Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Eylül 9, 2007 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Sendromlar

Sendrom, kökeni ve durumu tam olarak belli olmayan psikolojik bozukluk olarak adlandırılabilir.Bu haftaki bölümümüzde toplumda pek fazla bilinmeyen ve bulan kişiden adını alan sendromları inceleyeceğiz.

Capgras sendromu:Kişinin kendisinin,eşinin,yakınlarının ve önemli kişilerin eşlerinin yaratılarak,gerçeklerinin yerlerini aldığı şeklindeki bir sanrı (hezeyan)dır. Sanrısal bozukluk (paranoya) hallerinde görülür.

Cotard sendromu (yadsıma sanrısı): Kişi yoğun bir şekilde ölüm, herşeyin mahvolduğu (ailesinin yok edildiği, parasız ortalıkta bırakıldığı gibi), vücudunun çalışmadığı (hatta organlarının çürüdüğü) düşünceleri içindedir. Ağır depresyonlar ve psikoz durumlarında gözlenir.

Ganser sendromu (saçmalık sendromu):Kişi sorulan sorulara tam değil ama yakın yanıtlar verir. Belirtiler bir süre sonra kaybolabilir, bilinçteki dalgalanma ile birlikte. Örneğin 3 kere 4 kaç eder sorusun13 yanıtını verebilir. Kafa travmaları so…

DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Nedir?

Okul yaşamında belirli bir zihinsel, fiziksel veya psikolojik bir nedeni olmadığı halde, başarılı olamayan bir çok çocuk vardır. Bu çocukların büyük bölümünün başarısızlığına ; dikkat problemi, aşırı hareketlilik veya bazı alanlardaki okuma, yazma, matematik gibi öğrenme problemleri neden olabilmektedir. Bu problemler son derece karmaşık ve benzer sonuçlara yol açabileceğinden bir gruba ait ortak özellikler olarak düşünülmüştür. Oysa dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ( DEHB ) ve bazı alanlardaki öğrenme yetersizliği durumları, gerek etiolojisi, gerekse görülme sıklığı ve yol açabileceği bazı öğrenme sorunları yönünden bezerlikleri olmasına karşın, birbirinden hayli farklı olan ve ayrı ayrı incelenmesi gereken iki ayrı durumdur. ( Şenel, 1996; s. 76 ) DEHB yeni bir hastalık olmayıp, tıbbi literatürde yüzyıldan daha öncesinde tespit edilmiştir.Ünlü Alman öykü yazarı Hoffman (Struwwelpeter eserinde) çocuklar için yazdığı bir şiirde…

Psikolojide Modeller

Psikolojide Modeller

Asch'in İzlenim Modeli

İzlenimlerin oluşumu konusunda Asch tarafından öne sürülen bu model (configural model) geştaltçı teoriye dayanan bir modeldir. Buna göre, bir kişi hakkındaki izlenimimiz, bu kişinin algıladığımız ve bir bütün içinde örgütlediğimiz özelliklerine bağlıdır. İzlenimi oluşturan şey, tek tek özellikler değil, bunların birlikte organizasyonudur.

Asch'e göre bütün içinde bir öğenin değiştirilmesi, genel izlenimi etkilemektedir. Ancak tüm öğeler aynı nitelikte değildir. Merkezi öğeler, deneklerin izlenimlerini yönlendiren öğelerdir ve bunlar, diğer özelliklere yüklenen anlamı etkilerler. Örneğin 'mücadeleci' sıfatı, 'sıcakkanlı' sıfatıyla eşleştiğinde, kararlı, sebatkar bir insan konotasyonu; 'soğuk' sıfatıyla eşleştiğinde inatçı, katı bir insan konotasyonu uyandırabilir. Merkezi öğelerin dışındaki öğeler, periferik öğelerdir. Bunlar, genel izlenim üzerinde fazla etkili değildir.

Asch'e göre:

• Bireyler, diğerleri hakkı…

Dikkat Eksikliği Bozukluğu-Eğitim Psikolojisi

DİKKAT EKSİKLİĞİ BOZUKLUĞU

Yaklaşık elli yıl öncesinden başlayarak, hekimler, psikologlar ve eğitimciler giderek artan bir şekilde dikkatlerini bu tür yakınması olan çocuklar üzerinde yoğunlaştırmışlardır. Her uzman grubu bu çocuklara kendi konuları açısından yaklaşmıştır. Sorunun çok yönlü ele alınışının yanısıra, farklı tanımlamalar ve sınıflandırmalar da gelişmiştir: Hiperkinetik Reaksiyon, Hiperaktif Çocuk Sendromu, Minimal Beyin Disfonksiyonu, Minimal Serebral Disfonksiyon, Dikkat Eksikliği Bozukluğu, Dikkat Eksikliği Aşırı Hareketlilik Bozukluğu gibi isimler altında anılmıştır.

Dikkat Eksikliği Bozukluğu (DEB), Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Bölümlerince üzerinde en çok durulan, en çok önemsenen yakınmalardan biri haline gelmiştir. Çünkü bu bölümlere yapılan başvuruların yaklaşık yarısını bu tanı grubu oluşturmaktadır. Yakınmaların görünümleri değişse de artık okul öncesi çağdan başlayıp yetişkinlik dönemine dek uzandığı kabul edilmektedir. Belirtiler çocuğun eğitim ve…