gelen bir yunusdan başka bir şey değil. Hayvanlar bizden daha insan, biz hayvanlardan daha hayvanız.A Milli Futbol Takımımız 2008 Avrupa Şampiyonası'nda çeyrek finale adını yazdırdı. Avrupa'nın en iyi 8 takımından biri Türkiye artık. Ancak takımımız adet edindi bu işi. İlk yarılarda kanser oluyoruz, son 45 dakikada da kanserli hücreyi başarılı bir ameliyat ile kesip atıyoruz. Rakip Hırvatistan, hedef 2004'te komşunun yaptığını yapmak.Bir de Arda Turan fiyatını katladıkça katlıyor. Sevinsem mi üzülsem mi?Pazar günü bir ÖSS daha geride bırakıldı. Biz kurtulalı oldu bayağı. Ancak heyec…

Büyük Filmlerden Büyük Replikler - Volume 38

"Heeere's Johnny!"(The Shining - Jack Nicholson)

Dinlenmesi Gerekenler (29) - Love Song

Head underwater
and they tell me
to breathe easy for a while
Breathing gets harder, even I know that
made room for me; but it's too soon to see
if I'm happy in your hands
I'm unusually hard to hold on to

Blank stares at blank pages
No easy way to say this
you mean well, but you make this hard on me

I'm not gonna write you a love song
'cause you asked for it
'cause you need one, you see
I'm not gonna write you a love song
'cause you tell me it's
make or break in this
if you're on your way
I'm not gonna write you to stay
if all you have is leavin',
Imma need a better reason
to write you a love song today

Learned the hard way
that they all say
things you want to hear
and my heavy heart sinks deep down under you and
your twisted words,
your help just hurts
you are not what I thought you were
hello to high and dry

Convinced me to please you
Made me think that I need this too
I'm trying to let you hear me as I am

I'm not gonna write you a love song
'cause you …

Championship Manager

Taşlardan kale, asfalttan saha, tebeşirden ceza sahası, kendimizden de futbolcu yağtığımız günlerdi. Arka mahalle hep ezeli rakipti. Onları yenmek farzdan ziyade vacipti. Babadan koparılan harçlıklar bahislerin en büyüğü olan baklava ve buz gibi kolaya ayrılırdı. Bütün bir hafta beklenirdi maç. Sınavlarımızı da bu heyecanla beklememizi beklerdi annelerimiz. Hiçbir zaman hayallerimizde yer eden o yeşil zemine çıkamayacağımızı, afili toplara vuramayacağımızı, kaçırdığımız mutlak bir golden sonra tribünlerden küfür yiyemeyeceğimizi, hakeme itirazdan oyundan atılmayacağımızı, teknik direktöre karşı yıldız topçu kompleksine giremeyeğimizi, maçı kazandıracak son dakika penaltısını üstten dışarıya nişanlayamayacağımızı, soyunma odasında olan bitene tanıklık edemeyeceğimizi adımız gibi biliyorduk aslında. Tüm bunlardı belki de had safhada olan motivasyonumuzun nedeni. Bacak kadar da çocuktuk vesselam. Futbolu doğuştan bildiğimiz için ahkam kesmekte de üzerimize yoktu. Bıyıkları yeni yeni terl…

Ardından

Bütün dünya gelir sanki, gelir üstüme
Uzanırım uyku tutmaz, yarınlanır gece
Sen yanımdayken, sızı diner dem verir
Göze mi geldik, dinmez hâlâ sesin
Senle beraber, titrer, söze gelir
hengame biter sanki yenilenir bedenim...

Senden sonrayı sevemedim canım benim,
ardından kimselere çözülemedim
Kalmadı kederimi yüklenecek kelimeler
ben miyim bu aynadaki, bendeki izin mi?

Döner durur aklımdaki bu yarım melodi
tenim titrer, boşluk olur uzayıp söner
Sanki gönül şimdi ıssız yapayalnız
gezer durur, arar sorar ama nafile
Avare bu şehrin tüm küskünleri gibi
kuşkulu ama hâlâ sevdalınım...

Serdar KESKİN

BÜTÜN DÜNYA

Sizlere çok sevdiğim aylık olarak takip ettiğim muhteşem bir dergiden bahsetmek istiyorum. Genel yayın yönetmeni Mete Akyol olan bu dergi Başkent Üniversitesinin kültür yayınıdır. Bireyleri ve toplulukları anlatan, siyasal ve dinsel hiç bir ayırım yapmadan, geleneksel kültürümüzden de kesitler sunan, kar amacı olmayan bir dergi. Fiyatı, içeriğine göre çok çok uygun. Çocuklarınıza da saklayabilceğiniz bu dergiyi kesinlikle tavsiye ediyorum herkese.

HERKESE MERHABA

Oğlumun bloğundan sonra bende kendime bir blog hazırlamak istedim. Okuduğum kitapları, gezdiğim yerleri, canım kocam ve küçük adamımla yaşadığımız, unutmak istemediğim anıları burdan sizinle paylaşmak istiyorum. Bir de beslenme ile ilgili yazılar da olacak. Ama en çok da okuduğum ve okuyacağım kitaplar ve yazarlar hakkında bilgi bulacaksınız bu blogda.

Beğenilmesi umuduyla, hayırlısı olsun bakalım.