Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mart 6, 2005 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

GöNüL.. ve gönül'den içeri..

©NouvellesImage



Gönül, göklerden de yüce göklerden de geniş olmasaydı
Aya binip de dolaşmazdın şu
gönülde
Gönül
, pek büyük bir şehir olmasaydı
Bir padişah sığmazdı oraya dolaşmazdı o
gönülde
A benim canım, gönül şaşılacak bir ormandır
Sen de av beyisin şu gönülde..
Gönül denizinde binlerce dalgalar coşar
Sen de inciler elde edersin şu gönülde
Sustum; çünkü vasıflarını saysam döksem de
Gönül düşünceye sığmazsın..
(Dîvân-ı Kebîr, VI:198)


.. Ancak sevgiye ulaşmak kolay değildir. Gerçek Aşk'a sahip olmak için birçok derde, belâya sabretmek, zor sınavlardan geçmek gerekir. Çünkü; “Aşk davadır, cefa da şahidi. Şahidin yoksa dava düşer.”(Mesnevî, III:4034) ZiraAşk; denizleri çömlek gibi kaynatacak, dağları kum gibi ufalayacak, gökleri parça parça edip yeryüzünü titretecek güce sahiptir. (Mesnevî, V:2744-45) Gerçek Aşık'lar, sevgisinde azimli olanlar, hamlıktan kurtulup pişmek isteyenler Aşk'ın bu gücünden ve ıstıraplarından korkmamalıdır. Zira görünüşü ateş olan Aşk hakikatte öyle bir Nur…

MuTLuLuk..

©Faces - Ask

Insan mutlulugu hep hor kullaniyormus.. Hep sikayetçi, hep bikkinmis..

Bir gün melekler mutlulugu saklamaya karar vermisler. "Saklayalim, zor bulsunlar. Zor bulduklari için belki degerini bilirler" diyerek baslamislar tartismaya. Sorun büyükmüs. Mutlulugu saklamak kolay degilmis çünkü. Kimisi "Everest'in tepesine saklayalim" demis, kimisi "Atlas Okyanusu'nun dibine" demis. "Tac Mahal'in kubbesi, Mekke sokaklari, italyan sofrasi, bir hastanenin yeni dogan odasi, dondurma külahi, lâle bahçesi.. ".

Pek çok yer düsünmüsler ama hiçbiri yeterince zor gelmemis.. Derken meleklerden biri "IÇLERINE SAKLAYALIM" demis. "Kimsenin aklina gelmez içine bakmak".

Iste o gün bugündür mutluluk insanin kendi içinde sakliymis..

Ab-i Efsun = Gözyasi

©Berko1 - Küre


Bir hurûşuyla eder bin hâne–i ikbâli pest
Ehl–i derdin seyl–i eşk–i inkisârın görmüşüz


=> Dertlilerin, güceniklikle akıttıkları gözyaşlarının sellerini gördük
Bir kere coşup çağladığı vakit, binlerce ikbal sarayını yerle bir ediveriyordu… (Nabi)




Gözyaşım, dizeler güzeli dedim sana inci inci, ve güzeller incisi koydum adını dizi dizi… Yabanlara gönderdiğimsin hem akın akın, hem canımı verdiğimsin uzak yakın… SeVGiLi'nin geleceği yolları sulayıp süpürmek için sakladım seni… Kirpiklerimi süpürge ettim; sultanlar ayağına düşürmek için tuttum ve bırakmadım seni. Gözyaşım, bütün boşluklarını sen doldurdun ömrümün.. Söylenmedik sözler yerine sen vardın yanımda. Sevdaya dair yeminlerden sonra sen vardın. Köhne zamanın direnci adına, acı çağların yaşlısı ve genci adına yine sen vardın. Dikenler GüL'den habersiz iken, gözler dilden de fersiz iken; zamanından geriye düşmüş acılar için, mânâda biçimleri yitiren sancılar için; aynalarda eriyen sırlardan taşarak, ucu kıyamete …

Takvimlerden haberin yok mu?!

©Bahtiyar - Samatya Evleri


Takvimlerden haberin yok mu geciyor yillar
Bana küsmüs yüzüme gülmez zalim aynalar

Kimimiz yorgun, kimimiz pisman, kimimiz isyankar
Aci gercek bu ömrümüz bir SU geciyor yillar..
Vakit gec olmus dönülmez yolmus yürek bin pisman
Bundan böyle bana meyler dost geceler düsman

Hani nerde beklenenler?!
Medet umduk senelerce
Anilar hep dolu dizgin
Bana hayir yok gecelerden..


©Adnan Ergil - Seslendiren: GüLaY("Adi Yok" - KaLaN Muzik 2005)


Dinlemek icintiklayin!(Ses kalitesi cok iyi diil maalesef ama net'te sadece bunu buldum)

DoST ziYaReTi..

©Cüneyt Selcuk



Bize Dostluk’tan söz et, dedi..

Ve El Mustafa yanıtladı: "Dostunuz, sizin karşılığını bulmuş ihtiyacınızdır. O, sizin sevgiyle ekip teşekkürle biçtiğiniz tarlanızdır. Sizin sofranız ve ocakbaşınızdır. Çünkü siz ona aç koşar ve huzura kavuşabilmek için onu ararsınız.

Dostunuz size aklından geçenleri açıklarken, kendi aklınızdan geçen ne “hayır” ne de “evet”i ona söylemekten korkmayınız. Ve o sustuğunda yüreğiniz onun yüreğini dinlemeyi sürdürsün. Çünkü sözcükler olmasa da dostluklarda tüm düşünceler, tüm istekler, tüm umutlar doğar ve açıklanamayan bir mutlulukla paylaşılır.

Dostunuzdan ayrı düştüğünüzde üzüntüye kapılmayın; cünkü dostunuzun en beğendiğiniz yanı yokluğunda daha bir belirginleşir, tıpkı dağın tırmanana değil ovadan bakana daha açık göründüğü gibi.

Dostluğunuzda, ruhsal derinliğin artırılmasından öte bir amaç olmasın. Çünkü kendi gizemini çözümleyebilmekten öte bir şeyler arayan sevgi, sevgi değildir; öne sürülmüş bir ağdır ki bununla yalnızca yararsız ola…

KaDiN'Lar GüNü..

©David April



.. Bir hadîs-i şerif okuyalım: “İnneme’n-nisâ’ şakâyıku’r-ricâl”. Buyuruyor ki Efendiler Efendisi: “Şüphesiz kadın, erkeğin şakayığıdır.” Buradaki şakayık kelimesi Efendiler Efendisi’nin ağzından bir veciz ifade olarak söze dökülmüş olup tevriye, iham-ı tenasüp, cinas gibi edebiyat sanatlarına örnek olabilecek bir ziynet konumunda durur. Kelimenin Arapça anlamlandırılmasına göre öncelikle kadının, erkeğin “kürek kemiği”nden bir parçası olduğu, ardından erkeğin “öteki yarısı(elmanın iki yarımı gibi birbirini tamamlayan değerler bütünü; şakk’ı)” olarak düşünüldüğü ve nihayet “şakayık(yaban lalesi, gelincik)” çiçeği olarak mânâ ifade ettiği görülür.

İlk anlam dinî terminoloji içinde Hz. Adem’in kürek kemiğinden yaratıldığı ifadelendirilen Havva içindir. İkinci anlama göre, kadın erkeğin öteki yarısıdır ki modern bilim de zaten bunu ifade etmektedir. .. Şakayık kelimesinin bize edebiyat açısından ihtişamını gösteren anlamı ise Türkçe’de bildiğimiz “gelincik çiçeği”ni karşılamas…