Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Eylül 25, 2005 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Hazirsaniz gidelim..

©Patta Detta

Uykusuz bir gecenin ardindan. Saat 8 olmus kalkmam lazim. Gitmesem?! Arayip iptal etsem?! derken kalkiyorum. Hazirlaniyorum.. 8.30'da arabanin icinde devam ediyor geceden düsünceler. Hayir hayir.. Net'te arastirmada yapmadim, arkadaslarada arayip sormadim nedir bu MRT diye!? Cok eskilerden bir film sahnesi aklima geliyor.. Düsünmemeliyim bu tür seyler diyorum durmadan kendimi ve alamiyorum kendimi.. 9'da olacagim yerdeyim..

'Günaydin, 9.15'de ... randevum vardi' diyorum. Elimdekileri aliyor bayan ve okuyup imzalamam icin 2 sayfalik kagit tutusturuyor elime. Sonu görünmeyen koridorlardan geciyorum ve MRT yapilan yerin koridorundaki sandalyelerden birine oturup, büyük heyecan ve korku icinde benimle birlikte bekleyen kisilere bakiyorum. En gencleri ben olsam gerek diyorum ve bunlari düsünmemin dogru olmadigini düsünerek, elimdeki kagidi okumaya niyetleniyorum ki; adimi isitiyorum. Kapi araligindan bir hemsire bana kabin 2'ye girmemi söylüyor. Elimd…

Gül ve Ölüm

©Shirin Neshat

hilalin görüneceği günler
gün eylül
aylardan güz aldatmacası bile değil
içimde garip oluşlar
zaman: alışılmadık
mekan: alışıldık

gül ve ölüm
ekte aşk!

hepsi bu...


©Nazan Bekiroglu(Sair Nigâr Hanım - İletişim Yayınları, 1998)

Diyorlar ki;

.. sonbahar geldi!'. Evet dogru; kirilgan ay eylül bitmek üzere..

"Eylül, sandiklardan, gardiroplardan birden bire cikmis güz giysileridir.. O giysilerdir ki haber verir: Yaz bitti!.. Geliyor güz söleni, seffaf güneslerle ve naftalin kokulu giysilerle. Bir mevsimden cikip baskasina girmenin tadi, degisen giyside olmalidir; kabugunu terk etmis bir sürüngen gibi, yeni bir yasama gecmekte.. Bir sabah aniden bosalir güz yagmuru. Saskin hazirliksiz; savunmasiz bir cocuk gibi teslim olursun. En cok sonbaharda mi cocuk olur insan?! Ve cikar giysiler, o uzun bekleyislerden, kokusunu unuttugu bedenleri sarar hasretle. Sonbaharin bütün güzelligi, unutulmus giysileri yeniden giyinmektedir. Eski bir tanidik gibi uzun kollu gömlek, süveter, hirka, yagmurluk ve mont.. Durdugu yerde yenilenmis sanki; dinlenmis ve sabirsizlanir bulusmak icin sahibinin bedeniyle. Giyersin dönüp bakarsin aynada kendine: Bu yabanci ben miyim?! Unutulmus giysilerin icinde baska insansin artik. Ve mahcup bir cocuk…