Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs 4, 2008 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Ayrılıklardan

Böyle sessiz ayrılıklarda,
her şey önceden belli olur.
En güzel zamanında, aşkın ve hayatın
insan deli olur..

O, kadırga taraflarında bir evden çıkmıştır.
Masum bir yalanla -halama diye-
Gözleri pabuçlarında, mahcup
ellerine yapışmış gibidir
harçlığından arttırıp aldığı
sevimli hediye..

Ah, insan nasıl çıldırmaz nasıl
Bir çaresizlik,
bir umutsuzluk sarmış her yanı.
Aranızdan insanlar geçer.
Bulutlar geçer.
O, kırmızı mürekkep gibi dudaklarıyla, zoruna
utanarak gülümsemeye çalışır.

Bu gülüş en aldatmazıdır vaatlerin.
Yıllarca sonra bir uzak gurbette bile;
zulmüne dayanılmazken yalnız saatlerin,
bir yeşil yaprak üstünde gözlere,
görünür, uzaklaşır...

Turgut UYAR

Bill Shankly'den Aforizmalar

Futbolu orta şekerli takip edenler tanımaz onu. Ya çok içinde olmalısınız futbolun ya da sıradışı hayat insanlara karşı bir ilginiz olmalı onun hakkında bilgi sahibi olabilmeniz için. İngiltere'nin dünya üzerinde en sevilen takımı Liverpool'u Liverpool yapan adam Bill Shankly'den söz ediyorum. Doğumundan ölümüne dek her zaman kalıpların arasından sıyrılmış, megalomanlığın kitabını yazmış bir isim kendisi. 1913'de İskoçya'da doğmuş, 14'ünde okulu terk edip hayatını meşin yuvarlağın etrafında döndürmekte karar kılmış, İkinci Dünya Savaşı sırasında oynadığı bir gösteri maçında ilk defa Kırmızılar'ın formasını giyme fırsatı yakalamıştır. Yakalayış o yakalayış... Bırakmaz bir daha. Bırakamaz. Çünkü Liverpool formasının ve isminin bir çekiciliği vardır daima. Savaş bittikten sonra futbol oynamayı bıraksa da söz konusu spordan kopmamıştır. Bu kez antrenörlük hayatına adım atarak futbolun diğer kolunda söz sahibi olmak istemiştir. En nihayetinde Liverpool ile kader…

Auf Der Anderen Seite

Her yönetmenin kendine özgü bir tekniği vardır. Farklı bir sinema tarzı yansıtırlar beyaz perdede. Zaten bu sayede birçok yönetmenin arasından sıyrılırlar. Fatih Akın da bu isimlerden sadece biri. Üstelik, her ne kadar filmleri Alman filmi olarak sayılsa da, kendisi bir Türk. Kıvanç duymamız için yeterli bir sebep. Ancak her fırsatta gün yüzüne çıkarmaktan büyük haz aldığımız milliyetçilik duygumuzu önplanda tutmayacağım. Çünkü Fatih Akın gibi bir yönetmenin yeryüzünde olması Türkiye'den öte dünya sinaması için büyük şans. Bugüne kadar hayata geçirmek istediği tüm hayallerini kamera yardımıyla gerçekleştirmeyi başardı. Sensin ile bu sektöre giriş yaptığında henüz kimsenin dikkatini çekmemişti. 2000 yılında çektiği Im Juli ile tanıdık birçoklarımız onu. Tanımasak ayıp olurdu zaten öylesine güzel bir filmin üstüne. Akabinde Solino ve tüm sıradışılığı ile Duvara Karşı geldi. Fatih Akın gerçekten de her yeni eseri daha önce yaptıklarının üzerine koymayı başarıyordu. Crossing the Bridg…

Gidersen Yıkılır Bu Kent

Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider
Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında
Yanlış adresteydik, "kimliksizdik" belki
Sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar
Biz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardı
Üşür müydük nar çiçekleri ürpeririken?

Gidersen kim sular fesleğenleri?
Kuşlar nereye sığınır akşam olunca?

Sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu
Sustuğun yerde bir şeyler kırılıyor
"Bekleyiş" diyorum caddelere, dalıp gidiyorsun
Adını yazıyorum bütün otobüs duraklarına
Öpüştüğümüz her yer adınla anılıyor
Bir de seni ekliyorum susuşlarıma

Selamsız saygısız yürüyelim sokakları
Belki bizimle ışıklanır bütün varoşlar
Geriye mapushaneler kalır, paslı soğuklar
Adını bilmediğimiz dostlar kalır yalnız
Yüreğimize alırız onları, ısıtırız
Gardiyan olamayız kendi ömrümüze her akşam

Gidersen kar yağar avuçlarıma
Bir ceylan sessizliği olur burada aşklar

Fiyakalı ışıklar yanıyor reklam panolarında
Durmadan çoğalıyor faili meçhul cinayetler
Ve ölü kuşlar satılıyor bütün çiçekç…

Yeryüzünün Yıldızları

Başlığa bakıp da aldanmayın. Ve kormayın, Popstar benzeri yeni bir yarışma programından bahsetmeyeceğim. Üzerinde dil dökmek istediğim şey deniz fenerleri. Karanlığın ya da gecenin bekçileri demeliydim belki de. Düşündükten sonra yakıştırılacak öyle çok isim var ki onlara... Dünyadaki en önemsiz varlığın sahip olduğu gibi bir amaç doğrultusunda varlar. Her zaman mavi sonsuzluğa en yakındırlar ama aynı zamanda da en uzak. Bir adım atsalar kendilerini hayranlıkla seyrettikleri denizin içinde bulabilecekken atamazlar işte o tek adımı. Kavuşamazlar. Amaçları denizle bütünleşmek değildir çünkü. Dünyanın Güneş'e sırtını döndüğü zamanlarda sular üzerinde çaresiz kalmış küçücük bir teknenin yegâne umududur onlar. Son çırpınışlarını yapan teknenin rehberidirler.
Evet, yeryüzünün rehber yıldızlarıdır onlar. Nasıl ki insan kaybolduğunda, çaresizliğin pençesinde kıvranırken son umudu olarak gökteki yıldızı görür ve onun tarif ettiği güzergâh doğrultusunda bulur yolunu, işte deniz fenerleri de …

6 Mayıs

6 Mayıs sadece Hıdırellez'in başlangıcı değildir. Bir bayram kutlanırken, bir ulus yas tuttu aynı zamanda 1972'nin 6 Mayıs'ında...
--------------------------------------------------------
"Türkiye'nin bağımsızlığından başka bir şey istemedim ve bu sebeple Amerikan emperyalizmine ve işbirlikçilerine karşı mücadele verdik. Bundan dolayı da ölümden korkmuyoruz. Onu ancak işbirlikçiler düşünsün ve ancak onlar kendi canının telaşına düşsün. Ve ben 24 yaşındayken kendimi Türkiye'nin bağımsızlığına armağan etmekten onur duyuyorum."

Büyük Filmlerden Büyük Replikler - Volume 32

I'm not Mr. Lebowski; you're Mr.Lebowski. I'm the dude. So that's what you call me. That, or duder. His dudeness or El Duderino...(The Big Lebowski - Jeff Bridges)

Psikodrama tanımı

Psychodrama at its fundamental core aims to provide fellow participants a safe, supportive environment in which to practice new and more effective roles and behaviors.

The first step is warm-up whereby the group theme is identified and a protagonist is selected.

Proceeding this is than 'action' the problem is dramatized and the protagonist explores new methods of resolving it, which is finally followed by the sharing, where group üyesi var are invited to express their connection with the protagonist's work.

Nebahat Erpolat


3Harf Sözlük:

1. psikodrama j.l.moreno'nun temellerini attığı yaygın olarak kullanılan felsefe, kuram ve teknikler bütünüdür.
Grekçe psyche(ruh) ve drama(eylem) sözcüklerinden gelmektedir.
Moreno’ya göre bu, insan varlığıını ya da durumun gerçegini dramatik yöntemlerle araştırmakta olan bir bilim dalıdır.

Copyright © 2005-2007 3Harf Sözlük www.3harf.com bilgi@3harf.com

Pazartesi Notları #26

Evet, YouTube yine kapatıldı. Sokağa çık ve kutla ey millet.Yarın 6 Mayıs... 36 yıl geçmiş olacak özgürlüğün altındaki tabureye atılan tekmenin üzerinden. Çeyrek asırlık ömürlerine kaç insan ömrü sığdırmışlar. Ben 22 yaşındayım. Pek bir şey yapmadım bu güne kadar.Yarın 6 Mayıs... Aynı zamanda Hz.Hızır'ın dileklere yetişmek için koşturacağı gün. Bahar bayramının ilk günü.2002 yılından önce ülkemizdeki tesettürlü otel sayısı 5 iken, o yıldan bu yılan bu sayı 27'ye çıkmış. 17 yeni İslâmi tesis de sıradaymış.Van Belediyesi Çevre Komisyonu'nun hazırladığı rapora göre kanalizasyon atıklarının %60'ı Van Gölü'nü boyluyormuş. Üstelik bir de arıtılmamış vaziyette oluyormuş bu.İzmir'in Dikili ilçesinin belediye başkanına vatandaşa ucuz ekmek sattığı ve 10 tona kadar tüketilen sudan para almadığı yargı yolu görünmüş. Görev ve yetkilerini kötüye kullanmak diye buna deniyor sanırım.Başbakan geçtiğimiz hafta Denizli'de yaptığı konuşma sırasında bir çiftçinin "Mazot k…

Psikanaliz ve Edebiyat

Psikanaliz ve Edebiyat

Edebiyat ile psikodinamik ve psikiyatrik olarak en ciddi ilgilenen bilim adamı hiç kuşkusuz Freud’dur. Freud’un bilinçaltı ile buna bağlı olarak geliştirdiği cinsel baskılama ve dışavurum kuramları, ilk olarak bizzat Freud tarafından edebiyata uygulanmıştır. Freud’un, teorilerini geliştirirken, Antik Yunan Edebiyatı ve mitolojilerinden gereğinden fazla yararlandığı da bilinen bir gerçektir.

Freud’un edebiyat sürecine hep dışarıdan baktığı, ürüne çok ilgi göstermekle birlikte, yaratım sürecini zihninde canlandıramadığı ve bu yüzden de edebiyata ve edebiyatçıya buz gibi bir bilim adamı soğukluğu ile yaklaşarak işin sırrına eremediği sıklıkla iddia edilmiştir. Oysa tarafsız bir inceleme gösterecektir ki, Freud edebiyat ve edebiyatçıya yaklaşırken olabildiğince alçakgönüllü davranmış ve eseri diğer psikanalistler gibi yargılamak yerine, analizlerini ‘sanat eseri eleştirisi’ sınırlarının dışına çıkmadan sunmaya olabildiğince özen göstermiştir.

Birçok bilim adamı, sanatç…

FREUD KURAMI NE KADAR HAKLI?

FREUD KURAMI NE KADAR HAKLI?

Psikanaliz, Freud’un oluşturduğu, ruhsal fenomenlere analitik ve dinamik yaklaşımı öngören kuramdır. Ruhsal işleyişi yeni bir bakışla ele alır ve ruhsal bozuklukların tedavisinde kullanılır.

Eysenck gibi eleştirmenler, psikanalizi, bilimsel olmadığı nedeniyle reddederler. Zaman zaman Home gibi bir psikanalist de psikanalizin bilim değil, Humanity (beşeri bilim) olduğunu savunur.

Psikanalizin bir bilim olup olmadığı tartışması, bilimin tanımına göre değişmektedir. Eğer bilim için deney ve ölçmeden kaynaklanan bilgi temel alınırsa, psikanaliz bir bilim değildir. Eğer psikanalizin olaylar arasında nedensellik bağları kurma üzerinde yoğunlaştığı dikkate alınırsa, bilimdir.

Freud’un “Totem ve Tabu” başlıklı kitabında geliştirdiği kurgu, sembolik anlamları dışında, gerçekçi kabul edilemez. Ancak, bu kurgu, hayran olunacak bir gözlem, saygı duyulacak bir zeka ve cesaret ürünüdür. İlk başta ilkel göçebe aşiretin başında, kıskanç bir baba bulunuyordu. Baba, gruptaki bü…

Taste of Cherry

Toprak... Tüm canlıların bir şekilde ondan geldiği bilinir. Kutsaldır yani. Ancak başka bir gerçek de ondan gelenlerin bile bir gün yine ona döneceğidir. Sizi dünyanın güzelliklerini görmeniz, nefes alıp vermeniz için bu dünyaya gönderen toprak, zamanı geldiğinde yine sizi içine çekecek ve ödünç olarak verdiği her şeyi bir çırpıda geri alacaktır. Evet, ölümden bahsediyorum. İçinde bulunduğumuz dünyanın belki de tek gerçeği. Yıllar yılı verilen tüm çabaları gözün kırpılması kadar kısa bir zaman dilimi içinde boşa çıkaran korku. Belki de değil. Belki de korkudan öte bir şey. Kimisi için de huzuru bulmanın yegâne yolu. Hayatı monoton bulan ve bir de öteki tarafı denemek isteyenler içinse bir umut kapısı. Böyle düşünenler sabırla beklerler sıranın kendilerine gelmesini. Kimisi ise sabırsızdır. Ölüm kuyruğundaki bekleyiş sırasında birkaç adım dahi ilerleyemezler ve en nihayetinde yaşamlarına kendileri son vermeye karar verirler. Bunun adına da intihar deriz biz. Toplumların karşı olduğu bi…